{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/796 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2023/1254<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/01/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/655 E 2021/45 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 05/10/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/10/2023<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan cari hesap ilişkisi kapsamında alacaklı olduğunu alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini, belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; katıldığı oturumda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br> Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: davalının ticari defter kayıtların agöre davacının usulüne uygun alacağının varlığını kanıtlayamadığı, gibi açıkça davalının vergiş bildirimlerinin araştırılması deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; açıkça müvekkilinin ticari defter kayıtlarına dayanıldığını sadece davalının ticari defter kayıtları incelenerek karar verilmeyeceğini, taraflar arasındaki delil sözleşmesine göre müvekkilinin ticari defter kayıtlarının esas alınacağını vergi bildirimlerinin de ticari defter kayıtlarının bir arçası olduğunu açıkça dayanılması gerekmediğini eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın ispatı yönünden mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı hususuna ilişkindir.    <br>             DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br> Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2019/11681 sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklının .... , borçlunun ... San. Tic. A.Ş. olduğu ve 151. 659,23 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip talebi yapıldığı, borcun sebebinin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak olduğu, borçlu tarafça borcun tamamına itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.<br> Bilindiği üzere dava itirazın iptali davası olup itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Takip dayanağı olarak davacı cari hesaba dayanmışsa da mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu sadece davalının ticari defter kayıtlarına dayanılarak yapılmış  taraflar arasındaki  ilişki davalının ticari defter kayıtları doğrultusunda  alacak belirlenemediği için davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br> Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;<br>“(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>\t(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>\t(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.<br>(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” .şeklindedir.<br>7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir;<br>“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada, ticarî nitelikteki satış sözleşmesi nedeniyle cari hesaba dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine ilişkin itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı taraf ise icra takibine itirazında ve  yargılamada; dava konusu alacak nedeniyle borçlu olmadığını bildirmiştir.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun icra takibi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 222/3 maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinden mahkemece sadece davalı defterlerine dayalı olarak davanın reddi isabetli değildir. Diğer taraftan, davacı tarafça açıkça ticari defter kayıtlarına ve yemin deliline dayanılmasına rağmen ticari defter kayıtlarının incelenmemesi  ve yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması da önemli bir eksikliktir.<br> Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı yan vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/655Esas, 2021/45Karar ve 21/01/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya  İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 05/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br>Başkan...<br>  e-imzalıdır <br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br>Katip...<br>  e-imzalıdır <br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63f2217d983d7ce8","SID":"5ff8f84e304fed2f"}}