{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/379 - 2023/1939<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t        T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/379<br>KARAR NO\t\t: 2023/1939<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2017/... Esas, 2021/... Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 1- <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t<br>DAVALI\t: 2-<br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>DAVA\t: Tazminat (cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 25.10.2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: <br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2021 tarih, 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/11/2016 tarihinde sürücü dava dışı ...'in  sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracın seyir halinde iken aracın bankere girmesi sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin  yaralandığını, belinde kırık oluştuğunu, Ç.Ü. Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınan rapora göre %41,2 oranında malu kaldığını, gerçekleşen bu kazada araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın ZMMS'nin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, Ferdi Kaza Koltuk Sigortası'nın ise  davalı ... Sigorta A.Ş.  tarafından yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  kalıcı iş görememezlik nedeniyle 3.500,00 TL  tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'den, ferdi kaza sigortasından dolayı da 3.500,00 TL maddi tazminat'ın davalı ... Sigorta A.Ş'den  kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 06.10.2021 dilekçesi ile dava değerini kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden 92.015,46 TL'ye, ferdi kaza tazminatı yönünden ise 52.500,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 30/01/2017 tarihinde 72.620,00 TL ödendiğini ve sorumluluklarının yerine getirildiğini, aksi halde  hesaplanacak tazminattan ödenen miktarın mahsup edilmesi gerektiğini,  davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla  tespitini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında kaldığını, tazminat hesabının ZMMS genel şartları ile getirilen esaslara göre yapılacağını, SGK'nın yaptığı ödeme olup olmadığının araştırılarak, varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, taşımanın hatır için yapıldığını , bu nedenle indirim yapılmasını istediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı ... Sigorta A.Ş hakkındaki davanın kabulü ile 92.015,46 TL maddi tazminatın 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davalı ... Sigorta A.Ş hakkındaki davanın kabulü ile 52.500,00 TL maddi tazminatın 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı  ... Sigorta A.Ş'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş.  vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyadan aldırılan 01.10.2020 tarihli rapora göre davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olduğu ve davacının bakiye alacağının bulunmadığının kanıtlanmış olması karşısında kararın kaldırılmasının gerektiğini, dosyadan aldırılan kusur raporlarındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin yerinde olmadığını, aktüerya bilirkişinin hatalı yönetmeliğe göre raporunu hazırladığını ve hazırlama yöntemininde hatalı olduğunu, dava konusu kazanın iş kazası olduğunun sabit olduğunu, davacının maluliyetinin %10'un üzerinde olduğunun tespit edildiği halde SGK'ya müzekkere yazılıp davacıya peşin sermaye değerli bir gelir bağlanıp bağlanmadığı hususunun tespit edilmemiş olmasının hatalı olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br> Karara karşı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kusur durumundaki çelişkilerin giderilmeksizin hüküm kurulmuş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu davranışlarının etkisi olduğunu, tazminattan en az %50 indirim yapılması gerektiği halde bu şekilde hükmedilmeyen kararın yerinde olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi kapsamında hüküm vermeye elverişli olmadığını, bu rapordaki hesabın KYTZKFKS G.Ş.’IN A.3.2. maddesinde belirtilen tabloya göre bir hesaplama olmadığını, bu tabloya göre hesaplama yapılan maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini bu nedenle avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvuru tarafından müvekkili şirkete uygun bir maluliyet raporuyla başvuru yapılmamış olduğunu, dava dilekçesinde dahi böyle bir raporun sunulmamış olduğunu, dolayısıyla gerekli evraklarla başvuru yapılmadığının ortada olduğunu ve bu nedenle yazılı başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili  davacı tarafından davalı şirkete uygun bir maluliyet raporuyla başvuru yapılmamış olduğunu;<br>2918 Sayılı yasanın  97 maddesi (Değişik madde: 26/04/2016-6704 S.K. 5. Mad.) \"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\" şeklindedir.<br>Davalının  sorumluluğu ZMMS poliçesinden kaynaklanmamaktadır. Davalının sorumluluğu Ferdi Kaza Sigortası Poliçesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davacıların dava açmadan evvel sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan kusur raporu ve kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda, 08.01.20216 günü, saat 18.00 sıralarında, dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı otobüs ile Çimento Caddesini takiben seyir halinde iken, olay yeri Adana Çimento Farikası önlerinde geldiğinde, yoldaki kasis üzerinden geçtiği sırada, otobüste yolcu olarak bulunan davacı ...'ın oturduğu koltuktan yükselerek tekrar koltuk üzerine düşmesi neticesinde, yaralanma ile sonuçlanan dava konusu kaza meydana geldiği anlaşılmıştır. <br>Dosya içinde mevcut bilirkişi ... tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben düzenlenen 29.12.2017 tarihli raporda; dava dışı sürücü ...'in %50 oranında kusurlu, yolcu ...'in %50 oranında kusurlu olduğu, yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun kazaya etken kural ihlali olmadığı belirtilmiştir.<br>Dosya içinde mevcut Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben düzenlenen 17.05.2018 tarihli raporda; ihtimalli rapor düzenlendiği 1. Hal: hız kesici kasise yönelik işaretleme yapılmaması durumunda; sürücü ...'in  kusursuz olduğu, davacı yolcu ...'in %50 oranında kusurlu olduğu, yolun yapım, bakım ve denetiminden sorumlu kuruluşun, yol üzerindeki hız kesici kasis yaklaşımında sürücüleri uyarması ve seyir güvenliğinin sağlanması gerekirken buna riayet etmeyip sürücüleri uyarmak bakımından gerekli işaretlemeleri yapmamakla, denetlenmemiş yol sorunu nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, Il. Hal: Hız kesici kasise yönelik gerekli işaretleme yapılması durumunda; sürücü ...'in %50 oranında kusurlu, davacı yolcu ...'in, %50 kusurlu olduğu, yolun yapım bakım ve denetiminden sorumlu kuruluşunu kusurunun olmadığı belirtilmiştir.<br>Dosya içinde mevcut Karayolları Emekli Fen heyeti tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben düzenlenen 25.02.2020 tarihli raporda; dava dışı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu, yolcu ...'in kusursuz olduğu, yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun kazaya etken kural ihlali olmadığı belirtilmiştir. <br>Yukarıda açıklana nedenlerle, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarının incelenmesinde davacı yolcu olay anında otobüste ayakta yolculuk yapmakta iken değil, otobüsün koltuğunda oturur vaziyette iken otobüsün mevcut seyir hızı ile kasis üzerinden geçişi sırasında otobüsün sert bir şekilde sarsılmasına bağlı olarak oturduğu koltuktan yukarı doğru hareketlenmiştir. Koltukta oturur vaziyette olan davacı yolcunun bu durumu önlemek için alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığından, ayrıca davacı yolcuya önündeki koltuğun tutamacından tutunmaması nedeni bir kusur sebebi değildir.  Bu nedenle davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi yönünden hükme esas maluliyet oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline ferdi koltuk sigortası yönünden hükme esas maluliyet oranına belirlen 10.09.2021 tarihli bilirkişi raporu davalı vekiline 15.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve hatta davalı vekilince iş bu raporu itiraz edildiği anlaşılmıştır. <br>Davacı ...’in kazada oluşan arazı ile ilgili ferdi kaza sigortası poliçesi genel şartlarındaki cetveldeki \"bel kemiğinin belirgin bir şekilde eğilmes nedeni ile hareketsizliği\" kısıtlılığı sebebine bağlı olarak ayrılacak (175.000,00 TL) teminata oranı olan %30 orana isabet eden limit karşılığı ferdi kaza tazminat tutarı 52.500,00TL olarak hesap edilmiş olup, adli tıp uzmanında bulunduğu bilirkişi raporunca belirlenen oran ve miktarın yerinde ve doğru olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br> Kararında  TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur. <br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 10.09.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “ TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf  haklı görülmemiştir.<br>Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacının zararının karşılandığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Her ne kadar  davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili dosyadan aldırılan 01.10.2020 tarihli rapora göre davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olduğu ve davacının bakiye alacağının bulunmadığının kanıtlanmış olması karşısında kararın kaldırılmasının gerektiğini belirmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere davacının zararının hesaplanmasında TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak hesap bilirkişi raporunun hazırlanması gerekmektedir. Oysa 01.10.2020 tarihli hesap bilirkişi raporunda 1.8 teknik faiz uygulanmak sureti ile ödeme tarihi itibariyle davacının zararının belirlendiği ve yine bu hesap yöntemi kullanılmak sureti ile zarara ilişkin ödeme yapıldığı  belirlenmiştir.<br>Oysa davacının ödeme tarihindeki zararın belirlenmesi için kullanılacak yöntem TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemidir. Keza hükme esas alınan 10.09.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda iş bu yöntemi kullanılmak sureti ile davacının ödeme tarihi itibariyle bakiye 28.649,76 TL zararının bulunduğu, başka bir anlatımla yapılan ödeme ile davacının tüm zararının karşılanmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilini bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.  <br>Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Dosya içinde mevcut 14.04.2017 tarihli SGK Adana İl Müdürlüğünün müzekkere cevabında, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.  <br>Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükmedilen faiz türüne ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Kazaya karışan  ... plaka sayılı aracın ruhsat kaydı incelendiğinde aracın özel amaçlı taşıt olduğu ve kullanım şeklinin hususi olmadığı ticari bir araç olduğu görülmüştür. Buna göre davacı lehine hükmolunacak tazminata avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. (benzer yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/4129 esas ve 2017/10792  karar sayılı kararı)<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükmedilen faiz başlangıç ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Yukarıda açıklandığı üzere 2918 sayılı yasanın 97. ve 99. maddesi gereği iş bu uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmadığından, somut olayda davalı sigorta şirketine 09.12.2016 tarihinde başvuruda bulunulduğu dikkate alınıldığında 26.12.2016 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü ile karar verilmiş olması davacı aleyhine olmakla birlikte istinaf edinin sıfatı dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.285,58 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.571,39 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 4.714,19‬ TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.586,27 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 896,57 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.689,7‬0 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br><br>4-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin, davalıların üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekin bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 25.10.2023<br><br>    <br>      Başkan                Üye                  Üye                   Katip <br><br><br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccd020333f7c1234","SID":"39898e4529db8ad1"}}