{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/924 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1510<br>KARAR TARİHİ\t: 14/09/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/188 Esas (Ara Karar)<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/09/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde \"Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...,'ın araç alım-satım ve nakliye sektöründe çalışmakta olduğunu, davalı firma ile aralarında  27.04.2022 tarihli  \"Müşteri Bilgi ve Sipariş Formu VT0366\" numaralı sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme gereğince; davalı şirket, müvekkiline 20 adet 2022 model ... marka T.480 tip ve Çift dingil kaldırmalı, 70 yanak lastikli aracı Haziran-Temmuz 2022 tarihinde teslim edeceğini, müvekkilininde  her bir araç için 119.000 € olmak üzere toplam 2.380.000 €  satış bedelini davalı firmanın talebi üzerine teslim tarihindeki kur üzerinden ödeyeceğini, sözleşmede belirlenen teslimat tarihinden önce müvekkil, davalı şirketin banka hesabına 28.04.2022 tarihinde 300.000 TL, 12.05.2022 tarihinde 300.000 TL, 20.05.2022 tarihinde 300.000 TL, 26.05.2022 tarihinde 300.000 TL, 28.05.2022 300.000 TL, 02.06.2022 tarihinde 370.000 TL ve 130.000 TL olmak üzere toplam 2.000.000 TL kapora bedelini gönderdiğini, sözleşme gereği  araçların Haziran–Temmuz 2022 tarihinde teslimi gerekirken, davalı şirket, müvekkilinin gönderdiği 2.000.000 TL kapora bedelini 09.06.2022 tarihinde müvekkilin ... ... Şubesinde bulunan hesabına geri gönderdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği ödenen kapora bedelinin müvekkili ...'a neden iade edildiğinin anlaşılamadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından sözleşmeye konu araçların teslimi ve uğradığı zararların tazmini için davalı şirkete Ceyhan 3. Noterliği'nin 10.06.2022 tarih ve 5857 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davalı şirketin  ihtarnameye cevabında, müvekkilinin araç alımından vazgeçtiğini sözlü olarak beyan ettiğini iddia etmiş ise de bu iddia da gerçeği yansıtmadığını, hayatın olağan akışında da  2.380.000 €’luk bir sözleşmeden sözlü beyan ile dönme ihtimali inandırıcılıktan ve gerçeklikten tamamen uzak olduğunu belirterek müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesi ve alacak hakkının güvence altına alınabilmesi için  ivedilikle HMK Madde 389. gereğince davalı şirketin tüm taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile banka hesaplarına öncelikle teminatsız olarak, mahkemenizce gerekli görüldüğü takdirde teminatlı olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Talep, araç satım sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>HMK'nın  389. maddesinde ihtiyati  tedbirin  şartları  düzenlenmiş olup, söz  konusu  maddenin; meydana gelebilecek  bir değişme  nedeni ile  hakkın  elde edilmesinin önemli  ölçüde  zorlaşacağı yada  tamamen  imkansız hale geleceği veya gecikmesinde  sakınca  bulunması yahut   ciddi bir  zararın  ortaya çıkacağı endişesi  bulunan  haller,  genel  bir ihtiyati  tedbir  sebebi  ve  şartı olarak  kabul edilmiştir.<br>İhtiyati  tedbirde asıl olan  ihtiyati  tedbire  esas   olan  bir  hakkın  bulunması  ve  bir ihtiyati  tedbir sebebinin ortaya  çıkmasıdır. Bunlar  ihtiyati  tedbirin temel  şartlarını oluştururlar.Madde de  bu iki  hususa  yer  verilmiş  ihtiyati  tedbire ilişkin  hak ve  özellikle  ihtiyati  tedbir sebebi  genel olarak belirtilmiştir. Tedbir  talebinin  kabulü  ve ya  reddi  bir kısım genel ilkeler  konularak  hakime  bırakılmış, ancak ihtiyati  tedbirin  uyuşmazlık  konusu  hakkında  verileceği  düzenlenmiştir .<br>6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince, \" tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" <br>Tüm bu nedenler ile; davacı/alıcı taraflar arasında araç satımına ilişkin sözleşmenin bulunduğunu davalı/satıcı tarafından edimin yerine getirilmediğini belirterek davalı şirketin tüm taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile banka hesaplarına öncelikle teminatsız olarak, mahkemence gerekli görüldüğü takdirde ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş ise de; davalı tarafın  tüm taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile banka hesapları dava konusunu oluşturmadığından ve ihtiyati tedbir uyuşmazlık konusu taşınır ve/veya taşınmaz üzerine konulabileceğinden davacı vekilinin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.  \" gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,  karar verilmiştir. <br>İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı taraf ile yapılan sözleşme   gereğince Haziran- Temmuz aylarında 20 adet çekicinin teslimi kararlaştırılmasına rağmen teslim edilmediğini, müvekkilinin aynı şartlarla 20  adet çekiciyi satın alamayacağını, müvekkilinin  araçlar ve ticari kazanç anlamında zarara uğradığını çekicilerin teslim edileceğine güvenerek aldığı treylerlerinde atıl kaldığını, tedbir kararı verilmemesi durumunda  müvekkilinin telafisi imkansız zararlarla karşılaşacağını beyanla red kararının kaldırılarak tedbir kararının verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Talep, tazminat istemli davada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle uyuşmazlığın yargılama gerektirmesine, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/03/2023 tarih, 2023/188 Esas sayılı ara  kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 89,95 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 14/09/2023<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95fec183785e6399","SID":"f3f14fe84616a48a"}}