{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1789 <br>KARAR NO: 2023/1545<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/03/2020<br>NUMARASI: 2017/1240 E. -  2020/178 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında satım bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, ticari işletmesinde kullanması için davalıya LPG dispanseri gönderdiğini, buna ilişkin faturanın da 26.04.2015 tarihinde düzenlenerek 30.04.2017 tarihinde davalıya gönderildiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, borca itiraz dilekçesinde LPG dispanserin müvekkilince gönderildiğinin kabul edildiğini ve bedelini ödediğini belirtildiğini, oysa ödemeye ilişkin belge sunulmadığını, tebliğ edilen faturaya süresinde itiraz edilmediğini, müvekkilinin 8.050.00 TL alacağı bulunduğunu ileri sürülerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, savunmasında özetle; takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, davacıya borcunun bulunmadığını, davacı şirketin, ...'da ki ... Petrol'e gelerek LPG satış sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeye  ile davacının 5 yıl süre ile istasyonda bulunmayı taahhüt ettiğini ve bu süre ile dispanseri istasyonuna hibe edildiğini, sözleşmenin EPDK'ya gideceği sırada ... şirketinin sözleşmeden caydığını, bu nedenle yaklaşık 50.000.00 TL maddi zararı oluştuğunu, davacı şirket hem kendisini maddi kayba uğrattığını, hem de 5 yıl sonunda istasyonuna hibe ettiği ve bu konuda sözleşme imzaladığı emtiayı kötü niyetli şekilde geri istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Yapılan yargılama ile davalı tarafın talimat mahkemesi kanalı ile incelenen ticari defterlerinde davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafın ise incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre 25/04/2015 tarih ... seri numaralı 8.050,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak alacaklı bulunduğu görülmüştür. Fatura muhteviyatının incelenmesinde LPG dispenser ... malzemesinin satımıına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça sunulan dilekçe ile de fatura konusu olan malın teslim edildiği hususundaki ihtilafa son verilmiş ve malın teslim edildiği fakat bunun hibe yoluyla gerçekleştiği belirtilmiştir. Ayrıca yine davalı tarafça belirtildiği üzere davacı şirket ile anlaşma yapıldığı EPDK dan lisans alınması esnasında anlaşmanın iptal edildiği belirtilmiş olsa da dosya kapsamında ne dispanserlerin hibe edildiğine dair ne davacı ile yapılan anlaşmaya dair ne de EPDK ya yapılan bir başvuruya dair delil görülememiştir. Bu nedenle davalının iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Fakat yukarıda da belirtildiği üzere davacının faturaya konu ettiği dispanserin teslim edildiğine dair davalı tarafça sunulan cevap dilekçesindeki ikrar da göz önünde bulundurulduğunda davacının alacağını ispatladığı...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yönelik itirazının 8.050,00 TL üzerinden iptaline, 8.050,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı , istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya cevap dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı Yurtpet'in yaptığı işlemlerden kendisinin zarara uğradığını, davacının sözleşmeden caydığını ve  hibe ettiği dispanseri geri istediğini, sözleşmenin yapılmadığının belirtilmesine rağmen davacının o tarihteki saha sorumluları olan ... ve soy ismini hatırlamadığı ... Bey ile  sözleşmeyi yaptığını, hibe edilen dispanserin depoda durduğunu, iadeye hazır olduğunu, kendisi ile beş  yıllık sözleşme imzalanmasına rağmen, bu  sözleşmenin EPDK'ya gönderilmemesi nedeniyle zarara uğradığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\tDavacı vekili, müvekkilince davalıya satılan emtia bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise, emtiayı teslim aldığını kabul etmiş, ancak emtianın kendisi ile davacı şirketin saha sorumluları arasında düzenlenen beş yıllık bayilik sözleşmesi kapsamında hibe olarak verildiğini, sözleşmenin EPDK'ya bildirilmemesi nedeniyle zarar uğradığını, buna rağmen hibe edilen emtianın bedelinin istendiğini savunmuştur. Davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen bayilik sözlemesi nedeniyle oluşan zararlar somutlaştırılarak takas mahsup savunması ileri sürülmemiştir. Taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir bayilik sözleşmesinin varlığı kanıtlanmadığı gibi, dava konusu LPG dispanserinin bedelsiz olarak davalıya verildiği de usulüne uygun delillerle kanıtlanmamıştır. Emtianın teslim edildiği davalının kabulündedir. Satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak bakımından, alacaklının yerleşim yeri mahkemesi ve icra dairesinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. İtiraz dilekçesinde, emtianın teslim alındığı ve bedelinin ödendiği belirtilmiştir. Cevap dilekçesinde ise emtianın bağışlandığı savunulmuştur. Davalının, emtiayı teslim almasına rağmen, bedelinin ödendiği veya bu emtianın bayilik sözleşmesi kapsamında bağışlandığının kanıtlanmaması nedeniyle, emtia bedelinden davalının sorumlu tutulmasına ilişkin ilk derece mahkemesinin hüküm ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 412,42 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalıdan tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.05.10.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f1089be005e7ba5","SID":"dd19397694b4d240"}}