{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1378 <br>KARAR NO: 2023/1143<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/05/2023<br>NUMARASI: 2022/814 Esas, 2023/397 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 25/10/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 20/01/2020 tarihli Kazık ve ... İşlemleri Yapım İşi sözleşmesi gereğince müvekkilinin taşeron olarak çalıştığını, müvekkilinin alacağının tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, 07/02/2023 tarihli duruşmada davacı vekilinin azil belgesini sunduğu, azil sebebiyle davacı asilin davadan ve duruşmadan haberdar olduğu, buna rağmen duruşmaya katılım sağlanmadığı, duruşma saatinin 09:45 olduğu, saatin ise  09:55 olduğu, salon dışında yapılan 3 defa yüksek sesle çağrılara rağmen davacı tarafın hazır olmadığı, mazeret dilekçesi sunan davalı vekilinin açıkça davacının davayı takip etmemesi halinde davayı takip edeceğine dair dilekçesinde ibare bulunmadığı, davacı tarafın gelmediği ve taraflarca dosya takip edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçtiği  halde yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150/1. Madde hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/4 maddesi uyarınca 07/05/2022  tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, duruşma gününün müvekkiline tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, azil belgesinin sunulmasından sonra dosyada herhangi bir vekil kaydının da yapılmadığını, 07/02/2023 tarihli duruşma öncesinde müvekkilinin duruşmadan haberdar olduğuna dair bir belgenin bulunmadığını, dosyanın işlemden kaldırma kararının müvekkiline tebliğ edilmeden dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalı vekilinin mazeret dilekçesinde dosyayı takip etmeyeceğine yönelik bir ifade bulunmadığını, 20/10/2022 tarihli tensip zaptında yer alan ön inceleme duruşmasının usulüne uygun yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 81.maddesinde \"(1) Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.\" hükmü; HMK'nın 83. Maddesinde ise \"(1) Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.\" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davalı vekili Av. ... tarafından dosyaya sunulan 30/01/2023 tarihli dilekçede, davalının cevap dilekçesinin kendisine tebliğ edildiğini belirterek, ekte yer alan azil belgesi nedeniyle gönderilen cevap dilekçesinin davacı asıla gönderilmesini ve UYAP kaydının silinmesini istediği; dilekçe ekinde, davalı şirket adına şirket yetkilisi ... tarafından Kadıköy ... Noterliğinin 16/01/2023 tarih ve ... yevmiye nolu azilnamesi ile ...  ve ...'nın görülen lüzum üzerine azledildiğini bildirir azilname fotokopisinin sunulduğu anlaşılmaktadır. Bunun üzerine, mahkemece 07/02/2023 tarihli duruşmada davacı tarafın gelmediği ve taraflarca dosya takip edilmediğinden davanın HMK'nın 150.maddesi uyarınca 1.kez dava yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; 09/05/2023 tarihli karar ile de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27/06/2018 tarih ve 2016/20545 esas, 2018/8189 karar sayılı kararında \"HMK 83. maddesinde; “Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.” hükmü yer almıştır.Azil halinde azil eden tarafın davayı takip etme yükümlülüğü vardır. Bu nedenle mahkemece davacı asile tebligat yapılamadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik ara karardan dönülmesi kanuna aykırı olup bu şekilde yargılamaya devam edilmesi bozmayı gerektirmiştir.\"  denilmiş; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24/02/2022 tarih ve 2021/3367 esas, 2022/1024 karar sayılı kararında \"HMK’nun 83. maddesi asilin vekili azli halinde, asile hem azil durumunu mahkemeye bildirme hem de iki hafta içinde yeni bir vekil tayin etme yükümlülüğü getirmiş aksi halde tarafın yokluğuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını kabul etmiştir. Somut olayda, davacı asil vekilini kendisi azlettiğinden azil durumundan haberdar durumdadır. Mahkemeye vekilini azlettiğini, tebligatın kendisine yapılmasını bildirmemiştir. Mahkemenin azil durumunu kendisine bildirilince bunu, sonuç doğurabilmesi bakımından karşı tarafa tebliğ etmesi gerekir. Zaten vekilini azleden asile gerekmediği halde yapılan tebligat ile işlemeye başlayan temyiz süresi bittikten sonra davacıya yapılan tebligat davacıya yeni bir hak bahşetmez. Davacı kanundaki gereklilikleri yerine getirmemekle kusurlu olduğundan kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemez. Süresinde yapılmayan temyiz başvurusunun reddi gerekir.\" denilmiştir. Yukarıda belirtilen kanun hükümleri ve Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere, davacı vekilini kendisi azlettiğinden azilden bizatihi haberdardır. Azil halinde azleden tarafın davayı takip etme yükümlülüğü bulunmaktadır. HMK'nın 83. Maddesi hükmüne göre  vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır. Madde hükmünden mahkemenin davacı asıla azilnameyi tebliğ etmesinin gerekmediği, aksine davacının davayı kendisinin takip etmesi veya iki hafta içerisinde bir başka vekil görevlendirmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacı asıl azil sonrasında davayı takip etme yükümlülüğü bulunmasına rağmen davayı takip etmediği gibi, iki hafta içerisinde bir başka vekil de görevlendirmiş değildir. Bu durumda, HMK'nın 83.maddesi gereğince tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapması gerektiğinden, mahkemece, HMK'nın 150 ve 320/4.maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih ve 2022/814 Esas, 2023/397 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 25/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbf2741dc5799eb3","SID":"4b76914e7559a653"}}