{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/1066 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1520<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/03/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2022/748 Esas<br>DAVA\t\t: MENFİ TESPİT - İHTİYATİ TEDBİR<br>KARAR TARİHİ                  \t: 14/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ   \t: 14/09/2023<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/748 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında verilen tedbir kararına karşı itiraz üzerine ihtiyati tedbir ara kararına itirazın reddine dair 28.03.2023 tarihli ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 23.09.2022 tarihli ara karar ile; ''...Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 13/09/2022 tarihli dava dilekçesi, davacı adına kayıtlı ... (eksi plaka ...) plakalı çekici cinsi araç üzerine davalı şirket lehine Akhisar 1. Noterliği'nin 15/05/2013 tarih ve 06080 yevmiye numaralı \"Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi\" düzenlendiğini, davacı adına kayıtlı aracın borcu olmadığının tespiti için ilgili araç üzerinde ki sözleşmenin fekki talepli ihtarnamenin davalı şirkete 18/06/2022 tarihinde tebliğ edildiğini ancak süresi içinde olumlu bir sonuç alınamadığını, akabinde arabuluculuk sürecine geçildiğini, ancak dava aşamasına geçilmeden önce davalı şirket tarafınan rehnin paraya çevrilmesi gerekçesine dayalı olarak davacı aleyhine İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9425 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu, 9 yıl boyunca herhangi bir icra takibine geçmediğini ve ihtarname dahi göndermediğini, davacı tarafından arabuluculuk sürecinin başlatılmasından hemen sonra icra takibini başlattığını, davacı tarafından rehin sözleşmesi kapsamında belirlenen tüm borçları ödediğini, rehnin kaldırılması için 9 yıllık süre boyunca sürekli şifahi görüşmeler yapıldığını, ancak davalı tarafından bugün-yarın şeklinde sürekli ertelendiğini, davalı tarafın davacı haricinde başka şahıslara da benzer yollarla tekerrür tahsilatlar yaptığının şifahi olarak öğrenildiğini, davacı tarafından satın alınan araca karşılık olarak verilen rehin hakkına ilişkin borcun davacı tarafından senetler neticesinde ödendiğini, bu senetlerin davalı tarafından ... ... Şubesi'ne gönderildiğini ve davacının bizzat şubeden alınmak sureti ile ödediğini,  davacının aracının bağlandığını ve yediemine çekildiğini, icra takibinden de bu şekilde haberdar olduğunu, davacının mağdur olduğunu, İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9425 Esas sayılı takip dosyası ile araçla ilgili kıymet takdiri için keşif yapıldığını, kıymet takdirinin beklendiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9425 Esas sayılı takibin durdurulması için teminatsız Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davacının icra takip dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte icra emrindeki borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı adına kayıtlı ... (eksi plaka ...) plakalı çekici cinsi araç üzerinde ki davalı şirket lehine olan  Akhisar 1. Noterliği'nin 15/05/2013 tarih ve 06080 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Borç ve Rehin Sözleşmesi'ndeki rehin hakkının fekkine, davalının kötüniyetli olması nedeniyle alacağın %20'si nispetinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. <br> İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9425 Esas sayılı dosyası sistem üzerinden dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davalısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu, davalı şirket tarafından davacı aleyhine 40.000,00 TL asıl alacak  218.266,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 258.266,66 TL üzerinden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, kıymet takdiri için keşif yapıldığı ve kıymet takdirinin beklendiği görülmüştür.<br>Yapılan incelemeye göre, davacının icra takip dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte icra emrindeki borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılan iş bu dava da davacı vekili tarafından  İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9425 Esas sayılı takibin durdurulması için teminatsız, Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebi verilmesi talep edildiği, davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin tespiti ve takip itibariyle davacının borçlu olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirir hususlar içerdiği ve  İİK md. 72/3 uyarınca dava konusu takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği dikkate alınarak takibin durdurulması isteminin reddine, davacı yönünden icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmesinin durdurulmasına...'' gerekçesi ile davacının icra takibinin durdurulması isteminin REDDİNE, İhtiyati tedbir talebinde bulunanın istemi dikkate alınarak İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2022/9425 Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmesinin durdurulmasına, karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı tarafça itiraz edilmiş itiraz üzerine 28/03/2023 tarihli duruşmada \"...Her ne kadar davalı tarafça ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş ise de itirazın kabulünü gerektirir herhangi bir husus veya delil tespit edilemediğinden verilen kararın İİK mad. 72/3 ilkesi gözetilerek verildiği görülmekle...\" gerekçesi ile davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE, ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçerli bir ihtiyati tedbir kararının olmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, ihtiyati tedbir için %15 oranında teminatın yeterli olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>\t <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Talep, menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara karara ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesine girecek paranın ödenmesinin teminat karşılığı durdurulabileceğine ve bu konudaki koşulların oluşmasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/748 sayılı dosyasında  ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin olarak verilen 28/03/2023 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 269,85.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90.TL harcın tenzili ile bakiye 89,95.TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati tedbir isteyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a10941c763a2af6","SID":"93385ee1133b8d40"}}