{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t        T.C.<br>\t           KAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  TÜRK MİLLETİ ADINA                                                                                                                      GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı ... Konut Yapı Kooperatifinin etaplar halinde inşaat yaparak konutları teslim ettiğini, davacının yıllardır daire sahibi olmak için aidat ödemesi yaptığını, yapımı tamamlanan etaplarında davacıya kesin maliyet hesabı sonrası tahakkuk ettirilen bedeli davalı kooperatife ödediğini, ferdileşme yolu ile dairesinin tapusunu aldığını, tapu devri sonrası davalı kooperatife gönderilmiş olan istifaname ile kooperatif üyeliğinin son bulduğunu, daha sonra davalı kooperatif tarafından 15.05.2022 tarihinde genel kurul yapıldığını, söz konusu genel kurula davacının davet edilmediğini, alınan kararlardan haberi olmadığını, haricen öğrendikleri üzere genel kurulda alınan karara göre her üyeden 30.000.TL ücret talep edildiğini, davalı kooperatifin alınan karara ilişkin  bedelin ödenmesi adına davacıya ihtarname gönderdiğini, gerek 1163 Sayılı Kanun gerekse 7410 Sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un hükümleri dikkate alındığında davacının davalı kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının davalı kooperatifin üyesi olarak bulunduğunu, 7410 Sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici Madde 11 hükmü gereğince davacının davalı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından tapu devrinin yapıldığını, çıkarılan kesin maliyet hesabının davacı tarafından ödendiğini belirterek davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine, davalı kooperatifin takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,  vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11.maddenin Anayasaya aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca bu kanun maddesi kooperatifler kanunu ve kooperatifler ana sözleşmesine aykırı şekilde düzenlendiğini, bu düzenlemenin uygulanması durumunda kooperatif üyelerinin eşit duruma gelmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11.maddesinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iş bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. \t<br>DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>Davalı kooperatife müzekkere yazılarak davacının üyelik dosyasının gönderilmesi istenilmiş, ancak bu müzekkeremize cevap verilmediği görülmüştür. <br>Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden davalı kooperatifin tadilatsız ana sözleşmesinin, tüm genel kurul kararları, hazirun cetvelleri celp edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:  <br>Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. madde kapsamında davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.<br> 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.<br> Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 1.000.000,00-TL'nın altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.<br>Eldeki dava; 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.<br>Anayasa Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ilamında; \"24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline\" şeklinde karar vermiştir.<br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138. maddesinde; \"Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.\" <br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde; \"Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.\" <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinde; \" Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder.\"<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde; \"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.\" denilmektedir.<br>Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun *** tarihli ilamı) <br>Yukarıda belirtildiği gibi derdest davaların konusuz kalması değişik şekillerde vuku bulabilir. Bu durum taraflardan birinin işlem ve eylemi nedeniyle gerçekleşmişse dava tarihindeki haklılık durumunu belirlemek nispeten kolaydır. Ancak somut dosyada görüldüğü üzere kanun koyucunun bir tasarrufunun (kanun) anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından kanunun iptal edilmesi nedeniyle gerçekleşmişse her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olamayacağından Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen ana ilke ve TMK'nun 4. maddesinde yer alan \"Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir\" hükmü gereğince hakimin her bir tarafın yaptığı yargılama giderini kendi üzerinde bırakması keza tarafların leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmetmesi hakkaniyete daha uygun düşecektir.<br>Öte yandan  dava tarihindeki haklılık durumunun araştırılması bazen işin esasına yeniden girmeyi gerekli kıldığından, yargılamayı tekrar başa saracağı ve uzun süre derdest tutmak gibi arzu edilmeyen sonuçlar doğurur ki, bu durum HMK’nun 30. maddesinde \"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.\" şeklinde tarif edilen usul ekonomisi ilkesine de uygun düşmeyecektir.<br>Yasama organının çıkardığı Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan davada yargılama giderlerinden sorumluluk ideal (tabi) hukuk açısından devlete ait ise de mer'i hukuk sistememizde bu yönde düzenleme bulunmamaktadır.<br>Tüm dosya kapsamına göre; 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiğinden, eldeki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>1-Davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davanın reddi nedeniyle alınması gereken 269,85-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 512,33-TL'nın harçtan mahsubu ile artan 242,88-TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/09/2023<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b033deee6baeb26","SID":"6293c31bdbd533b6"}}