{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2020/1651 <br>KARAR NO: 2023/998<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2020<br>NUMARASI: 2019/672 Esas, 2020/272 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 27/09/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında düzenlenen 30/04/2019 tarihli 30.327,04 TL'lik fatura bedeli ve cari hesap alacağının 20.000,00 TL'si ödendiği halde bakiye 19.327,00 TL'nin ödenmediğini, ödenmeyen alacakla ilgili yapılan icra takibine davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın alacağına dayanak yapmış olduğu faturaya konu tekstil ürünlerinin ayıplı olması nedeniyle iki adet üretim red tutanağı düzenlendiğini, ayıplı olan ürünlerin teslim alınmadığını, dolayısıyla davacı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davalı taraf, dosyaya sunduğu üretim red tutanaklarına göre alacağın dayanağını teşkil eden ürünlerin ayıplı olması nedeniyle davacı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığını iddia etmiş ise de; öncelikle davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı ve delillerini de bildirmediği, tahkikat aşamasında ve ilk bilirkişi incelemesi sırasında dosyaya sunulan red tutanaklarının delil olarak kabul edilemeyeceği yönünde davacı tarafın itirazının bulunduğu, HMK'ya göre süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın ancak inkâr kapsamında delil sunabileceği, davalı tarafın sunmuş olduğu tutanakların bu kapsamda da değerlendirilemeyeceği, kaldı ki; davacı tarafın alacağının dayanağını teşkil eden ve inkar edilmeyen 30/04/2019 tarihli faturanın içeriğinde yer alan ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği, davalı tarafın fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunmadığı, fatura bedelinin 20.000,00 TL'sinin red tutanağının düzenlendiği tarihten 1 ay sonra davalı tarafından ödendiği, ayrıca davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre de davacıya 19.327,29-TL borcunun bulunduğu, davalı tarafın kendi ticari defterlerindeki iş bu kaydın HMK 222.maddesi gereğince davalı yönünden bağlayıcı olduğu ve bu nedenlerle davalı tarafın alacağın dayanağını teşkil eden ürünlerle ilgili düzenlenen red tutanağı nedeniyle ayıplı olduğu gerekçesiyle borçlarının bulunmadığı yönündeki savunmasına mahkemece itibar edilmediği, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 30/04/2019 tarihli fatura bedelinin 20.000,00 TL sinin ödenmesine rağmen bakiye 19.327,29 TL'sinin ödenmediği, faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiği, faturada teslim alan kısımda isim ve imzanın mevcut olduğu, davalının kendi ticari defterlerinde  davacı tarafa 19.327,29 TL borcun bulunduğunun kayıtlı olduğu, söz konusu kaydın davalı yönünden HMK 222. maddesi gereğince bağlayıcı olduğu, davalı tarafın savunma olarak dosyaya sunmuş olduğu ürün red tutanaklarının davacı tarafın iddia ettiği gibi ilk sözleşme kurulduğu sırada boş olarak imzalanıp ürünlerin gerçekte red edilmesi halinde kullanılmasına yönelik olduğu, olayımızda faturaya konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği hususunun sabit olduğu ve fatura bedelinin de 20.000,00 TL'sinin ödendiği dikkate alındığında ürünlerin ayıplı olduğu yönündeki iddianın davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı alacak üzerinden devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 3.865,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça ürünler üzerine yapılan baskı uygulaması neticesinde ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, davacı tarafından ürünler hatalı olduğu için teslim edilmediğini, ürün ret tutanağı tanzim edildiğini, bu belgenin davacı tarafından da imzalandığını, sözleşmenin 14.4 ve 19 maddeleri gereğince böyle bir durumda ödeme yapılmayacağını ve ödenen bedellerin de iadesi gerektiğini, bu nedenle davacıya 01/11/2019 tarihli 39.327,04 TL'lik iade faturası düzenlendiğini, davacıya 31/05/2019 tarihinde ödenen 20.000,00 TL bedelin de iadesi gerektiğini, buna göre müvekkilinin davacıdan 59.327,04 TL alacaklı olduğunu, mahkemenin tamamen davacı beyanlarına göre karar verdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında tekstil ürünlerine emprime baskı yapılması konusunda yazılı eser sözleşmesi bulunmaktadır. Dosya kapsamına göre, davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığından davayı inkar etmiş sayılacaktır. Ancak davayı inkar eden davalının inkar sınırları kapsamında kalmak kaydıyla delillerini ibraz edebilir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 19.maddesinde, yapılacak kontrol ve testlerde kabul edilmeyen ürünler için ürün ret tutanağı düzenleneceği, geçici kabulün yapılmaması durumunda ürünlerin reddedilmiş sayılacağı hükme bağlanmış olup, davalı tarafça inkar kapsamında sunulan 2023 ve 327 adet ürünün reddedilmesine ilişkin her iki tarafın imzasını taşıyan ürün ret tutanağı düzenlendiği, yine bu miktar ürün yönünden 02/11/2019 tarihli 39.327,04 TL bedelli iade faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sözleşmenin 19.maddesi gereğince reddedildiği anlaşılan ürünlerin bedeli yüklenici tarafından istenemeyecektir. Mahkemece alınan 05/07/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacı alacağının dayanağını 30/04/2019 tarih ve 39.327,04 TL bedelli faturanın oluşturduğu, takip tarihi itibariyle tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı, uyuşmazlığa konu fatura içeriği toplam 20.830 adet ... cinsi emprime baskı hizmetinin ayıplı olduğunun taraflarca düzenlenen ürün red tutanağından anlaşıldığı, bu nedenle davacının icra takibi kapsamında alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Şu halde mahkemece söz konusu bilirkişi raporu  da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde  kısmen kabulü hatalı olmuştur. Mahkemece, ürün ret tutanaklarının davacı tarafça iddia edildiği gibi, önceden boş olarak imzalandığı kabil edilmiş ise de, davacının bu beyanının davalı tarafça kabul edilmediği, davacının iddiasını ispata yarar delil de sunulmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu hususa yönelik kabulü yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2020 tarih ve 2019/672 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE, <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 233,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 36,42‬ TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 1.200,00 TL bilirkişi ücreti masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı davalı tarafa İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 48,50 TL posta  gideri olmak üzere toplam 197,1‬0 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 27/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ad464d7d3b0ae9e","SID":"9833fa9cc37a3d9e"}}