{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/03/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t:<br>\t  ...<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/09/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 29/09/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 10/03/2022 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetli; müvekkil şirketin alacağından dolayı, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu-davalı şirket hakkında faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin haksız ve dayanaksız olarak borca ve icra Müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, borçlunun yetki itirazının yasal dayanaktan yoksun olduğunu,  takip dayanağı faturada sözleşmenin icra olunacağı yer yazılı olmadığından ve akdi ilişki de borçlu tarafından reddedilmediğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1 ve HMK'nun 10. maddesi gereğince müvekkilin, fatura alacağından dolayı kendi ikametgâhında takip başlatabileceğini, müvekkil şirketin ikametgâhının bulunduğu yerin Konya olup Konya Mahkemeleri ve icra dairelerinin bu takipte yetkili olduğunu, borçlunun, borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket ile davalı borçlu araşında yıllardır süregelen bir ticari ilişki olduğunu, davalının, müvekkil şirketten almış olduğu çeşitli kuru gıda maddeleri nedeniyle müvekkil şirkete borçlandığını, bu gıda maddeleri nedeniyle kendisine takibe konu faturaların kesildiğini, borçlunun, toplam bedeli 139.002,51 TL olan iki adet faturaya dayalı alacağın müvekkilin defter kayıtları ile de sabit olduğunu, ayrıca, taraflara ait vergi dairesine bildirilen BA-BS formları da celp edildiğinde davalının bu faturalardan dolayı davacı şirkete borçlu olduğunun görüleceğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını belirterek; davalının Konya ..İcra Müdürlüğünün ....E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; Konya .. İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine konu faturalar nedeniyle davacı şirkete borçlarının olmadığını, davacı ile herhangi bir ticari ve hukuki bağları ile alışveriş v.b bir sözleşmelerinin olmadığını, maliye kayıtları incelendiğinde de böyle bir alışverişin olmadığının, envanterlerinde bahsi geçen malların bulunmadığının anlaşılacağını, davacı taraf sadece adlarına kesmiş olduğu fatura ile kendilerini borçlu göstermek istemişlerse de bu tür alış verişlerde teslim tesellüm belgesi şartı var iken firmalarının böyle bir teslim ve tesellüme taraf olmadığını, bahsi geçen gıda malzemelerinin irsaliye,makliye ,ambar teslimi v.b belgelerinin mevcut ise taraflarına gönderilmesini talep ettikleri halde firma taleplerine cevap verilmediğini belirterek, kanuni hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Davacının ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeden;  davacının 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacı yanın takip tarihi (25.03.2021) itibariyle ve icra takibine konu fatura nedeniyle 139.000,00 TL alacaklı olacağı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu 2 adet faturanın e-arşiv fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği neticeten tespit edilmiştir. <br>Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda fatura karşılığı bedellerin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yargılama safhasında davalı borcun tamamen ödendiğine muteber herhangi bir delil sunmamıştır. Bu cihetle dosya muhtevası itibariyle davacının davalıdan bakiye 139,000,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığından...\" gerekçesiyle davanın  kısmen kabulü ile; davaya konu Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 139.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan, alacağın %20 oranında hesaplanan 27.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf her ne kadar faturaya dayalı bir alacaktan bahsediyor olsa bile böyle bir alışverişin gerçekleşmediğini ve bu konuyla ilgili firmalarının hiçbir alaka ve ilgisinin bulunmadığını, faturada bahsi geçen malların taraflarından alınmadığını, bunun aksini iddia eden davacı tarafın bununla ilgili teslim fişi, ambar fişi, nakliye ve irsaliye faturası v.b bir belge veya kanıtı bulunmadığını, davacı tarafın alacak isnadının sadece kendileri tarafından kesilen bir faturaya dayandırılmak istendiğini, adı geçen faturanın sadece e-fatura olarak taraflarına teslim edilmediğini, 2 Temmuz 2022 tarihi itibarı ile e-arşiv faturaya geçiş zorunluluğu başlayacağından daha önceki tarihlerde kesilen e-faturaların takip edilmediğini, Gaziantep İli Karkamış ilçesinde olup Karkamış vergi dairesine tabi olduklarının adres beyanında ve vergi numarasında açıkça bulunmasına rağmen defterlerinin incelenmeden, BS formlarına bakmadan tek davacı tarafın formlarının incelenmesi ile  karar verildiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderlerinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, faturaya dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı, icra takibine konu faturalar nedeniyle davalıdan alacağı olduğunu iddia etmekte, davalı ise davacı ile herhangi bir ticari ilişkileri olmadığını ve faturalar nedeniyle borçlarının bulunmadığını savunmakta olup, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığı, buna göre takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olup olmadığı, akdi ilişki mevcutsa icra takibine konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br> Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir.  Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.<br>Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).<br>İlk derece mahkemesince davalının katılmadığı 01/11/2021 tarihli duruşmada HMK 222 vd.maddelerine uygun şekilde taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verildiği, ara kararı içeren duruşma zabtının dava1ı asil yerine davalı vekiline tebliğ edildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak sunulan bilirkişi raporuna göre karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> 7251 sayılı yasanın 21. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesine yapılan ekleme de gözönünde bulundurularak Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 30/11/2021 tarih 2020/4507 Esas 2021/6708 Karar ve  19.Hukuk Dairesi'nin 27/03/2019 tarih 2017/3667 Esas 2019/2053 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi davalı asile kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Yasa'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da HMK'nın 222/3. maddesi gereğince bildirilerek ihtar edilmesi, ticari defterler ibraz edildiği takdirde davalı ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması gerekirken karardaki gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de; dava değeri 139.002,51 TL olup, kabul edilen kısmın 139.000,00 TL olduğu, buna göre davanın kısmen kabulü yerine tam kabulüne karar verilmesi de yerinde değildir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarih ....Esas  Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 2.373,78 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/09/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>   <br>    Başkan ...                 Üye ...                          Üye ...                   Katip ...<br>       e-imzalıdır                     e-imzalıdır                          e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br> <br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a0aa03ac8c168b4","SID":"d3cbeaf32a442e9a"}}