{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/829 - Karar No:2023/1044<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ       <br>DOSYA NO\t: 2023/829 <br>KARAR NO\t: 2023/1044<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/868 E-2021/221 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:   <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t:18.10.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:18.10.2023<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasında mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya  gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>               GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili: Taraflar arasında 22.10.2012 tarihli iki ayrı sözleşme akdedildiğini, Elmalı PTT Hizmet ve Lojman Binasının Yapımı ve KOSGEB Isparta Hizmet Merkez Binası Yapımı İşi konularında anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak süresi içinde işleri teslim ettiğini, yapılan işlere ilişkin faturaların davalıya usulüne uygun olarak gönderildiğini, cari hesaplara bakıldığından müvekkilinin 21.986,00TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, bu alacağın tahsili amacıyla 21.01.2013 tarihinde davalıya ihtarname gönderilerek borcun ödenmesinin istenildiğini, davalının ödeme yapmadığını, alacağın 19.000,00TL’sının tahsili için müvekkili tarafından davalı aleyhine Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2016/22639 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkili ile davalı arasında takip konusu sözleşmeden kaynaklı gecikme cezası yönündeki ihtilafa ilişkin olarak davalı tarafından Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/238 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında tarafların defterleri, karşılıklı gönderilen ihtarnameler, faturalar ve tüm delillerin incelendiğini, gecikme cezasına yönelik çelişkilerin giderilemediğini ancak tüm raporlarda müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı alacağının varlığının kabul edildiğini, müvekkilinin takip konusu alacağının sabit olduğunu belirterek tahsili amacı ile davalı hakkında başlatılan 2016/22639 sayılı icra takibine davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve en az %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili: Davacının sözleşme ile üstlendiği işleri süresinde tamamlayamadığını, yapılan işlerin bir kısmının da hatalı olduğunu, idarece kabul edilmediğinden yeniden müvekkilince yaptırılmak zorunda kalındığını, bu nedenlerle davacı aleyhine açılan davada eksik ve hatalı imalat bedelleri ile gecikmeden doğan cezai şart bedeli olarak yaklaşık 41.500,00TL alacağa hükmedildiğini, kararın karşı tarafça istinaf edildiğini, henüz kesinleşmediğini, müvekkilince açılan söz konusu bu davayla davacının alacaklı değil, müvekkiline borçlu olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince: Davadaki talebin, davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında davalının iş veren, davacının ise yüklenici olduğu 22/10/2012 tarihli iki ayrı sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeler ile Elmalı PTT Hizmet Lojman Binasının yapım işi ve KOSGEB Isparta Hizmet Merkez Bina Yapım İşi konusunda anlaşmaya varıldığı, bu iki sözleşme nedeni ile yüklenici olan davacı ... şirketi aleyhine iş veren durumunda olan davalı ... şirketi tarafından Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2013/238 Esas numarası verilen alacak davası açıldığı, bu davanın yapılan yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ile yüklenici durumunda olan davacı ... şirketinin işveren - davalı ... şirketinden 20.919,00 TL alacaklı olduğu şeklinde rapor düzenlendiği,  Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada yapılan yargılama sonucu ... Şirketinin davacı ... şirketinden cezai şart ve ayıplı işlerden kaynaklanan 40.917,00 TL alacaklı olduğunun kabul edildiği, bu kararın istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/404 Esas, 2021/64 Karar sayılı 28/01/2021 tarihli ilamı ile yapıldığı, istinaf isteğinin reddine karar verilerek bu kararın kesinleştiği, başlangıçta mahkemede açılan davanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava ile birleştirilmesi talep edilmiş ise de, gerek ilk davanın açıldığı tarih ve  davanın geldiği aşama dikkate alınarak önce açılan davanın esası ile ilgili karar da verildiği için birleştirme işlemi yapılmaksızın davanın yürütüldüğü, taraflar arasındaki iki ayrı işle ilgili alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğu inancında olan davacı şirketin davalı hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/22639  sayılı icra takibini başlattığı, bu icra takibi ile 19.000,00 TL asıl alacak ve 8.466,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.466,84 TL'nin tahsilinin talep edildiği, ödeme emri 05/12/2016 tarihinde tebliğ edilen davalının 07/12/2016 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, davalının itirazında davacıya borçlarının bulunmadığını ileri sürdüğü, uyuşmazlığın taraflar arasındaki iki adet işe ilişkin alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu sözleşmeler nedeniyle iş verenin davacıdan olan alacağı yukarıda da belirtildiği gibi Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve kesinleşen karar ile belirlenmiş olup, eldeki dava içerisinde ise iki ayrı işten dolayı yüklenici durumunda olan davacı şirketin davalı işverenden alacaklı olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi için mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden 23/09/2019 tarihli bilirkişi raporu alındığı, bilirkişilerin işveren tarafından Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan alacak davası ile ilgili toplanan deliller ve yapılan değerlendirmeler ile eldeki dava dosyası içesinde bulunan ve mahkemece toplanan delilleri de değerlendirmek suretiyle hazırladıkları raporda, davacı şirket kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağı olduğuna ilişkin kayıt olmamakla birlikte, davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davalı şirketin davacı şirkete 19.260,00 TL borcu bulunduğunun tespit edilmiş olması nedeni ile eldeki davada davacının davalıdan 19.260,00 TL alacaklı olduğunu davalı defterler ile kanıtladığı, icra takibi ile 19.000,00 TL asıl alacak talep edildiği için talebe bağlı kalınarak bu miktarla sınırlı olarak davacı asıl alacağına yönelik davalı itirazının haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiğinin kabul edildiği, davacının icra takibi ile talep ettiği bir diğer alacağının işlemiş faiz olup,  davacı şirket tarafından davalıya ödeme yapılması için Ankara 16. Noterliği'nin 21/01/2013tarih ve 01937 yevmiye nolu ihtarnamesinin düzenlendiği, ihtarnamenin davalıya 22/01/2013 tarihinde tebliğ edildiği, verilen üç iş günlük ödeme süresinin tamamlanması sonrası 26/01/2013 tarihinde davalı yönünden temerrütün gerçekleştiği, temerrüt tarihi ile icra takibinin başlatıldığı 01/12/2016 tarihi aralığı için davacının davalıdan değişen oranlı avans faizi talep hakkı bulunduğu, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın mahkeme tarafından yapılan hesaplama sonucu düzenlenen ve bir örneği dava dosyasına eklenen hesap tablosuna göre davacının talep edebileceği işlemiş faiz alacağının 7.709,78 TL olduğu, bu miktara yönelik davalı itirazının da haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiğinin kabul edildiği, toplanan delillere göre, davalı kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının davalıdan 19.260,00 TL alacağının bulunduğu kanıtlandığı, icra takibi ile 19.000,00 TL talep edilmiş olduğu, temerrüt tarihi ile icra takibinin başlatıldığı tarih aralığı için talep edilebilir işlemiş faiz miktarının 7.709,78 TL olduğu, bu miktarlara yönelik davalı itirazı haklı nedene dayanmadığı, davacı alacağı bilirkişi incelemesi gerektiren ve eser sözleşmesinden kaynaklandığı için alacağın likit nitelikte kabul edilemeyeceği,  bu nedenle de davacının icra inkar tazminatı isteme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22639  sayılı icra takibine yönelik itirazının 19.000,00 TL asıl alacak ve 7.709,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.709,78 TL üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,50 oranından başlayan ve değişen oranlı avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmakta ve miktarın belirlenmesi bilirkişi incelemesini gerektirdiği için alacak belirlenebilir olmadığından davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteğinin reddine, işlemiş faize yönelik davacının fazla isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak davada icra inkar tazminatına karar verilmesi için kanunda aranan şartların oluştuğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten alacağının belirli olduğunun davalı şirket defterleri aracılığıyla kanıtlandığını, zira Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin gerekçeli kararında da, davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davalının 19.260,00 TL borçlu bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu bağlamda müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağının davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmasının alacağın belirli olduğunu gösterdiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılmasının alacağın belirli olmadığı yönünde kesin bir kanaat oluşturmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşme konusu işi tam ve süresinde yapmadığını,  yapmış olduğu bir kısım işi de gereklerine uygun yapmadığı için yeniden yaptırılmak zorunda kalındığını, davacının işi eksik ve hatalı yapması nedeniyle oluşan zararların tazmini için Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/238 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan davada karşı tarafın işi eksik ve hatalı yaptığı, ayrıca sözleşmede belirtilen sürenin aylarca geçirildiğinin görüldüğünü ve müvekkilinin  40.917.00 TL alacağı olduğuna karar verildiğini,  bu alacağın davacının eksik ve hatalı imalatları ile cezai şart bedellerinden kaynaklandığını, icra takibine konu 19.000.00 TL'lik alacağın  ise işin eksiksiz ve süresinde yapılması halinde doğacak bir alacak olduğunu, davacının işi eksiksiz ve süresinde tamamlamadığı diğer davada hüküm altına alındığını ve borçlu olduğunun ortaya çıktığını, bir kişinin aynı iş nedeniyle hem alacaklı, hem de borçlu çıkmasının mümkün olmadığını, üstelik davacı vekilinin 19.000.00 TL’lik alacağının bulunduğu beyan ve itirazlarını Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada da ileri sürdüğünü, davacının bu talep ve itirazlarının mahkemece yerinde bulunmayarak müvekkilinin alacaklı olduğu yönünde karar  verildiğini ve kararın istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, davacının alacağı olması halinde 40.917.00 TL alacakları  olduğu yönünde karar verilmeyeceğini, müvekkilinin hem alacaklı hem borçlu olmasının hukuk mantığına ters olduğunu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda da davacı defter ve kayıtlarında bir alacak bulunmadığının belirtildiğini, davacının  alacağının olmadığının kendi kayıtları ile de tespit edildiğini, davacının  işi sözleşmede belirtilen hali ile ve süresinde yapmadığına ve bu durum mahkeme kararı ile sabit olduğuna göre, davacının müvekkilinden  alacak talep etmesinin üstelik sözleşmeye göre faiz talebinde bulunmasının mümkün olmadığını,  burada hatalı ve eksik imalatın söz konusu olduğunu, bu durumda karşı tarafın edimini yerine getirmeden müvekkilinden bir talepte bulunması ve faiz istemesinin mümkün olmadığını, ayrıca icra inkar tazminatının şartları oluşmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yanlış olduğunu, temerrüdün oluşmaması ve eksik ve hatalı işler nedeniyle de işlemiş faize hükmedilmemesi gerektiğini, faizin ancak dava tarihinden ibaret talep edilebileceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.\t<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\t Taraflar arasında, Elmalı PTT Hizmet ve Lojman Binasının güçlendirilmesi işi ve KOSGEB Isparta Hizmet Binası Tadilatı işi konulu 22/10/2012 tarihli iki ayrı sözleşme akdedildiği ihtilafsız olup davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.<br>\tMahkemesince yargılama aşamasında alınan ve hükme dayanak yapılan 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirkete ait defter ve kayıtların incelenmediği belirtilmekle beraber  mahkemesince davalı ticari defter ve kayıtlarında borçlu olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesine dayalı hüküm kurulduğu belirtilmiş olup, taraflar arasında daha önce görüldüğü anlaşılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/238 Esas sayılı davadaki bilirkişi raporları, eldeki istinafa konu davada alınan 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ve rapora karşı beyan dilekçeleri değerlendirilerek ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi  gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.04.2021 tarih, 2017/868 E-2021/221 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-Davalı tarafça yatırılan 59,30 TL ve 397,00TL olmak üzere toplam 456,30TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının  ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 18.10.2023  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t\t\t\t<br>Başkan... <br>Üye...<br>Üye...<br> <br>Katip...<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56df6b40b456af58","SID":"71ff1d36fa0a51e2"}}