{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2854 <br>KARAR NO\t: 2023/716<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...) <br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/... ESAS <br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...\t  <br>\t  Av. ...\t<br>DAVALI\t: 1 -...  -...- ...<br>DAVALI\t: 2 -...  -...- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...- ...<br>DAVALI\t: 3 -...  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br> <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 04/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : <br><br>Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  24/10/2022 tarih 2021/... esas sayılı ara kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                                      :<br>Davacı vekili,  davalıların haksız ve kötü niyetli hareket ederek  davacı şirketi zarara uğratarak muvazaalı  şekilde düzenlenen iki adet bono ile icra takibi başlattıklarını, bu duruma  dava dışı olan  şirket yetkililerinin sebebiyet verdiklerini,  mersin 6.İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasında borcun sebebi olarak 100.000 USD  bedelli 12/02/2018 tanzim 12/02/2018 vade tarihli bono gösterildiğini, takibe konu bono nedeniyle  müvekkili şirketin borcu olmadığından bahisle takibin şirket yönünden iptal edilmesi amacıyla Mersin 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasında şikayette bulunduklarını, bu dosyadan davacı şirketin feragat  ettiğini,  bu olaydan sonra tekrar müvekkili şirkete alacaklı ve borçluları Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takibi  ile aynı olan bu kez de 2000.000 USD lik başka bir bono üzerinden  takip başlatıldığını, bu bononun da düzenleme tarihinin 12/02/2018, vade tarihinin 12/02/2018 olduğunu, bonoları temsil yetkisi mahkeme kararıyla kaldırılan ...'nın kendi borçlarına karşılık gelmek üzere  haksız olarak  keşide ettiğini, şahıslar hakkında  Mersin Cumhuriyet Başavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle  davaya ve icra dosyalarına konu bonoların içeriği itibariyle  sahteciliğe  dayanması  nedeniyle   teminat aranmaksızın takiplerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ                                                             :<br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2022 tarih ve 2021/... Esas sayılı ara kararı ile;  tedbir talep eden davacı vekili tarafından icra takiplerinden sonra talepte bulunulduğu anlaşıldığından İİK'nun 72/3. maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden mahkememizin 21/06/2021 günlü  ara kararı ile  ihtiyati  tedbir talep eden davacı vekilinin icra takiplerinin durdurulmasına  ilişkin ihtiyati tedbir talebinin  reddine karar verilerek, toplanan deliller dikkate alınarak koşullarda değişiklik olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin icra takiplerinin durdurulmasına  ilişkin ihtiyati tedbir talebinin  reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t                          \t\t:<br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu senetlerle ilgili olarak davalıların birbirinden farklı ve tamamen uydurma olduğunu, dava konusu senetlerin ..., ... ve ...'in iş birliği ile sahtecilik ve dolandırıcılık suretiyle müvekkil şirketten haksız menfaat elde etmek amacıyla düzenlendiğini, HMK m.209'da sahtecilik iddiasına konu olan senet hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, mahkemenin 6100 Sayılı HMK'nın 209/1 maddesi ile ihtiyati tedbire ilişkin HMK m. 389 vd. Maddeleri nazara alınarak  takibin tedbiren durdurulması kararı verilmesinin mümkün olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t           :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t          :<br>Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, mahkemece verilen 24/10/2022 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br> Davacı tarafından, dava konusu iki adet bononun muvazaalı olarak oluşturulduğu, bonolardan dolayı davacı şirketin sorumluluğu bulunmadığını aksine bonolardan dolayı dava dışı ...'nın kişisel borcunun bulunduğunu iddia edilerek, Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... ve 2020/... esas sayılı takiplerine dayanak olan bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece verilen 24/10/2022 tarihli ara kararla  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Ara karara karşı davacı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>2004 sayılı İİK'nın 72/3. fıkrasına göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Öte yandan takibe konu kambiyo senedinin soyut iddialarla sahteliğinin ve bedelsizliğinin iddia edilmesi, HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak kambiyo senedinin hiç bir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmektedir. Ayrıca belirtmek gerekirse;  İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir. Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir. İcra İflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinden, tahsile kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise, İcra ve İflas Kanunu'nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması (zorunlu dava arkadaşlığı) hallerinde uygulanabilir. Bu ilkeler ışığında HMK'nın 209/1. maddesinin ilamsız icra takiplerine etkisi değerlendirilmelidir. Bu maddeye göre “adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” Bu maddenin icra takiplerinde uygulanması gerektiğine ilişkin olarak İcra ve İflas Kanunun'da bir hüküm bulunmamaktadır.<br>Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. İmza itirazı, İİK'nun 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK. M. 170/2).<br>Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, İİK'nin 72. maddesi kapsamında bir dava olup, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibi durdurulabilir. Sahtelik nedeniyle açılan menfi tespit davası, Cumhuriyet Savcılığı'na aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan davada kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. (HGK'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/12-1128 Esas, 2016/774 Karar)<br>Somut olayda, davacı tarafça ihtiyati tedbir yoluyla  takibin durdurulması talep edilmiş ise de, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin tedbiren durdurulmasının mümkün olmadığı, sahtecilik iddiasına ilişkin olarak mahkemece verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, anlaşılmakla ilk derece mahkemesince, takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın  usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15.TL  maktu  istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak 04/10/2023 tarihinde karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3068db5c4d1657ee","SID":"2145ddeed81e522d"}}