{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                       T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:2022/1684 <br>KARAR NO\t:2023/1719<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:...  \t(...)<br>ÜYE\t\t:                       (...)<br>ÜYE\t\t:...\t(...)<br>KATİP\t\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:12/05/2022<br>NUMARASI\t:2021/558 Esas -  2022/423 Karar<br><br>DAVACILAR\t:MÜTEVEFFA  ...'IN (T.C ...) DAVAYA DAHİL EDİLEN MİRASÇILARI  <br>\t 1-... (T.C.: ...) - ...<br>\t 2-... (T.C.: ...) -...<br>\t 3-... (T.C.: ...) - ...<br>\t 4-... (T.C.: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI \t:... -  ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br><br>DAVA\t:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:14/04/2016<br>KARAR TARİHİ\t:26/10/2023<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:26/10/2023<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1996 yılında davalı kooperatiften ... Blok ....katta ... nolu daire, ... Blok .... katta ... ve ... nolu daire satın almak üzere kooperatife üye olduğunu, 1996 yılında toplam 195.000,00-TL, 1997 yılında da 108.225,00-TL bedel Alman markı ile ödeme yaptığını, üç adet daire bedelinin tamamının ödendiğini, sözleşmede belirtilen dairelerin kendisine teslim edilmediğini, parasının da iade edilmediğini, davalı hakkında Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/188 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan bu davada görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiğini, davacı ile davalı arasında yapılan kooperatif sözleşmesi gereği davacıya tahsis edilen üç dairenin davacı adına tescil ve teslimine, mümkün olmadığı takdirde terditli olarak üç daire karşılığı olmak üzere daire başına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00-TL' üç daire bedeline mahsuben toplam 90.000,00-TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kooperatifte eşitlik ilkesini ihlal edecek herhangi bir işlemin söz konusu olmadığını, kooperatif inşaatı yapımı konusunda çeşitli yüklenicilerle sözleşmeler yapılmış olduğunu, inşaatın tamamlanma oranına göre bazı ihtiyaç sahibi üyelerin kendilerine düşen dairelerde ikamet etmeye başladıklarını, bu yerleşimin kooperatifin talimat ve yetkisi dahilinde olmadığını, taşınmazla ilgili bazı teknik ve hukuki sıkıntıların devam ettiğini, halen %100 şekilde inşaatın tamamlanmadığını, taşınmaz üzerinde kat irtifakının kurulmadığı gibi üyeler lehine arsa tahsisi ya da mülkiyet devrinin de olmadığını, bilirkişi incelemesiyle davacının yaptığı ödemeler kooperatife döviz ödemeleri, ödeme günündeki rayiç değerden hesaplandığında davacının bir daire fiyatını dahi ödemediğinin anlaşılacağını, davacının 2000 yılından bu yana kooperatife aidat bedeli, ortak gider bedeli, alt ya da üst yapı bedeli altında herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının kooperatife girerken yapılan üyeliğinin ... blok .... kat ... nolu daire, ... blok ... nolu daire ve ... blok ... nolu daireye ait iken davacının bu üyeliklerden birinden çıkmak istediğine ilişkin istifa dilekçesi vererek 31.07.2002 tarihinde ... Blok ... ve ... nolu dairelerin  kendisine teslimini istediğini, davacının istifası gereğince 2 üyeliğinin kaldığını, aradan 11 yıl geçtikten sonra halen üç daire üyeliğinden bahsetmesi ve talepte bulunmasının hukuki himaye görmeyeceğini, bahsi geçen üç daire ile ilgili hakkından vazgeçerek iki daire istediğine yönelik iradesi kooperatife ulaştırdığına göre, aradan yıllar geçtikten sonra bu defa üç daire istediğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacının zorla da olsa sözleşme dışı dairenin teslim edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davacının dava konusu yapılan dairelerin adına tescil ve teslim taleplerinin REDDİNE, Davacının terditli talebi olan tazminat talebinin REDDİNE...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında diğer davalılar yönünden (arsa sahipleri) tapu tesciline yönelik taleplerini hiç değerlendirmediğini, eski ve yeni kararında bu kısma hiç yer vermediğini, Yargıtay'ın mustekar içtihatlarında dairelerin tamamlanmış olması durumunda kooperaitf ve yüklenicinin yanı sıra taşınmaz sahiplerinin de tescil sorumluluğu altında olduğu açıkça belirtildiğini, davaya yönelik harç tutarı da daha başlangıçta yatırılmış olmakla yeniden harca tabi bir durumun söz konusu olmadığını ve dahil-i dava harcı yatırıldığı halde Mahkemenin bu talepleri yönünden olumlu ya da olumsuz hiçbir karar vermediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek dahil-i dava dilekçelerinde yer alan arsa maliklerini de kooperatif ile birlikte sorumlu tutma istekleri gerekse hukuka, usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı Yerel Mahkeme kararın bu nedenlerle bozulmasını, arsa maliki olan dahil-i davalıların da davaya dahil edilmelerini, öncelikle tapuların Kooperatif adına devir ve tescil edileceğini, ardında ise ferdileşmeye geçilmek suretiyle tüm üyelik yükümlülüklerini yerine getiren üyelere daire tahsislerinin yapılacağını, davacının Kooperatifin üyesi olduğu, tapu devrini de ancak Kooperatif'ten isteyebileceğini, tapudaki diğer hisse sahiplerinin arsa sahibinden daire satın alan kişiler olduğunu, Kooperatif ile herhangi bir ilgileri bulunmadığı gibi, davaya da dahil edilmediğini, Kooperatif üyeliği devam ederken ve tüm üyeler eşit konumda iken tazminat talep edilmesinin üyelikten çıkmak demek olduğunu, üyelik hak ve yükümlülükleri devam ederken, üyeye tazminat ödenmesinin mümkün olmadığı gibi bu durumun eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini, bu nedenle de verilen kararın usul ve yasaya uygun olarak verildiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarih, 2021/558 Esas -  2022/423 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın reddine verilmiş, karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.  <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı kooperatife 1996 yılında 3 bağımsız bölüm için 3 ayrı üyelik kaydı yaptırdığını, üye aidatlarını düzenli olarak ödediğini, buna rağmen kendisine bağımsız bölüm tahsis edilmediğini ve dairelerinin tapularının devredilmediğini belirterek eldeki davayı açtığı, davalı kooperatifin davanın reddini istediği, mahkemece verilen ilk kararın dairemizin 2020/1300 esas 2021/1175 karar sayılı ilamı ile;<br>“…1-Davalı vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının (3) daire için (3) üyelik yaptığı görülmekle birlikte, davalı, bir adet bağımsız bölümün davacıya, iki bağımsız bölümün ise başka iki kişiye tahsis edildiğini bildirmektedir. İlk derece mahkemesince bu durum açıklığa kavuşturulmadan (3) daire yönünden tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.<br>2-Davacı vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde; <br>Dava nispi harca tabi olduğundan, ilk derece mahkemesince dava değeri tespit edildikten sonra eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesi yerindedir (492 sayılı Harçlar Kanunu m.30).<br>İlk derece mahkemesince, kendisine daire tahsis edilmeyen ve tahsis edilecek daire bulunmayan üyeler yönünden tazminat hesabının 04/10/2018 tarihli celse 2. ara kararda belirtilen şekilde yaptırılması kural olarak doğrudur (Yargıtay 23. HD. 2011/144 E. 2011/407 K.). Bu nedenle, davacı vekilinin hesap yöntemine ilişkin istinaf istemi yerinde değildir. <br>Ancak, ilk derece mahkemesince, kooperatif üyelerine daire tahsisine ilişkin gerekli araştırma yapılmadan, davacının kullandığı bağımsız bölüm olup olmadığı araştırılmadan karar verilmiş olması nedeni ile kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; Kooperatif kayıtları getirtilerek varsa kura tutanağı ve daire tahsis kararı ile davacı adına tahsis edilmiş bağımsız bölüm olup olmadığını tespit etmek için elektrik, su, doğal gaz aboneliği faturaları getirtilerek davacıya tahsis edilmesi gereken bağımsız bölümlerin dava dışı 3. kişilere tahsis edilip edilmediğinin ve davacıya tahsis edilmiş bağımsız bölüm olup olmadığının araştırılması, tapu devri yapılıp yapılmadığının tapu müdürlüğünden sorulması, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişiden 04/10/2018 tarihli celse 2. ara kararda belirtilen yönteme uygun olarak taraf vekillerinin beyan ve itirazları da dikkate alınarak yeniden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır.<br>3-Kaldırma nedenine göre tarafların diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.” Gerekçeleriyle kaldırıldığı, kaldırma sonrası yapılan yargılamada mahkemece davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna gelindiği görülmüştür.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarih, 2019/2199 E., 2020/3658 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; kooperatifin tüm  ortaklarına eşit davranması Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinin bir gereğidir. Kooperatif tarafından yapılacak inşaatların farklı parsellerde bulunması bu eşitliğin bozulmasına gerekçe olamaz, nispi eşitliğin de somut olayda uygulanması mümkün değildir.<br>Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesi aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir.<br>1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya iş yerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.<br>2-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri  bulunmalıdır. <br>3-Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.<br>4-Bunu takiben, eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri  (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.<br>5-Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep miktarı aşılmadan) bu miktara hükmedilecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3001 esas 2013/3374 karar sayılı ilamı) <br>Somut olayda; Dairemizin 2020/1300 esas 2021/1175 karar sayılı ilamında belirtilen 1 numaralı eksiklik yönünden ilk derece mahkemesince araştırma yapılmış, dosyaya sunulan kayıtlar ve 08.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacıların 3 üyeliğinin bulunduğu, bir üyeliğine karşı fiilen bir daire verildiği, davacının diğer üyeliklerine ait davacıya verilmesi gereken dairelerden birinin Ceylan elektrik isimli firmaya kooperatife yaptığı elektrik işlerine karşılık olarak verildiğinin, diğer dairenin de ... a verildiğinin tespit edildiği görülmüştür. <br>Ancak gerek dosyada yapılan keşifte gerekse daha önce aynı hususta açılan ve açılmamış sayılmasına karar verilen Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/188 esas 2015/557 karar sayılı dosyadaki tespitlerde davaya konu taşınmazdaki yapının fiilen kullanıldığı, ayrıca davalı vekilinin 01.09.2021 tarihli beyanında da tüm üyelere dairelerin teslim edildiği yönündeki beyanı nazara alındığında ilk derece mahkemesinin inşaatın tam bitmediği yönündeki görüşüne nasıl ulaştığı anlaşılamamış, mahkemenin bu gerekçesi bu nedenlerle denetlenememiştir.<br>Ayrıca kaldırma kararındaki 2 numaralı eksiklik yönünden; dosyaya sunulan 08.03.2022 tarihli rapordaki hesaplamanın dava tarihi olarak 26.07.2013 tarihi baz alınarak yapıldığı, ancak eldeki davanın dava tarihinin 14.04.2016 tarihi olduğu nazara alındığında rapordaki hesaplamanın kaldırma kararındaki kriterlere uygun olmadığı görülmüştür.<br>Mahkemece yapılacak iş, bir gayrimenkul değerleme uzmanı, bir kooperatif alanında bilirkişi bir de inşaat mühendisi bilirkişi refakate alınarak, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak, taşınmazın inşaat projeleri de getirtilerek davaya konu yapının bitip bitmediğinin, edimin ifa aşamasına gelip gelmediğinin, kooperatifin üyelere daire tahsisi yöntemi de nazara alınarak binada davacıya üyeliklerine karşılık verilebilecek daireler bulunup bulunmadığının tespiti ile, verilebilecek daire veya dairelerin bulunmaması halinde yukarıda belirlenen altılı formül hesabına göre ve dava tarihi olan 14.04.2016 baz alınarak hesaplama yapılmasından ibarettir.<br>Davacı taraf her ne kadar 26.05.2017 tarihli dahili dava dilekçesi hakkında karar verilmediğini beyan etmiş ise de, dahili dava dilekçesinin ilk derece mahkemesince 24.10.2019 tarihli celsede reddine karar verildiği göz önüne alındığında ve davanın ilk açılışında sadece davalı kooperatife davanın yöneltildiği, davalı ile davaya dahil edilmesi istenenler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, dolayısıyla dahili dava yoluyla bu kişilerin davaya eklenemeyeceği anlaşılmıştır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davalının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf taleplerinin reddine, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacıların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarih, 2021/558 Esas ve 2022/423 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edenlere iadesine,<br>5-İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.26/10/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"009f266f0e9740d9","SID":"96a858d411e16d75"}}