{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2073 <br>KARAR NO: 2023/1604<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/07/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/492 Esas<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2023<br>İhtiyati haciz talebin reddine ilişkin 13/07/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, taraflar arasında beton alımı yapılması hususunda anlaşma yapıldığını,  dava konusu inşaatların bir kısmı tamamlandıktan sonra binalarda beton kalite ve yetersizliğinden, kullanılan betonun gizli ayıplı olmasından kaynaklı hasarlar, binada çatlama ve dökülmeler meydana gelmeye başladığını, müşterilere teslim edilen binalarda oturanların uyarısıyla diğer tamamlanmayan binaların müvekkili firma çalışanları tarafından tespiti üzerinde firma tarafından hasarların giderilmeye çalışıldığını, söz konusu hasarların ne kadar daha devam edeceği ve nasıl sonuçlanacağının  belirsiz olduğunu, sürekli tamirat ve tadilat gerektiren bu durumun müvekkili firma açısından oldukça maliyetli olduğunu,  işbu dava ikame edilmeden önce dava konusu yapılarda meydana gelen hasar ve dökülmelerin tespiti için İstanbul Anadolu 19. Sulh Mahkemesi'nin 2021/155 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti davası açıldığını, dosyada alınan uzman  bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme sonunda hazırlanan raporla bahsedilen zararların davalı tarafça temin edilen betondan kaynaklandığının tespit edildiğini,satıcının ağır kusuru sonucu meydana gelen ayıptan doğan seçimlik haklarından; eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme haklarını kullanma zaruriyeti doğduğunu, doğmuş ve doğacak maddi kayıpların tespiti için alanında uzman bilirkişi görevlendirilerek rapor aldırılmasını talep ettiklerini, bilirkişi incelemesi neticesinde arttırmak üzere şimdilik 100.000-TL maddi tazminat talepleri olduğunu, müvekkilinin müşterilerine karşı zor durumda kalarak ekonomik saygınlığının zarar gördüğünü, davalı taraftan 250.000-TL manevi  tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin alacağını temin edememesi durumunda maddi zararı önlemek amacıyla davalı tarafın üçüncü şahısta olan taşınır veya taşınmaz malları ile alacaklarıyla diğer hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, ihtiyati haciz talep eden tarafın dilekçesi incelendiğinde dilekçe içeriğinin davalı adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında borca yeter miktarda ihtiyati haciz kararı verilerek şerh konulmasını talep ettiği anlaşıldığı, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği, dava konusu yapıda zarar olduğu tespit edilmiş olsa bile zararın miktarının belli olmaması sebebiyle İİK 257. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığına kanaat getirilerek yerinde görülmeyen ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, işbu dava ikame edilmeden önce dava konusu yapılarda meydana gelen hasar ve dökülmelerin tespiti için İstanbul Anadolu 19. Sulh Mahkemesi'nin 2021/155 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti davası açıldığını, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığının her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat edildiğini, dolayısıyla taleplerin yaklaşık olarak ispat edildiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tüm koşulların gerçekleştiğini, mahkemece dayanaktan yoksun, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, İİK’nın 257 vd. devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden,bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini kanaat verecek derecede ispat etmek durumundadır. İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; taraflar arasında hazır  beton alım satımına ilişkin anlaşma yapıldığı, davacı tarafından satın alınan betonların gizli ayıplı olduğu iddiasıyla maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu,davacı tarafça satılan betonun gizli ayıplı olduğuna ilişkin  delil tesbiti raporu alındığı,zararın  yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığı ileri sürülmekte ise de ;bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirileceği muaccel alacağın varlığı hususunda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle duraksamadan delil  değerlendirmesi yapılamamaktadır. Uğranılan zarar miktarı  var ise  yapılacak yargılama neticesinde  belirlenecek olup eldeki davanın da kısmi dava olarak açıldığı belirlenmekle bu aşamada muaccel alacağın varlığının ve miktarını belirlemeye yarar kanaat verici delilin sunulmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden; istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb3a77ed9ebac7c7","SID":"41624cb11cfae03e"}}