{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2021/1530  Esas 2023/1245  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1530<br>KARAR NO\t\t: 2023/1245<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:  KAYSERİ\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/250 Esas 2021/353 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Menfi Tespit  <br>DAVA TARİHİ\t: 08/08/2019<br>KARAR TARİHİ\t:  27/09/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/10/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının, dava dışı ... ile birlikte dava dışı asıl borçlu ...'nın ... Şubesi'nde kullanmış oldukları krediye birlikte kefil olduklarını, asıl kredi borçlusu ...'nın kredi ödemelerini yapmaması üzerine ...'nın Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10147 Esas sayılı takip dosyası ile ... ve tüm kefilleri aleyhine icra takibi başlattığını, takip üzerine müvekkilinin haciz zoru ile karşı karşıya kalması sebebiyle banka şubesine 37.800,00-TL ödeme yaptığını, diğer kefil ...'ın ise dosya borcunu temlik almadan önce farklı tarihlerde toplam 90.610,00-TL ödediğini, davalı ...'ın 04/07/2019 tarihinde 50.720,00-TL ödeme yaparak banka borcunu sonlandırdığını, ... ile davalı arasındaki 08/07/2019 tarihli temlik sözleşmesinin geçerli olmadığını, kefilin kefalet yükümlülüğünden kurtulma gayesi ile ödemiş olduğu paranın banka tarafından hukuka aykırı bir şekilde temlik bedeli olarak adlandırılması ve sonra da davalıya 08/07/2019 tarihinde devir olacak bir alacağın kalmamasına rağmen temlik belgesi verilmesi ve davalıya yaptığı ödemelerden daha fazla bir bedele ilişkin temlik sözleşmesinin imzalanmasının hukuka uygun olmadığını, davalı ... ile müvekkili arasında kefilliğe yönelik bir sözleşme bulunmaması ve müvekkilinin kefilliğe istinaden 37.800,00-TL ödeme yapması karşılığında davalının müvekkilinden alacak talep etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, bu kapsamda müvekkilinin Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10147 Esas sayılı icra dosyasına ve davalı ...'a borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın temliğin geçersiz olduğuna yönelik beyanının kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinin kendi içerisinde çelişkili olduğunu, Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10147 Esas sayılı dosyasının müvekkile temliğinde herhangi bir kanuni engel bulunmadığını, temlik işleminin niteliği itibariyle hukuki bir işlem olduğunu, müvekkilinin temlik alan sıfatı ile alacaklının tüm haklarına sahip olduğunu, icra dosyasına ait kapak hesabı incelendiğinde dosyanın 170.000,00-TL civarında olduğunu, davacının borcun tamamından sorumlu olması gerektiğini savunarak davanın reddine, %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporlarına ve toplanan tüm delillere göre; genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçluya kefil olan davalının, yaptığı ödemenin davacı kefilden rücuan tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takip dosyasında borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davada, tarafların  dava dışı ...'nın ... Şubesi'nde kullanmış oldukları krediye davacının, davalının ve dava dışı ...'nin birlikte kefil oldukları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 587. maddesi madde hükümleri doğrultusunda müteselsil kefalet durumunda borcu ödeyen kefilin, diğer kefillere payları oranında rücu hakkına sahip bulunduğu,  buna göre ...'nın dava dışı ...'ya kullandırılan krediler nedeniyle alacağının 132.471,00-TL olduğu, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde ..., ... ve ... birlikte ve müteselsilen kefil olduklarından bankaya yapılan toplam 132.471,00-TL ödeme tutarı kefiller açısından orantılandığında bankaya ödenen tutarın 132.471,00-TL, kefil sayısının 3 ve  her bir kefilin sorumlu olduğu miktarın  44.157,00-TL olduğu yani ..., ... ve ...'nin herbirinin 44.157,00-TL'den sorumlu olduğu, davacı kefil ...’ın kefilliğinden dolayı bankaya 36.860,00-TL ödeme yaptığı,  davacı kefil ...’ın genel kredi sözleşmesine müteselsil kefaleti nedeniyle icra dosyası için bankaya ödenen tutar nedeniyle toplam kefalet limiti içinde sorumlu olduğu tutarın 44.157,00-TL olarak hesaplanmasına karşın davacı tarafından kefaletine istinaden 36.860,00-TL ödeme yapıldığı görüldüğünden; davacı kefil ...’ın kefilliğinden dolayı kefalet limitinden eksik ödenen tutarın 7.297,00-TL olarak belirlendiği, bu durumda davalı ...'ın davacı ...'dan 7.297,00-TL alacağının bulunduğu, eldeki davanın dava tarihinin 08/08/2019, davalının davacı adına fazla ödemesinin 7.297,00-TL, bu ödeme tarihinin 04/07/2019, aradaki gün sayısının 35 ve faiz oranın %9 oranında yasal faiz olduğu dikkate alındığında bilirkişi ek raporunda hesaplandığı üzere davalının davacıdan dava tarihi itibariyle 7.297,00-TL asıl alacak ve 63,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.360,85-TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü cihetine gidilmesi gerektiği gerekçesiyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/37645 (Kapatılan Kayseri 5. İcra Dairesi'nin 2018/10147) Esas sayılı takip dosyasında davalının asıl alacaklı ...'ndan temlik aldığı 103.111,00-TL'nın 95.750,15-TL miktarlı kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin menfi tespit ve icra takibinin iptali istemlerinin reddine,  davalının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden davacının kötü niyet tazminat talebinin ve talep yargılamayı gerektirdiğinden ve talebin niteliği bakımından, tazminat talep etme şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.  <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava ve takip konusu alacağın temlikine hukuken bir engel bulunmadığını, davacının ödeme yaptığı halde neden rücu belgesi almadığını açıklamadığını, mahkemece hukuka aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, temlik alanın temlik edenin bütün hukuki haklarına ve alacaklarına halefiyet ilkesi gereği sahip olduğunu, asıl borçlunun borcu sebebiyle başlatılan Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10147 Esas sayılı icra takip dosyasında kapak hesabına göre dosya borcunun 170.000,00 TL olduğunu, mahkeme kararında ana para üzerinden hesaplama yapılarak mahkemece karar verildiğini, icra dosyasının kapak hesabının yapılmadığını, tarafların sorumlu olacakları tutarların belirlenmediğini, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak istirdat ve manevi tazminat davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının dava dışı bankanın herhangi bir alacağının bulunmadığını bilmesine rağmen kefalet ilişkisi sebebiyle kendi payına düşen borca ilişkin yaptığı fazla ödeme nedeniyle diğer iki kefile rücu etmesi gerekirken alacağın tamamı için kötü niyetli olarak banka ile alacağın temliki sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin 7.000,00 TL civarında borcunun kaldığını bilmesine rağmen alacağın tamamı için icra takibi başlattığını, davacının bu sebeple kötü niyetli olduğunu, yasal koşulları oluştuğu halde ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, dava dışı asıl borçlunun genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu kredi borcunun, davacı ve davalı kefil hakkında başlatılan ilamsız icra takibinde  davalı kefil tarafından yapılan ödemenin aynı takip dosyasında dava dışı alacaklı banka ile imzalanan temlik sözleşmesine dayalı olarak davacı kefilden rücuan tazmini istemiyle devam edilen icra takibinden dolayı İİK'nın 72/3. Maddesi gereği menfi tespit istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.   <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tUyuşmazlık, dava dışı kredi asıl borçlusunun kullandığı kredinin davalı müteselsil kefil tarafından ödenerek icra takibine konu edilen alacak sebebiyle davacı müteselsil kefile rücu edip edemeyeceği, rücu edebilecekse hangi oranda ve miktarda rücu edebileceği, davacı kefil ve davalı kefil hakkında kredi alacağının tahsili için dava dışı  alacaklı banka tarafından başlatılan icra takibinde, takip konusu kredi alacağının davalı kefile temlik sözleşmesi ile temlik edilerek aynı icra takip dosyasından devam edilen ilamsız icra takibinde, icra takip tarihi, temlik tarihi ve dava tarihi itibarıyla borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. <br>\tDavalı müteselsil kefilin ödeme yapmış olduğu dava dışı asıl kredi borçlusu ... ile davacı ve davalı müteselsil kefiller hakkında kredi alacağının tahsili için dava dışı ... AŞ tarafından başlatılan Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2020/37645 Esas sayılı icra takip dosyasında (önceki esas Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10147 Esas sayılı icra takip dosyası) ; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ..., ..., ... ve ... aleyhine başlatılan 100.234,68-TL asıl alacak, 6.460,15-TL birikmiş faiz, 470,72-TL BSMV ve 1.015,92-TL olmak üzere toplam 108.181,47-TL bedelli alacağın tahsili için 27.09.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka tarafından 08.07.2019 tarihli temlik sözleşmesi ile icra takip dosyasına konu toplam 103.111,00 TL borcun davalı ...'a gayri kabili rücu olmak üzere temlik edildiğine dair temlik sözleşmesinin imzalandığı, anlaşılmıştır.  <br>\tEldeki dava dosyasında, dava dışı ... AŞ ile dava dışı ...'nın asıl borçlu, davalı ... ile davacı ... ile dava dışı ...'nin her biri ayrı ayrı 165.000,00 TL kefalet limitiyle sorumlu olmak üzere müteselsil kefil sıfatıyla 16.12.2016 tarihli ve 150.000,00 TL kredi limitli olmak üzere imzaladıkları genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırılan kredi borcunun vadesinde ödenmemesi üzerine kredi hesabı 08.03.3018 tarihinde kat edilerek dava dışı asıl borçluya ve davacı ve davalı müteselsil kefile ve dava dışı müteselsil kefile kat ihtarnameleri tebliğ edilmiş, akabinde kredi alacağının tahsili için alacaklı banka tarafından dava dışı asıl borçlu, dava dışı müteselsil kefil ile davacı ve davalı müteselsil kefil hakkında dava konusu ilamsız icra takibi başlatılmıştır.  <br>\t İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi ... tarafından dava dışı bankanın ... Şubesi kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30.10.2020 tarihli kök raporda özetle; Dava dışı Bankanın ..  ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 16/12/2016 tarihinde 150.000,00-TL tutarında genel kredi sözleşmesi düzenlenerek imzalandığı, iş bu sözleşmenin davacı ..., davalı ... ... ve dava dışı ... tarafından da 16/12/2016 tarihinde 165.000,00-TL limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, imzalanan sözleşmeye istinaden banka tarafından dava dışı asıl borçlu ...’ya kredi kullandırıldığı, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine banka tarafından Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10147 Esas sayılı dosyası ile 27/09/2018 tarihinde asıl borçlu ... ile davacı ..., davalı ... ... ve dava dışı ... aleyhine ilamsız takiplerde ödeme emri göndermek suretiyle ,icra takibi başlatıldığı, ödeme  emrinde 100.234,68-TL asıl alacak, 6.460,15-TL birikmiş faiz, 470,72-TL BSMV ve 1.015,92-TL komisyon olmak üzere toplam 108.181,47-TL alacak tutarı üzerinden 100.234,68-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %42,25 oranında işleyecek faizi ve %5 BSMV tutarı ile birlikte tahsilinin talep edildiği, dava dışı asıl borçlu ...’nın bankaya olan borcu nedeniyle Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün  2018/10147 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi sonrasında davacı kefil ... tarafından 04.01.2019 tarihinde 15.000,00 TL, 04.03.2019 tarihinde 11.860,00 TL ve 21.03.2019 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 36.860,00-TL ve davalı kefil ... tarafından 04.01.2019 tarihinde 7000,00 TL, 04.03.2019 tarihinde 7.000,00 TL, 13.03.2019 tarihinde 5.001,00 TL, 14.03.2019 tarihinde 10.000,00 TL, 18.03.2019 tarihinde 15.000,00 TL ve 04.07.2019 tarihinde 50.420,00 TL olmak üzere toplam 95.611,00-TL ödediği, bu durumda alacaklı bankaya davacı ve davalı kefiller tarafından  toplam 132.471,00-TL ödeme yapıldığı, dava dışı asıl borçlu ...’nın dava dışı bankaya olan borçları nedeniyle banka tarafından asıl borçlu ve kefiller aleyhine  Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10147 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde icra dairesinin matbu belgelerinden EK: 8/b form numaralı  icra takibi başlatıldıktan sonra düzenlenecek temlik sözleşmesi örneği başlıklı belgesi ile  temlik veren ...A.Ş. ... şubesi yetkilileri ile temlik alan ...  ve ayrıca icra müdürü tarafından 08/07/2019 tarihinde 103.111,00-TL tutarında temlik sözleşmesi düzenlenerek imzalandığı, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde ..., ... ve ... birlikte ve müteselsilen kefil olduklarından bankaya yapılan toplam 132.471,00-TL ödeme tutarı kefiller açısından orantılandığında bankaya ödenen tutarın  132.471,00-TL, kefil sayısının 3 ve  her bir kefilin sorumlu olduğu miktarın 44.157,00-TL,  olduğu, bankaya icra dosyası için ödenen tutar olan 132.471,00-TL genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefaletleri bulunan 3 kefil için bölündüğünde her bir kefil’in kefalet limiti içinde sorumlu olduğu miktarın 44.157,00-TL olarak hesaplandığı, ancak davacı kefil ...’ın kefaletinden dolayı bankaya 36.860,00-TL ödeme yaptığı,  davacı kefil ...’ın genel kredi sözleşmesine müteselsil kefaleti nedeniyle icra dosyası için bankaya ödenen tutar nedeniyle  toplam kefalet limiti içinde sorumlu olduğu tutar olan 44.157,00-TL'den davacının bankaya yaptığı ödeme tutarı mahsup edildiğinde 44.157,00-TL - 36.860,00-TL = 7.297,00-TL, eksik ödeme yapıldığı, bu durumda davalı ...'ın davacı ...'dan dava tarihi itibariyle 7.297,00-TL alacağının bulunduğu, alternatif olarak yapılan hesaplamada; takdiri mahkeme ait olmak üzere temlik tarihinden itibaren alacak tutarına faiz işletilmesine karar verilmesi halinde ; temlik tarihi  08/07/2019, dava tarihi 08/08/2019, faiz oranı % 42,25, gün sayısı 31 gün, asıl alacak 7.297,00-TL ve faiz tutarı : 265,66-TL olmak üzere toplam 7.562,66-TL olduğu, davacı tarafından kefalet limitinden eksik ödenen 7.297,00-TL tutara temlik tarihinden dava tarihine kadar icra takip talebinde belirtilen % 42,25 temerrüt faiz oranı ile yapılan hesaplama göre; davalının davacıdan dava tarihi itibariyle 7.297,00-TL asıl alacak, 265,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.562,66-TL alacağının bulunduğu, bildirilmiştir. <br>\tTaraf vekillerinin itirazları üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen   21/03/2021 tarihli ek raporda özetle; davacı kefil ...’ın kefaleti sebebiyle bankaya 36.860,00-TL ödeme yaptığı,  davacı kefil ...’ın genel kredi sözleşmesine müteselsil kefaleti nedeniyle icra dosyası için bankaya ödenen tutar nedeniyle  toplam kefalet limiti içinde sorumlu olduğu tutarın 44.157,00-TL olarak hesaplandığı, davacının toplam kefalet limiti içindeki sorumlu olduğu miktar ile davacının bankaya yaptığı ödeme tutarı karşılaştırıldığında 44.157,00 TL - 36.860,00- TL = 7.297,00-TL, ödeme  tarihi  04/07/2019, dava tarihi 08/08/2019, faiz oranı %9,00, gün sayısı 35 gün, asıl alacak 7.297,00-TL ve faiz tutarı 63,85-TL olmak üzere toplam 7.360,85-TL olduğu, davacı tarafından kefalet limitinden eksik ödenen 7.297,00 TL tutara  04/07/2019 ödeme  tarihinden dava tarihine kadar %9,00 yasal  faiz oranı ile yapılan hesaplama göre; davalının davacıdan dava tarihi itibariyle 7.297,00-TL asıl alacak ve 63,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.360,85-TL alacağının bulunduğu belirtilmiştir. <br>\tSomut olayda davacı ve davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredi alacağının tahsili için dava dışı alacaklı banka tarafından davacı ile davalı müteselsil kefil ile dava dışı kefil hakkında başlatılan dava konusu ilamsız icra takibinde kredi borcunun bir kısmını ödeyen davalı kefil ile dava dışı alacaklı banka arasında temlik sözleşmesinin imzalandığı 08.07.2019 tarihi itibarıyla davacı müteselsil kefil tarafından temlike esas herhangi bir kredi alacağı kalmadığından davalıya takip dosyasındaki alacağın temlik edilemeyeceği ileri sürülerek temlikin yapıldığı icra takip dosyasında temlik tarihi itibarıyla borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir. <br>\tDosya kapsamında  bir örneği yer alan  dava ve takip konusu kredi alacağının dayanağı 16.12.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve kefalet tarihinde evli oldukları UYAP ortamından alınan nüfus kayıtlarından anlaşılan davacı ile davalı müteselsil kefillerin işbu sözleşmede eş rızalarının bulunmadığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince öncelikle işbu kredi sözleşmesinin aslı ve sözleşmeye kefalet tarihinde tarafların eş rızalarını içerir belgenin dava dışı bankadan getirtilerek kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 584. Maddesi hükmü de gözetilerek sözleşmeye kefaletlerinin  geçerli olup olmadığının araştırılarak değerlendirilmesi ve karar yerinde tartışılması gerekirken bu husus gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tAyrıca, davacı müteselsil kefil hakkında dava dışı alacaklı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine temlik sözleşmesi imzalanan davalı müteselsil kefil tarafından devam edilmekte olup, davanın açıldığı 08.08.2019 tarihinden sonra 15.01.2020 tarihi itibarıyla dosya borcunun 185.177,21 TL belirtilmiştir. Dava ve takip konusu kredi alacağının temlik sözleşmesinin imzalandığı tarih 08.07.2019 tarihi, eldeki davanın açıldığı 08.08.2019 tarihi ve takip tarihi 27.09.2018 itibarıyla dava dışı bankanın takibe esas krediyi kullandıran  .../... Şubesi kayıtları üzerinde bankacılık işlemleri konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla  bilirkişiye HMK'nın 278/4.  maddesi gereği yerinde inceleme yapma ve incelenen banka kayıtlarından belge alma yetkisi tanınarak   düzenlenecek rapora göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte delil vasfı bulunmayan sadece icra dosyası ve yapılan ödemeler esas alınıp orantılanmak suretiyle davacı ve davalı kefilin sorumlu oldukları miktarları belirleyen bilirkişi raporunun ilk derece mahkemesince hükme esas alınması da  353/-1-a-6 anlamında esasa etkili delillerin toplanması ve değerlendirilmemesi niteliğindedir.<br>\tYukarıda  açıklanan gerekçe ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin öteki, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın HMK'nın 353/1-a-6. maddesine göre yeniden esası hakkında bir karar verilmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.   <br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince   KABULÜNE, <br>\t2-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2021 tarih ve 2020/250 Esas 2021/353 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin öteki, davacı vekilinin tüm, istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, <br>\t5-Davalı taraftan peşin alınan toplam 1575,87 TL nispi ve 59,30 TL istinaf maktu karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t6-Davacı taraftan peşin alınan 59,30 TL istinaf maktu karar harcının  talep halinde kendisine iadesine, <br>\t7-İstinafa başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından başvuran davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca tarafların yokluğunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/09/2023<br><br><br>Başkan - ...               Üye - ...              Üye - ...                      Zabıt Katibi - ...<br>...               ...         ...                  ...<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33bb08e6b9daa37a","SID":"73296c526eaa458c"}}