{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>                      T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1467 <br>KARAR NO    : 2023/1347<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2023/671 Esas<br>DAVACI\t\t: ....\t  <br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVALILAR\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacının dava dilekçesinde özetle; davacının....'nin .... dan çekmiş olduğu krediye kefil olduğunu ve annesi adına kayıtlı taşınmazı yine aynı kredi kapsamında ipotek ettirdiğini, kredinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve kefillerin takipte borçlu sıfatıyla yer alarak borcun taksitler halinde bankaya ödendiğini, davacı tarafından kefilin rücu hakkı kullanılmak suretiyle Samsun İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da şirketin fiilen faal olmaması nedeniyle borcu tahsil etmenin mümkün olmadığını, ticaret hayatında borçlu şirketlerin veya şirket ortak ve üylerinin şirket tüzel kişiliğinin arkasına saklanarak alacaklılarına zarar verme kastıyla dürüstlük kuralanı aaykırı olarak tasarruflarda bulunduklarını sıklıkla görüldüğünü beyanla Samsun İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyası üzerinden, öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise teminat mukabilinde davalıların tespit edilecek menkul ve gayri menkul malları ile bankalar ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına Yargıtay kararları uyarınca ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece Mahkemesi tarafından  yapılan inceleme neticesinde davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine dair ara karar kurulduğu anlaşılmıştır.<br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle, kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>Talep, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.<br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>İhtiyati haciz talep edebilme şartları ise, İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir.Muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır.Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenilemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.<br>İİK’nın 258. maddesi“Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi yeterlidir. Alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecek olmasına,  ihtiyati haciz koşullarının bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE,<br>2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, <br>3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine,<br>Dair, HMK'nın 362/1-f  maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/09/2023 <br><br>....<br>Başkan<br>....<br> ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br> ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br> ¸e-imza <br>....<br>Katip<br>....<br> ¸e-imza <br><br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 20/09/2023<br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a08a2196bbc8971d","SID":"d406c3bea26bd19d"}}