{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1104 - 2023/1111<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1104 <br>KARAR NO\t: 2023/1111<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/192 E.  -  2021/84 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Haksız Rekabet ile Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve <br>\t\t   Önlenmesi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2021 Tarih ve 2020/192 Esas - 2021/84 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin 2018/54586 sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, bu marka ile e-ticaret yapmak isteyen şirket ve şahıslara e-ticaret yazılımı, kurulum ve barındırma hizmeti ile servis desteği verdiğini, davalı şirketin \"...\" adlı internet sitesinin içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu internet sitesinin tüketicilerin, satın aldıkları mal ve hizmetler ile ilgili görüş ve düşüncelerini, kişisel bilgileri açıklamadan, ücretsiz olarak yazabildikleri bir online şikayet platformu olduğunu, söz konusu internet sitesinde, müvekkili hakkında şikayetlerin  yayımladığını, şikayetlerin hiçbir kontrol mekanizması olmadan yayımlandığını, müvekkilinin, hakkında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak ve  kendisini aklamak adına şikayet edenin kimlik bilgisini öğrenmek istediğinde,  siteye kurumsal üye olmak ve \"...\" sitesine üye olabilmek için de yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini, üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi ve rakip firmalar hakkındaki raporlara ve analizlere erişim imkanı  tanındığını, davalı şirketin bu uygulamasının haksız rekabet oluşturduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, davalının internet sitesinde müvekkilinin markasını kullanmasının markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>   Davalı vekili,  davacının marka ve logosunun kullanılmasının, müvekkiline ait internet sitesinin  işleyişinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu, sitedeki kullanımların dürüstçe kullanım niteliğinde bulunduğunu, davacının ücret ile ilgili iddialarının yersiz olduğunu, ... sitesinin sadece üye olan şirketlere hizmet vermediğini, yazılan şikayetlere verilen tüm cevapların ücretsiz olarak yayınlandığını, davacının bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadığı halde hakkındaki şikayetlerin bir kısmının şikayetçiler tarafından neticelendirilmesi sonucu kaldırıldığını ve teşekkür mesajlarının da yine platformlarında yayınlandığını, müvekkilinin bu teşekkürlere de bir müdahalesinin bulunmadığını,  davacının iddia ettiği gibi yalnızca olumsuz içeriklerin sitede yayınlanması gibi bir durumun mevcut olmadığını,  KVKK düzenlemeleri uyarınca tüketicilerin iletişim bilgilerinin açıkça paylaşılmasının mümkün bulunmadığını, yalnızca talep halinde paylaşıldığını, davacı ile de şikayette bulunanın kimlik bilgilerinin paylaşıldığını, davacının üye olmadıkları gerekçesiyle şikayetlerin geç bildirildiği, yönündeki iddiasının da gerçek dışı olduğunu,  Ticaret Bakanlığı’nın 14.07.2020 tarihli ve 299 sayılı kararında müvekkilinin üye olmayan firmalara şikayetler yazılır yazılmaz haber vererek, şikayetleri çözüme kavuşturmaları için süre tanımaya başladığı hususunun açıkça belirtildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"...\" alan adlı internet sitesinde, davacının ... markasının kullanılmasının 6769 sayılı SMK’nun 7/3 (d)  maddesi uyarınca meşru bağlantı kapsamında haklı kullanım teşkil ettiği, bu nedenle davacı markasından doğan haklara tecavüz teşkil etmediği, davalının, davacı hakkındaki şikayetleri davacıya bildirdiği ve davacıya kurumsal üyelik şartı olmaksızın cevap hakkı tanıdığı, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporunun usule aykırı olduğunu, zira mahkemece 3 kişilik bilirkişi heyeti atanmasına rağmen raporun heyette yer alan tek bilirkişi tarafından düzenlendiğini, öte yandan mahkemece alınan bilirkişi raporunda yeterli inceleme yapılmadığını, davalının üye olmayan firmalara hakkında yazılan şikayetleri yayımlandıktan sonra bildirildiğini, ancak üye olanlara şikayetler henüz yayımlanmadan önce şikayet içeriğine ve şikayetçi bilgilerine ulaşılması imkanı tanınarak şikayet yayımlanmadan önce çözüme kavuşturulması imkanı tanındığını, ayrıca üye olanlara rakip firmaları hakkındaki raporlara ve analizlere erişim imkanı tanındığını, davalının internet sitesinde müvekkilinin markasının kullanılmasının markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:1- Dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesi istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>                           Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya ait \"...\" isimli web sitesinin online bir platform olarak faaliyet göstermesi nedeniyle, tüketicilerin/kullanıcıların şikayet ve görüşlerini ifade edebilmek için firma isimlerini ve ürünlerin markalarını kullanmalarının bir zorunluluk arz ettiği, bu nedenle davalının bahsi geçen web sitesindeki davacı markasına ilişkin kullanımı, mal ve hizmetlerin ayırt edilmesi fonksiyon ve amacına yönelik ticari bir kullanım olmadığından, markaya tecavüz oluşturmayacağı, buna göre ilk derece mahkemesinin markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi isteminin reddi kararının yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2- Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı tarafça, davalının, davacı hakkındaki tüketici şikayetlerinin doğruluğunun araştırılmadan yayınladığı, şikayeti  yapan bu kişilerin kimlik bilgilerini davacıya vermediği, şikayetlere cevap verilmek istenildiğinde davacıdan üyelik ücreti istenildiği, üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi ve rakip firmalar hakkındaki raporlara, analizlere erişim imkanı  tanındığını, davacının cevap hakkını kısıtlayan üyelik sisteminin haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülmüş, davalı ise hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildikleri, bunun için ücret talep edilmediğini, şikayetlerin üye ayrımı yapılmaksızın ilgililere derhal bildirildiğini  savunmuş, mahkemece de yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde haksız rekabet düzenlenmiş olup, \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\"  denilerek, hangi fiillerin haksız rekabet teşkil ettiği genel olarak belirtilmiştir. Müteakip madde de ise örnekseme yoluyla başlıca haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. <br>\tSomut olayda her ne kadar davacı tarafça, hakkında yazılan şikayetlere cevap verebilmek için davalı sitesine ücretli olarak üye olunması gerektiği ileri sürülmüş ise de, siteye üye olunmadan da hakkında şikayet olan şirketlerin, şikayetlere cevap verebildikleri dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından anlaşıldığından, davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir. Yine, şikayetçilere ilişkin bilgilerin davacıya verilmediği iddiası da dosya kapsamı ile sübut bulmadığından, bu yönden de bir haksız rekabetin varlığından söz edilemeyeceği gibi üye olanlara, rakip firmalar hakkındaki raporlara ve analizlere erişim imkanı tanınması da, üye olmayan firmaların haklarındaki şikayetlere cevap hakkı kapsamında yer almayan talebe bağlı bir ticari faaliyet olması nedeniyle haksız rekabet oluşturmaz.<br>\tAncak, hem mahkemece alınan bilirkişi raporlarından hem de davalının davacıya gönderdiği 11.06.2020 tarihli  elektronik posta içerdiğinden, davalının üye firmalara verilen öncelik hakkı ile, şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanıdığı anlaşılmaktadır. Davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanını tanıması, buna karşılık üye olmayan şirketlerin ise ancak haklarındaki şikayetler internet sitesinde yayınlandıktan sonra bu imkana sahip olmaları haksız rekabet teşkil etmektedir. Zira, üye şirketlere şikayetleri yayınlanmadan çözme imkanı sağlanırken, üye olmayan şirketlere bu imkan verilmemekte, bu suretle davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlanmaktadır. Davalının bu şekildeki eyleminin, piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığından, iyi niyetli ve ticari dürüstlüğe uygun bir eylem olarak kabulü mümkün değildir. Her ne kadar davalı, şikayetlerin üye ayrımı yapılmaksızın, ilgili firmalara derhal iletildiğini ve şikayetlerin çözüme kavuşturulması için süre tanındığını, bu hususun dosya kapsamında mevcut Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunma<br> Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nün 21546160-402 sayılı kararıyla da sabit olduğunu, davacı tarafa da hakkındaki şikayetlerin hemen bildirildiğini, şikayetin çözümü için süre tanındığını savunmuşsa da, davacının davalının anılan savunmasına karşı çıkması  ve davalının bu hususta sunduğu delillerin  davalı tarafça düzenlenen  belgeler olup, davacıya bildirim yapıldığının ve süre tanındığının ispatına elverişli bulunmaması karşısında, davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle, davalının kendisine üye olan firmalara verdiği öncelik hakkını, davacı şirkete vermemesinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Nitekim, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarih, 2019/3986 E., 2020/2200 K. sayılı ilamı da bu yönde bulunmaktadır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>          <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2- Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2021 gün ve 2020/192 Esas - 2021/84 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının, \"şikayetvar.com\" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve bu eylemin önlenmesine <br>4-Markaya tecavüzün tespiti ve önlemesine yönelik fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,<br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.600,00-TL bilirkişi ücreti, 62,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 63,00-TL tebligat gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.887,10-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.943,55-TL'ye 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı eklenerek oluşan  2.052,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t9-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, <br>12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 28/09/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2023 \t  \t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"126c0b73a4109621","SID":"360442d2bcc3dac9"}}