{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2020/1821 <br>KARAR NO: 2023/999<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2019<br>NUMARASI: 2018/1082 Esas, 2019/368 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 27/09/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkiliyle davalı arasında düzenlenen 30/12/2017 tarihli sözleşmeye göre toplam 125 adet çelik kapının imal edilip montajının sağlandığını, çelik kapıların toplam bedelinin 132.500,00 TL olduğunu, davalı tarafından sözleşme kapsamında toplam 90.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 42.500,00 TL'nin ödenmemiş olması nedeniyle davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini belirterek, davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak miktarını oluşturan 42.500,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, takibe haksız ve kötü niyetli itiraz edilmesi nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen 30/12/2017 tarihli sözleşmeye göre davacı tarafın takmış olduğu 125 adet çelik kapı dışında 48 adet yangın merdiveni kapısı ve 1 adet bina ana giriş kapısının da imalatını yapıp montajını da sağlaması gerektiğini, sözleşmenin 7.maddesine göre bakiye 69.250,00 TL ücretin işin tamamının bitirilmesi halinde ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafın kabulünde olduğu üzere işin tamamı bitirilmediğinden dolayı icra takip tarihi itibariyle muaccel borcun söz konusu olmadığını, muaccel olmayan alacakla ilgili icra takibi yapılamayacağını belirterek, yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, her ne kadar davacı tarafça icra takibi yapılmış ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine göre peşin yapılan ödemeden sonra bakiye bedelin işin tamamlanmasından sonra ödeneceğinin belirtildiği, tarafların kabulüne göre sözleşme kapsamında yer alan 48 adet yangın kapısı ile 1 adet ana giriş kapısının henüz yapılmadığı, bu bağlamda sözleşme hükmüne göre icra takip tarihi olan 02/08/2018 tarihi itibariyle muaccel alacağın söz konusu olmadığı ve bu nedenlerle muaccel olmayan alacakla ilgili icra takibi de yapılamayacağının mahkemece değerlendirildiği, taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen 30/12/2017 tarihli sözleşmeye göre davacı tarafın sözleşme kapsamında tahakkuk edecek alacağın tamamını isteyebilmesi için sözleşmede belirtilen işin tamamının yapılması gerektiği, davacı tarafın talep ettiği gibi yapılan kısmi işin bedelinin istenemeyeceği, bu bağlamda sözleşmenin 7.maddesine göre sözleşme kapsamındaki işin tamamı yapılmadığından icra takip tarihi itibariyle muaccel olan bir alacaktan da söz edilemeyeceği, davalı tarafın davacıya çekmiş olduğu ve eksik işlerin tamamlanmasına aksi taktirde sözleşmenin feshedileceğine ilişkin Bakırköy ... Noterliği'nin 21/12/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin de icra takibinden sonra çekilen ihtarname olduğu, bu bağlamda söz konusu ihtarname ile sözleşme feshedilmiş olsa bile icra takip tarihi itibariyle sözleşmenin halen geçerli olduğu ve sözleşme kapsamında işin tamamı yapılmadığından icra takibine konu edilen 42.500,00 TL'nin de istenemeyeceği gerekçesiyle, sabit görülmeyen davanın reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında 1 adet dış kapı, 125 adet çelik kapı ve 48 adet yangın kapısı yapılıp, montajının gerçekleştirilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, mahkemece sözleşme gereğince işin tamamının yapılması halinde davacının alacağının tamamını isteyebileceği, sözleşmenin 7. Maddesi kapsamında işlerin tamamı yapılmadığından icra takip tarihi itibariyle muaccel bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, sözleşmenin imzalanmasını müteakip müvekkilinin 125 adet çelik kapıyı imal ederek montajını gerçekleştirdiğini, bu nedenle 4 adet fatura düzenlendiğini, davalının ise 40.000,00 TL ödemeyi yapmasına rağmen işin yarısında yapılması gereken 50.000,00 TL ödemeyi süresinde yapmadığını, ödemeyi çok ileri tarihli çeklerle yaptığını, işin %80'den fazlasının yapılmasına rağmen montajı yapılan çelik kapıların bedelinin tamamının ödenmediğini, bu nedenle 42.500,00 TL alacağın tahsili için icra takibi yaptıklarını, tarafların KDV dahil 159.250,00 TL bedelle anlaştığını, 125 çelik kapının bedelinin 132.500,00 TL olduğunu, 90.000,00 TL'nin ödendiğini, bakiye 42.500,00 TL'nin ödenmediğini, davalının işin yarısında yapması gereken 50.000,00 TL'lik ödemeyi çok sonradan ileri vadeli çek ile yapması nedeniyle müvekkilinin zarara girmemek için dış kapı ve yangın kapılarının imalini yapmadığını, 42.500,00 TL'nin imal ve monte edilen 125 çelik kapı bedelinin bakiyesi olduğunu, yapılmayan işlerin davacının durdurulmasını istediği işler olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında düzenlenen 30/12/2017 tarihli sözleşme ile davacı tarafından 120 adet çelik kapı, 1 adet dış kapı ve 48 adet yangın kapısının sözleşmede yazılı birim fiyatlarla 159.250,00 TL bedel ile imal ve montajının yapılması kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 7. Maddesine göre, sipariş onayı ile birlikte 40.000,00 TL çek, işin yarısında 20.000,00 TL nakit ve 30.000,00 TL çek verilmesi, kalan tutarın ise iş bitiminde 69.250,00 TL çek ile ödenmesi hükme bağlanmıştır.  Somut olayda davacı tarafından 125 adet çelik kapı yapıldığı, bunun tarafların kabulünde olduğu, sözleşmede yazılı diğer imalatların ise yapılmadığı  anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici yapmış olduğu 125 adet çelik kapı bedelinden davalı tarafından yapılan ödemeleri düştüğünde bakiye 42.500,00 TL alacağı kaldığını ileri sürmektedir. Mahkemece sözleşme gereği için tamamı yapılmadığından icra takibine konu miktarın da talep edilmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça, sözleşmede belirtilen diğer işlerin yapılmasının davalı tarafından durdurulmasının istendiği belirtilmiş ise de buna ilişkin bir delil sunulmamıştır. Davacı taraf sözleşme kapsamındaki bir kısım işleri yapmayıp, buna karşın yaptığı işlerin bedelinin tahsili için icra takibine girişmekle taraflar arasındaki eser sözleşmesi fiilen feshedilmiştir. Sözleşmenin feshi halinde davacı tarafın yaptığı işlerin bedelini talep etmesi mümkündür. Mahkemece inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden yapılan işlerin bedelinin sözleşmede yazılı birim fiyatlara göre hesaplatılarak, yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2019 tarih, 2018/1082 Esas, 2019/368 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42ea50ffbf3ad3e1","SID":"0a8cf77a44af106f"}}