{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1723 <br>KARAR NO: 2023/1697<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/12/2019<br>NUMARASI: 2017/113 Esas -  2019/1425 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/03/2016 tarihinde davalı ...'a ait olan davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde seyir halinde iken karşıdan karşıya yaya olarak geçen müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacının kaza nedeniyle hastanede tedavi gördüğünü, kemik kırıkları nedeniyle ciddi ameliyat geçirdiğini, yine muayene olmak için hastaneye gidip gelmek zorunda kaldığını, iyileşme döneminde iş göremeyeceğinin hastane raporlarıyla sabit olduğunu, tedavi süresince maddi ve manevi olarak desteğe ve bakıma muhtaç olduğunu belirterek, 6100 sayılı yasanın 107.maddesine göre belirlenecek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00-TL tedavi gideri, 1.000,00-TL kazanç kaybı ve 1.000,00-TL iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 40.000,00-TL manevi tazminatın işleten ve sürücüden olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkili sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacının olay yerine yakın üst geçit olmasına rağmen üst geçidi kullanmadan karşıya geçtiğini ve bu nedenle kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkiline başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik zararından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, sürekli iş göremezlik yönünden ise davacının bu durumunun malüliyet raporu ile tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; trafik kazasının oluşumunda davacının % 100 kusurlu olduğu gerekçesi ile; davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında kazada davalı araç sürücüsünün; aracın hızını yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, yine dosyada mübrez olay anını gösterir 42 saniyelik kamera kaydına göre; ceza davasındaki ilk kusur yönünden tanzim edilen bilirkişi raporunda, davalı sürücünün iki şeritli yolun sol şeridinde seyrettiğinin, önünde sol şeritte seyreden bir aracı sağından geçerek tekrar sol şeride girdiğinin belirtildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesince hazırlanan raporun tamamen dosyada mübrez deliller değerlendirilmeksizin, önceki bilirkişi raporu baz alınıp, kolaya kaçılarak hazırlandığı, hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle kusur yönünden yeniden inceleme yapılarak trafik kazasının oluşumunda kusur durumunun tespitinin gerektiği, bunun yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca manevi tazminatın yalnızca kusur kriterine göre değil, olayın tazminat talep eden üzerindeki yarattığı elem vb.duygularda gözetilerek hükmedilmesi gereken bir tatmin aracı olduğundan bu talebin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğu, hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.  Dosya içeriğinden; 29/03/2016 tarihinde davalı ...'a ait olup davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmış olan aracın davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, sürücünün kusurlu olduğu iddiasıyla araç maliki sürücü ve sigortacı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/1025 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı sürücü ... hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yargılama sırasında alınan kusur raporlarında davacının asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve yargılama sonucunda sanığın kusurunun bulunmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 16/04/2019 tarihinde kesinleşmiş olduğu, görülmüştür. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, kesinleşen ceza yargılama dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ve bu dosya kapsamında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu birbiriyle uyumlu olup, raporun taraf ve yargı denetimine açık, yeterli ve ceza dosyasında kabul edilen maddi vakıaya uygun olmasına, raporun somut olayın özellikleri dikkate alınarak hazırlanmış olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir yanılgı bulunmamasına, dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sürücünün kusursuz, davacının tam kusurlu olması nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesinde bir hata bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin yatırılan 54,40-TL harcın düşümü ile bakiye 215,45-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb16240eda0e3441","SID":"77cb2be932268ceb"}}