{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/796 <br>KARAR NO: 2023/1561<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/10/2020<br>NUMARASI: 2018/162 Esas - 2020/487 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücu)<br>KARAR TARİHİ: 22/09/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı bulunun ... A.Ş. adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın 24/07/2017 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ve davalı ... İşletmesi adına hizmet veren 706-748 kapı nolu araç ile karıştığı kaza neticesinde hasarlandığını, kaza sonrası ilgililer tarafından düzenlenen kaza raporundan da anlaşılacağı üzere kazanın, müvekkili şirket sigortalısına ait araç sürücüsü döküm yapmak üzere sırada beklerken davalı aracının geri geri hareketi esnasında üstelik sigortalı araç sürücüsünün tüm sesli ve ışıklı uyarılarına rağmen uyarılara aldırış etmeksizin hareketine aynen devam etmesi sonucu gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkili şirket tarafından sigortalısına hasar tazminatının tamamının 07/09/2017 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin ödediği bedel yönünden sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalıdan ödediği bedeli talep ettiğini ancak davalı ihtar yazılarına ödeme yapılmayacağı yönünde cevap verdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 29.033,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 07/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalı ... yönetimindeki 706-748 kapı nolu aracın dava dışı ... İnşaat'a ait olduğunu ancak davalı ...'ün sevk ve idare ettiği ... plakalı aracın maliki olan ... İnşaat'a husumet yöneltilmediği gibi  aracın sigortacısına karşı da herhangi bir rücu hak ve talebinde bulunulmadığını, müvekkilinin araç maliki olmaması sebebiyle davanın müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu kazanın dava dışı ... çalışanı ...'ın aceleci ve dikkatsiz eylemi neticesinde meydana geldiğini, müvekkili tarafından davaya karışan her iki araç sürücüsüne de özel eğitim verildiğini, verilen eğitimlerin fiilen uygulandığını, dolayısıyla müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, davacı tarafça dosyaya sunulan ödeme dekontunda işlem tarihi 20/11/2017 olup, dava dilekçesinde 07/09/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin talebin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın davalılar ... Tic. A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ... İnş. A.Ş. yönünden husumet nedeniyle reddine, Davanın davalı ... yönünden kabulü ile 29.033,00 TL tazminatın 07/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; araç maliki olan şirket ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu, sundukarı delil ve itirazlara rağmen bu hususta bir inceleme yapılmaksızın davanın (davalı ... hariç) davalılar yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddinin hukuka aykırı olduğunu, araç maliki şirket ... gayrımenkul'un eski adı ... A.Ş. olduğunu, ... inşaatı adi ortaklığı ticari işletmesi ile araç maliki şirketin şirket merkezleri aynı olduğunu, araç maliki şirket ile davalı şirketlerin ortakları aynı gerçek kişi olduğunu,  araç maliki şirketin unvanındaki esaslı nokta olan ... davalı şirketlerin isimlerinin ilk harfi olduğunu,  davalı şirketler kazaya sebep olan aracı emir ve talimatları doğrultusunda, kendi işlerinde kullanıldığını, davalı şirketlerin gerçek işleten olmalarına rağmen davanın husumet yönünden reddi hukuka aykırı olduğunu, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından eksik ve hatalı inceleme yapıldığını,  kendisinin kontrolünde bulunan ağır araçların hafriyat alanında hareketlerinin daha zor olduğunu, diğer araçların çalışma alanına daha kontrollü giriş yapılması gerektiğini, kendisinin kusurlu olmadığını, kusurlu olduğunu asla kabul etmemekle birlikte bir anlığına düşünülse dahi işleten sıfatıyla bağlı bulunduğu kurumun sorumlu tutulması gerekirken şirket yönünde husumet nedeni ile davanın reddine karar verilip tam kusurlu olduğunun kabulünün açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olup somut olayda istihdam edenlerin Mahkemece gözetilmesi gerektiğini, işletenin kendisine yükletilmiş olan özen gösterme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve zararın bu yüzden meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 24/07/2017 tarihinde davacı tarafa sigortalı dava dışı araç sürücüsünün yönetimindeki ... plakalı kamyon ile İstanbul Yeni Havalimanı inşaat alanında duraklama alanında durduğu sırada aracının ön kısımlarına geri manevra halinde bulunan  davalı sürücü ...'ün yönetimindeki 706-748 kapı numaralı ... plakalı kamyonun arka kısımları ile çarpması neticesinde meydana gelen kaza nedeniyle sigortalı aracın hasar bedelinin rücuen kusurlu araç sürücüsü ve işletenden kasko poliçesi kapsamında tahsili talep edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur ve hasar raporunun istinaf talep eden davalı ...'e  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde  kusur ve  hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusura ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece,  Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 18/10/2019 tarihli cevabi yazısı ile 706-748 kapı numaralı ve ... plakalı aracın malikinin ... İşletmeleri A.Ş. olduğunun bildirildiği, davalı şirketlerin işleten olduğuna dair dosyaya başkaca bir delil de ibraz edilmediğinden davanın davalı şirketler yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi, davacı vekilinin bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle eksik incelemeye dayalı olmuştur. KTK'nın 85/1. maddesine göre \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" maddenin son fıkrasına göre ise \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" Dosyada Uyap üzerinden çıkarılan SGK hizmet döküm cetveline göre davalı sürücünün  adi ortaklığın çalışanı olduğu ve davalı ... şirketler vekilinin cevap ve bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan ve itiraz dilekçesinde; davalı ...'e 19/09/2016 tarihinde eğitim verildiğini ve çalışanı olduğunu beyan ettiği anlaşıldığınıdan, kazaya kusuruyla sebep olan davalı sürücünün işleteni olan adi ortaklığı oluşturan dahili davalıların  sorumluluğuna karar verilmemiş olması doğru olmamıştır. Bu durumda, adi ortaklıkların tüzel kişiliği bulunmadığından ancak davacının adi ortaklığı oluşturan şirketleri davaya dahil ettiğinden ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ortaklığına karşı açılmış olan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan  29.033,00 TL tazminatın davalı ... ve dahili davalılar ... A.Ş., ... İnş. ve Tic. A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... Tic.  A.Ş. ile ... İnş. A.Ş.'den tahsiline karar verilmesi gerektiğinden  istinaf talebi yerinde görülmüştür. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 07/07/2014 tarih, 2013/10570 E. ve 2014/10824 K. sayılı kararında açıklandığı üzere davalı ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ortaklığı hakkında işleten olduğu inancıyla dava açmış olup davacının adi ortaklıktan haberdar olması beklenemeyeceğinden hakkında dava açılmasına sebebiyet veren davalı  lehine  vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu nedenle; davacı vekili ile davalı ...'ün  istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı vekili ile davalı ...' ün istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre:1-Davalı ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi hakkında karar verilmesine yer  OLMADIĞINA, 2-Davacının ... ve dahili davalılar ... Tic.  A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... Tic.  A.Ş. ile ... İnş. A.Ş.'ye karşı açmış olduğu davanın KABULÜNE, 29.033,00 TL tazminatın 07/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile  davalı ... ve dahili davalılar ... Tic.  A.Ş., ... İnş. ve Tic. A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... Tic.  A.Ş. ile ... İnş. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen   alınarak davacıya verilmesine, 4- Alınması gereken 1.983,24 TL ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile kalan 1.947,34 TL'nin davalı ... ve dahili davalılar  ... Tic.  A.Ş., ... İnş. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... İnş. Tur. San. ve Tic.  A.Ş. ile ... ve İnş. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 637,50 TL posta ve tebligat masrafı, 750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.387,50 TL yargılama gideri ile 71,80 TL ilk harcın davalı ... ve dahili davalılar ... Tic.  A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... İnş. Tur. San. ve Tic.  A.Ş. ile ... İnş. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Dahili davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerilerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarına hesaplanan 4.354,95 TL vekalet ücretinin  davalı ... ve dahili davalılar ... Tic.  A.Ş., ... İnş. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... İnş. Tur. San. ve Tic.  A.Ş. ile ... İnş. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 243,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının  davalı ... ve dahili davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/09/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"359ed992280cede5","SID":"46bc667ae57d7d4d"}}