{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR TARİHİ\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t:  Esas Karar <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:Av. <br>DAVALILAR \t:1- <br>VEKİLLERİ\t:Av.<br>\t Av. <br> \t:2- <br>\t  3- <br>DAVA\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:24/10/2023<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin 27/05/2021 tarihinde kendine ait ...... plakalı aracı ile seyir halinde iken sürücüsü ...... ve işleteni ......'e ait ......plakalı araç ile çarpıştığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan ......'e ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, ......'in kazada kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan maddi hasar ve değer kaybı için Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyası ile tespit istemli dava açıldığını, rapora davalı taraflarca itiraz edilmediğinden raporun kesinleştiğini, bilirkişi raporunda değişmesi gereken parça bedellerinin 11.918,00 TL, yapılması gereken işçilik bedelinin 4.450,00 TL, aracın değer kaybının 15.000,00 TL ve araç mahrumiyetinden doğan zararın 900,00 TL olduğunun rapor edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedeli olarak 16.368,00 TL, değer kaybı olarak 15.000,00 TL, aracın tamir süresince kullanılmaması nedeni ile mahrum kalının kar kaybı olarak 900,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi kapsamında olan ve sigorta poliçe limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı.... Sigorta A.Ş. Vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle;  Davalı sigorta şirketinin adresinin Maslak Sarıyer İstanbul adresi olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının olduğunu, açılan davada İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının dava ikame etmeden önce müvekkili şirkete değer kaybı talepli herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, kaza ile ilgili hiçbir bilgi belgeyi müvekkiline iletmediğini, davacının ihtimali bulunan ve istenilmesi haklı görülecek ilgili tüm belgeleri sigortacıya vermesi yükümlülüğünün bulunduğunu, davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, müvekkili şirkete Tahkim Komisyonu başvurusu öncesi başvurucuya ait araçla ilgili hasar evraklarının paylaşılmadığını, davacının sigorta şirketinin talebini kısmen veya tamamen reddetmesi veyahut yazılı olarak cevap vermesi halinde dava şartını tamamladığını, ancak davacıya gönderilen meilden de anlaşılacağı üzere hesaplama yapılabilmesi için zorunlu evrakların müvekkili şirkete iletilmesi gerektiğini, davacı tarafından ilgili evrakların taraflarına iletilmeden dava açıldığını,  bu nedenle müvekkili şirketin taleple ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, araç mahrumiyet bedelinin doğrudan uğranılan zarar olmadığını, aracın kullanılmamasından kaynaklanan kazanç kaybının dolaylı zarar olduğunu, poliçe teminatı kapsamına girmediğini, davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlığın konusunun alacağın haksız fiillerden kaynaklandığını ve haksız fiillerden doğan alacaklara yasal faiz işletilebileceğini, davacı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi bulunmadığını ticari faiz işletilmesi talebinin mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalılara tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme neticesinde dosya kül halinde değerlendirildiğinde davacı vekilince davalılar aleyhine açılan işbu davada,  27/05/2022 tarihli kazada davacıya ait ...... plakalı araç ile ...... adına kayıtlı ve ...... idaresindeki ......plakalı aracın çarpışması nedeniyle davacı aracın da oluşan araç değer kaybı, araç hasar tazminatı ve araç mahrumiyet zararının tazmini talep edilmiş olup, alınan bilirkişi heyet raporuna göre araçtaki hasar miktarının 22.661,19-TL , değer kaybının 14.000,00-TL, araç mahrumiyetinden doğan zararın 1.500,00-TL olduğu belirlenmiş olmakla talep de nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak; <br>Davacının davasının talep de nazara alınmak suretiyle KISMEN KABULÜNE,<br>16.368,00 TL hasar bedeli, 14.000 TL araç değer kaybı ve 900,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 31.268,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kayıt ve şartı ve sigorta şirketinin 16.368,00 TL hasar bedeli ve 14.000 TL araç değer kaybından olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalıların ise borcun tamamı olan 31.268,00 TL den kaza tarihi olan 27/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br> 06/01/2021 tarihinde ödenen 12.483,25 TL'nin ödeme tarihi de nazara alınarak icra da infazda dikkate alınmasına\" şeklinde hüküm kurulmuştur. ;  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı.... Sigorta A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) ile sigortalanan poliçelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme müvekkil sigorta şirketinin genel müdürlük adresi olan İstanbul iken yetkisiz mahkeme olan Konya Mahkemelerince hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, davacı vekili dava açmadan önce müvekkil sigorta şirketine değer kaybı hususunda başvuru zorunluluğunu yerine getirmediğini ve uyuşmazlık konusu maddi hasar talebi bakımından ise eksik evrak ile başvuru yaptığını, davacı tarafın talep ettiği araç mahrumiyet bedelinin reddinin gerekirken yerel mahkemece bu hususta hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, zira araç mahrumiyet bedelinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, müvekkil sigorta şirketi meydana gelen zararlardan yalnızca poliçe dahilinde ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin   .. E. – ... K. sayılı ve  13/10/2022 usule ve yasaya aykırı ilamının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi, kararın tehir-i  icra talebiyle istinaf edildiğine ilişkin derkenarın Konya .. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına UYAP sistemi üzerinden gönderilmesini ve tehri-i icra kararı verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava trafik kazası nedeniyle hasar, değer kaybı ve mahrumiyet talebine ilişkin olup mahkemece verilen karar  davalı sigortaca aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir.<br>-Davalı sigortaya davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı istinafı;<br>2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile  yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü \"Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir\" denilmiştir. <br>Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.<br> 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır\".<br>HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.\" denilmiş,<br> 2.fıkrada ise, \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.\" düzenlemesi mevcut olup<br> 6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir. <br>Somut uyuşmazlıkta, hasar dosyaları kapsamından meydana gelen trafik kazasın nedeniyle  davacının, dava tarihinden önce davalıya belgeler ile birlikte başvurduğu tüm dosya kapsamı ile sabit bulunduğu, bilahare eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>-Yetki itirazında; <br>Dava konusu kaza sonucu oluşan haksız eylem nedeniyle maddi tazminata ilişkin olmakla, mahkemenin yetkili olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.<br>6100 sayılı HMK'nun 6/1.maddesinde; \"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.\" hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.<br>6100 Sayılı HMK'nun 16.maddesinde ise \"Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir\" hükmü yer almaktadır. <br>Eldeki davada olduğu üzere, bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)<br>Dava sebebi olan haksız fiil halinde HMK'nin 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olması gözönüne alındığında bu maddenin amacına aykırı bir yorumla HMK 7/I. maddesi gereğince haksız fiilin vuku bulduğu yerin tüm davalılar için kesin yetkili mahkeme olarak kabul edilmesi ve HMK'nin 6. maddesinde düzenlenen genel yetkili mahkeme yetkisinin kaldırdığı şeklindeki yorumlanamaz. Bir dava için birden fazla ( genel ve özel ) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. (Aynı yönde Yargıtay17. Hukuk Dairesi 2014/822 Esas, 2014/3818 Karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda, seçimlik yetkili mahkemelerden olarak, zarar haksız fiilin işlendiği Konya Mahkemesinde dava açılmış olup, itiraz yersizdir. <br>-Belirsiz alacak davasına ilişkin itirazda;<br>6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde” (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.<br> Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.<br>Buna kapsamda davanın niteliğine göre, zarar miktarı davanın başında, davacı tarafından tam olarak belirlenmesi kendisinden beklenemeyeceğinden, belirsiz alacak davası açılmasında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>-Bunun dışında, mahkemece araç mahrumiyet kaybı nedeniyle oluşan zarardan davalı sigortanın sorumlu tutulmadığı mahkeme hükmünden açıkça anlaşıldığından, buna ilişkin itirazı da yersiz bulunmuştur. <br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı.... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı.... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalı.... Sigorta A.Ş'den alınması gereken  2.074,43 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 518,81 TL nin mahsubu ile bakiye 1.555,62 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı.... Sigorta A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.24/10/2023<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Katip<br><br>e-imzalı <br> <br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f276ce2c47bb18a","SID":"0f8fd856ca472986"}}