{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1724 Esas<br>KARAR NO: 2023/1147<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2019<br>NUMARASI: 2019/362 E. - 2019/831 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında bir takım mahcuzların saklanmasına dair bir saklama sözleşmesi imzalandığını ve davalının bir borçlusu ile ilgili olarak başlattığı icra kapsamında haczettirdiği menkulleri muhafaza edilmek üzere müvekkiline teslim ettiğini, muhafazaya ilişkin olarak da bu sözleşmenin imzalandığını, sözleşmeye göre malların saklanması için günlük 1.010,00 TL ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını, malların emanet edildiği 19/10/2018 gününden geri alındığı 17/01/2019 gününe kadar geçen 89 gün için ödenmesi gereken toplam 89.890,00 TL'den ödenen 47.280,00 TL düşüldüğünde 42.280,00 TL'nin ödenmediğini, müvekkilinin yediemin işletmecisi olup geçimini bu işten kazandığını ve sözleşme sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkilinin davalıdan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalı şirketin %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep  ve  dava etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Yeddiemin teslim tutanağı tanzimi haciz ve muhafaza işleminin devamı niteliğindedir. Muhafaza altına alınan malın yediemine teslimi icra işleminin tamamlayıcı ve zorunlu unsuru olup işlemin doğası gereğidir. Aksi durum  icra prosedürüne ve yaşamın doğal akışına aykırıdır. Davalının sözleşme serbestisi içinde yedieminle akdedilmiş olan  sözleşme ile bağlı ve yedieminlik ücretinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak yukarıda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, haczedilen malların değeri (505.000,00 TL) haciz tarihi ile haczedilen malların yedieminde kaldığı süre dikkate alındığında, Borçlar Kanunu 43.maddesi gereğince herhangi bir hakkaniyet indirimi uygulanmamıştır. Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -20.09.2019 tarihli duruşma ile ön inceleme duruşması yapıldığını  ve tahkikat duruşmasına geçildiğini ancak HMK madde 147  hükmüne göre tahkikat duruşmasına geçilmeden önce müvekkiline ihtar mahiyetinde tebligat çıkarılmadığını, müvekkilinin savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,-Müvekkil tarafından gerçekleştirilen 19.10.2018 tarihli haciz işlemi öncesinde, .... San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından yine 19.10.2018 tarihinde aynı menkullerin haczedildiğini, bu hususun muhafaza işleminden sonrasında öğrenildiğini, akabinde dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından menkullerin satışa çıkarılmasının istendiğini ve bu işlem için gerekli işlemler yapıldığını 19.12.2018 tarihli ihalede davacıya ait depoda muhafaza altında bulunan menkullerin ihale sonucunda satıldığını, ... San. Tic. Ltd. Şirketi'nin menkulleri alacağına mahsuben alındığını, müvekkili tarafından menkuller haczedilmiş ve yediemin sözleşmesi imzalanmışsa da sözleşmenin tarafının değişmiş olduğunu, dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şirketinden borcun ödendiğinin haricen öğrenildiğini ve ödeme dekontunun da talep edildiğini, resmi ödeme dışında davacı tarafa ekte sunulan 30.000,00-TL tutarlı dekont ile ödeme yapıldığını, yediemine toplamda 120.000,00-TL ödeme yapıldığını, -Yerel Mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadığını, Müvekkili tarafından cevap dilekçesi verilmemiş olduğunu, inkar edilen bir borcun varlığının tespiti için davacının dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayandığı da gözetilerek tarafların defterleri üzerinde ve banka hesap ekstreleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, -Usulüne uygun arabuluculuk süreci yapılmadığını,-Davacı yanın, saklama sözleşmesi sunduğunu ve cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu olarak davayı inkar manasına gelmesi dolayısıyla işbu sözleşmede yer alan imzanın da inkar edildiğinin kabulü ile araştırma yapılması gerektiğini, yedieminliğe ilişkin yönetmeliğin incelenmesi ve bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak dava değerinin, alacağın belirlenmesi ve ödenmiş yediemin ücretlerinin mahsubunun uzmanı vasıtasıyla hesaplanması gerektiğini, davacı yanca sunulan sözleşmede yer alan hususların  yedieminlik mevzuata aykırılığının tespiti gerektiğini kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava değeri nazara alınmak suretiyle davada basit yargılama usulü (HMK 316 - 322) uygulandığını, 27.05.2019 tarihli tensip zaptı ile delillerin sunulması için iki haftalık kesin süre verildiğini, dilekçelerin teatisi aşamasından sonra ön inceleme ve tahkikat aşamasına geçilmesine ve ön inceleme ve tahkikat duruşmasının 20.09.2019 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, istinaf dilekçesinde \"yediemin sözleşmesinin imzalandığı\" kabul edilmekle birlikte \"cevap dilekçesi verilmemiş olmakla imzanın inkar edildiği\" şeklinde tamamıyla mesnetsiz bir iddia ortaya atıldığını, alacaklı vekili Av....'nın dava konusu sözleşmeyi imzaladığını, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için basit matematik bilgisinin yeterli olduğunu, dava konusu sözleşmenin günlük ücret tutarı tarifeye göre de belirlense aynı tutar olduğunu, ayrıca sözleşme de yapılabileceğini, tarifeye göre malların muhammen bedelinin binde ikisi oranında günlük saklama ücreti belirlenmesi gerekirken zaten sözleşmede de malların muhammen bedeli olan 505.000,00 TL'nin binde ikisi (1.010,00 TL) oranında günlük ücret belirlendiğini, fahiş bir günlük ücret de söz konusu olmadığını, Davalı, sözleşmenin tarafının değiştiği iddiasının Mahkeme'yi yanıltmaya çalışmak olduğunu, bahis konusu malların birebir aynı olmadığını, saklama sözleşmesine konu olan ... Tal. sayılı dosyasından muhafaza altına alınan malların 4 adet makine olup bunların toplam muhammen bedeli 505.000,00 TL'dir. 2018/15254 E. sayılı dosyadan satışı yapılan mallar ise bu dört makineye ilaveten 39 makine ve 106 koli menkul mal olduğunu, bu 39 makine ve 106 koli mala (muhammen bedeli yaklaşık 450.000,00 TL'dir) ilişkin yediemin ücretinin İcra Müdürlüğü'nce hesaplandığını ve o dosyanın alacaklısı tarafından müvekkiline ödendiğini, bu malların saklama sözleşmesi ile bir ilgisi olmadığını istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi gereğince saklama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda  iki temel yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı (m.118-186) ve basit (m.316-322) yargılama usulleridir. 6100 sayılı HMK’nun “Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler” başlıklı 316. maddesinin (g) bendi düzenlemesi uyarınca; “Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler”  basit yargılama usulüne tabidir. Basit yargılama usulünde tahkikat tamamlandıktan sonra, yazılı yargılama usulünde olduğu gibi sözlü yargılama için ayrı bir kesit öngörülmeyip  bunun için ayrıca süre verilmeyeceğinden, hakimin tahkikatın tamamlandığı duruşmada hazır olan tarafın  son beyanını alıp  yargılamanın sona erdirip  hükmünü tefhim etmesinde 6100 Sayılı HMK.nun 321. maddesi hükmüne aykırı bir yön bulunmadığı, 24/09/2019 tarihli celsede ilk derece mahkemesince yargılamanın basit yargılama usulüne  uygun olarak yürütülüp  tamamlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin usule ilişkin aleyhe istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Esasa ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 357/1 maddesi gereği, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen gözönünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. 6100 Sayılı HMK.nun 318.maddesi uyarınca tarafların dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda olduğuna ilişkin  hüküm uyarınca davalı tarafa   yerel Mahkemece tensip zaptı ile, bu hüküm gereği delil listesini sunması, ilgili belgeleri mahkemeye vermesi veya bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın yapılması için süre verildiği anlaşılmış, davalı taraf, tebliğ edilen dava dilekçesine karşı 2 haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi  sunmamıştır.Taraflar arasında serbest iradeleri ile düzenlenen yeddi emin teslim zaptı ve ücret sözleşmesi olduğu beyan edilmiş ise de, dosya kapsamında yapılan incelemede Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat dosyasında iki ayrı haciz tutanağı olduğu,  19/10/2018 tarihli tutanakta bilirkişi ücret takdir ettiğinde yedieminlik ücretinin yazılacağının kararlaştırıldığı,  11/12/2018 tarihli tutanakta ise Adalet Bakanlığı Depo ve Ücret tarifesine göre takdir edileceğinin kabul edildiği, davaya konu mahcuz malların hangi tutanağa ilişkin olduğunun tespitinin yapıldıktan sonra  Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında aynı malların muhafaza altına alınıp alınmadığı, aynı dönemde ilişkin mükerrer talep olup olmadığının  değerlendirilerek denetime elverişli rapor alınması gerekirken, dekonttaki ödemenin hangi yedieminlik ücretine ilişkin olduğu ve mükerrer tahsilat olup  olmadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ile  karar verilmiş olduğu gözetilerek, davalı vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu tespit edilmiş olup 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2019 tarih, 2019/362 E. 2019/831 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1f9c68ab746768d","SID":"5d54be749a53d89f"}}