{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2021/521 - 2023/585<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/521 <br>KARAR NO\t: 2023/585<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2014/1188 Esas 2020/411 Karar<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 28/09/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24/10/2023<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 25.06.2011 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın tali yoldan çıkarak ana yolda seyreden davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, 28.06.2012 tarihli raporla davacının engel oranının %40 olarak belirlendiğini, davadan önce sigorta şirketine başvuru üzerine 27.08.2013 tarihinde 36.502 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000 TL sürekli iş görmezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.06.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 132.667,99 TL’ye yükseltmiştir.\t<br>\tDavalı vekili; Beykoz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının sorumluluğunun sürekli işgöremezlik zararı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının dava öncesi başvurusu üzerine %40 engelli raporuna göre 27.08.2013 tarihinde 36.500 TL ödeme yapıldığından davanın sorumluluğunun kalmadığını, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınması, bakiye zararın ispatlanmasını, davacının kasksız ve koruyucu kıyafet kullanmadan motosiklet kullanması sebebiyle olayın meydana gelmesinde asli kusuru yanında müterafik kusurunun da bulunduğunu, talep edilen tazminatı kabul etmediklerini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın 25/06/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının kazaya neden olan aracın ZMMS şirketinden talep ettiği geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, deliller değerlendirildiğinde 25.06.2011 tarihinde sürücü ... ‘un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile ... plakalı aracın çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda; davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranını %43,2 olduğu, 16 ay boyunca bakıcı ihtiyacı olduğu, 24 ay süre ile geçici iş göremezliği bulunduğu, Antalya Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1903 esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan davalı ...'in meydana gelen trafik kazasında asli kusurlu kabul edilerek taksirli yaralama eyleminden mahkumiyet aldığı, bu mahkumiyetin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği nazara alınarak hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda 2. duruma göre kazanın meydana gelmesinde davacı sürücü %25, ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, davalının, davacının kask takmadığını, koruyucu kıyafet giymediğini ileri sürdüğü ancak davacının yaralanan bölgeleri dikkate alındığında, kask takmamasının zararın artmasına etkisi olmayacağı gözetilerek, ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı, alınan aktüer bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere; davacının 132.667,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının olduğu, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin yetersiz olduğu, KTK 111 maddesinde belirtilen sürede dava açıldığı, davalı sigorta şirketi kazaya karışan aracın sigortacısı olması sebebiyle ve hesaplanan tazminat da poliçe limiti dahilinde olduğundan hesaplanan tazminatlardan davalının sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığı tarihte temerrüde düştüğü bu nedenle tazminata ödeme tarihi olan 27.08.2013 tarihinden itibaren yasal faizi hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın ıslah edilmiş haliyle KABULÜNE; toplam 132.667,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü 27.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporunda belirlenen oranın gerçeği yansıtmadığını, taraflarınca aldırılan tıbbi mütalaa raporuna göre kaza ile iddia edilen maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle dosyadan alınan bilirkişi raporlarının davacının gerçek zararını yansıtmadığını, rapora göre kurulan hükmün kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile emsal olarak sunulan Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereği, davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının çelişkileri giderir biçimde tespiti bakımından dosyaya yeni bir rapor sunulması için ara karar hazırlanması gerektiğini,(emsal kararlar İstanbul BAM, 9. HD., E. 2018/1273 K. 2019/28 T. 17.1.2019) Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8233 K. 2016/7686 T. 23.6.2016 tarihli kararında “Davalı vekilince dosyaya sunulmuş olunan maluliyet raporuna itiraz edilmiş olup hasar dosyasında yaptırdıkları medikal eksper incelemesine göre raporun güvenirliliği olmadığı savunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporu davacı tarafça kişisel müracaat sonucunda tek taraflı sunulan delillerle hazırlandığından ve davalı tarafın delilleri nazara alınmadığından somut olayın şartlarına göre söz konusu sağlık kurul raporu hükme esas alınmaya yeterli değildir.” denildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hesaplanacak tazminat miktarından, davacının müterafik kusuru nedeniyle en az %25 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının, motosikleti yeterli ehliyeti olmamasına rağmen, alkollü olarak bilerek ve isteyerek kullanarak zarar görmesine neden olduğunu, dolayısıyla davaya konu kazanın meydana gelmesinde ve ağır bir şekilde sonuçlanmasında davacının ağır kusuru bulunduğunu, davacı taraf, alkollü, ehliyetsiz ve tescilsiz araç kullanarak kendi kusuru ile zarar görmesine neden olduğundan eski 818 sayılı BK’nın 43. Ve 44, yeni 6098 sayılı TBK’nın 52. Ve 53. Maddeleri uyarınca, hakkaniyet indirimi yapılma sebebi kabul edilmesi gerektiğini, bununla birlikte, davacının motosiklet üzerinde seyahat halindeyken kask takmaması ve uygun kıyafetler giymemesi sebebiyle ağır kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari % 25 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavalı vekilinin HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. \t<br>\tDavacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün tali yoldan çıkarak düz seyreden davacının motosikleti ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceline uymadığından %75 kusur oranına göre belirlenen tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili maluliyet oranı ve davacının müterafik kusuruna yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\tDavalı sigorta şirketi yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesi ile motosiklet sürücüsü olan davacının kaza sırasında kask takmaması ve koruyucu kıyafet kullanmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu ve tazminattan indirim yapılmadığını iddia etmiş mahkemece davacının zararının kask takmamış olması nedeniyle arttığı ispat edilmediğinden tazminattan indirim yapılmamıştır. <br>\tOlay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunun 43. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; 44. maddesinde ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.   <br>\tBuna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. <br>\tSomut olay değerlendirildiğinde davacının kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 26.09.2016 tarihli raporda ... doğumlu ...'un dosyasının incelenmesi ve yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda 25/06/2011 tarihli trafik kazası nedeniyle kot fraktürleri sağ tibia çok parçalı kırığı, sol el bennet kırığı, sol femur suprakondiler kırığı geliştiği dikkate alınarak; 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla ve meslek grup numarası bildirilmediğinden düz işçi alınarak iş gücü kaybı oranı hesaplandığında; sol el baş parmak eklem hareket kısıtlılığı için %7; sağ diz eklem hareket kısıtlılığı için % 24 olduğu; sol diz eklem hareket kısıtlılığı için; % 14 olduğu, bacaklar arasında uzunluk farkı için; % 3 olduğu; Balthazard formülü uygulandığında % 42 saptandığı, yaşına (43) göre (E cetveli) %43,2 (yüzde kırk üç virgül iki) olarak bulunduğu, 25.06.2011 tarihindeki trafik kazasına bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %43,2 olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 16 (onaltı) ay olduğu, geçici iş görmezlik süresinin tedavi süreci de dikkate alındığında 24 (yirmidört) ay olduğu belirlenmiştir. Mahkemece davacının yaralanan bölgeleri dikkate alındığında, kask takmamasının zararın artmasına etkisi olmayacağı gözetilerek, ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı belirtilmiş ise de davacının yaralanma durumuna göre koruyucu kıyafet, dizlik kullanmaması halinin de de müterafik kusurlu sayılması gerektiğinden davacının yaralanması gözönüne alınarak koruyucu kıyafet dizlik kullanıp kullanmadığı araştırılıp değerlendirilerek müterafik kusuru yönünden değerlendirme yapılması; müterafik kusurun varlığı halinde Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 43. ve 44. Maddesine göre  tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına,<br>\t2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davalı sigorta şirketine iadesine,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t4-Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2021/542 esasına yatırılan 308.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fb604829521dc6b","SID":"8defa3780c08a25b"}}