{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/450 <br>KARAR NO\t: 2023/770<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, <br><br>DAVACI\t: .... <br>VEKİLİ\t: Av. .... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ..., <br>\t  Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 10/10/2023<br>YAZIM TARİHİ                   : ...<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İş Sağlığı ve Güv. Mal. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.’de %50 pay sahibi olduğunu, davalının da şirkette %50 pay sahibi ve münferiden temsili yetkili müdür olduğunu, ancak davalının, şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlüğüne aykırı davranmadığını,  davacı ortağı bilgilendirmediğini, ortaklar arasındaki güven duygusunun azaldığını ileri sürülerek ihtiyati tedbir yoluyla davalının şirketteki yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kısıtlanmasına, davacıya münferiden şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisi tanınmasına veya müşterek imza ile iki ortağa müdürlük yetkisi verilmesine karar verilmesini talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; netice-i talep (davalının şirket ortaklığından çıkartılması istemi hariç) açık bir şekilde belirtilmediği, tereddütlü ve açıklamaya muhtaç bir şekilde şirket müdürünün azli isteminin dava konusu olduğunun kabul edilmesi ihtimalinde; davalının şirket müdürlüğünden azledilmesi isteminin nihai hüküm ile ulaşılabilecek bir sonuç olduğu, nihai hükme konu olacak bir sonuca (davanın esasını çözer tarzda) ihtiyati tedbir yoluyla ulaşılmasının mümkün görülmediği, davada yer alan davalının şirket ortaklığından çıkartılması istemi yönünden; uyuşmazlık konusu ile tedbir istemi arasında bağlantı bulunmadığı gerekçesi ile tedbir talebinin yerinde görülmediği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aralarında ciddi uyuşmazlık bulunan iki şirket ortağından davalı ...'ın, davanın devamı sırasında temsil ve ilzam yetkisini tek başına kullanmasının, müvekkili açısından önemli zararlara sebebiyet verileceği endişesini yarattığını, dosya kapsamında yer alan delillerin taraflar arasında güven duygusunun kalmadığını ortaya koyacak nitelikte olduğunu, bu konuda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, tarafların hak ve sorumluluk dengesinin korunması yönünden şirketin yönetimiyle ilgili olarak geçici hukuki koruma sağlanması için şartların oluştuğunu, taleplerinin kabul edilmesinin müvekkilinin ortaksal haklarının korunması açısından zaruri olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, TTK' nun 640. maddesi gereğince açılmış, ortaklıktan çıkarma ve şirket mal varlığının şirkete iadesi istemlerine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise davalı ortağın yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması/sınırlandırılması istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen 19/01/2023 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Mahkemece verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Geçici hukuki koruma türlerinden olan İhtiyati Tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. <br>HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi\" olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nda, sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyumu atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Sermaye şirketlerinde kayyım atanması ile ilgili olarak, TTK'da bulunan tek madde 617. maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan yollama uyarınca 412. maddesidir. Burada; genel kurula çağrının yapılması için kayyım atanabileceği düzenlenmiştir. TTK'nun, 636/2 maddesi,  limited şirketlerde organ yokluğunu ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasında fesih davası açıldığında mahkemenin gerekli  önlemleri alacağı belirtilmiştir. Bunlar arasında kayyım atanması olduğu da kuşkusuzdur. Diğer taraftan TTK'nun 1. maddesi gereğince; Türk Ticaret Kanunu, Türk Medenî Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık, temsil kayyumu (TMK, m.426), yönetim kayyumu (TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üç türlü düzenlenmiştir. TMK'nun 427/4. maddesinde; Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı belirtilmiştir. Ayrıca limited şirketlerde müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayılmıştır. (TTK.nun 616/1-b maddesi) <br>Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyum atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Somut olayda, dava dışı şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi mevcut delil durumu dikkate alındığında, davalı şirket müdürünün,  yönetim haklarının ve temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması ya da sınırlandırılması için, TTK'nun 630/2 maddesi gereğince haklı nedenlerin varlığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı, davacının varsa, 6102 sayılı TTK'nun 438. vd. maddelerinde belirtilen yasal koşullara uyarak özel denetçi atanmasını talep edebileceği, somut olayda böyle bir talebin de olmadığı, sonuç olarak, HMK'nın 389. maddesi anlamında, davalının temsil yetkisinin kaldırılması ya da sınırlandırılması ve temsil yetkisinin davacıya ya da her iki ortağa birlikte verilmesini gerektirir bir durumun varlığının, HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu nedenle ilk derece mahkemesince, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun  olduğu anlaşılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,  <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.10/10/2023\t\t\t<br>\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35ecc810937eaf81","SID":"4294a584050bdbe7"}}