{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/562 <br>KARAR NO: 2023/1662<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2018<br>NUMARASI: 2018/306 Esas -  2018/1057 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın 15/11/2015 tarihinde, dava dışı sigortalı ...'nün sevk ve idaresinde iken,  akaryakıt alınması amacıyla davalıya ait akaryakıt istasyonuna gidilmesi ve araç anahtarının istasyon görevlisi ...'ya teslim edilerek, akaryakıt tutarını ödemek için araç yanından ayrılmasını müteakip, geri döndüğünde aracın yerinde olmadığı, çalındığının belirlendiğini, söz konusu aracın daha sonra terk edilmiş olarak hasarlı bir şekilde bulunmasından sonra, sigortalının yapmış olduğu başvuru neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında sigortalıya araçta oluşan hasar nedeniyle, 25/01/2016 tarihinde tazminat ödemesi yapılmak suretiyle sigortalının haklarına halef olunduğunu ve zararın oluşmasında sorumluluğu bulunan davalı aleyhine yapılan ödemenin rücuan tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile birlikte takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi istenilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin; aracın çalınmasından ve oluşan hasardan sorumlu olmadığını, müvekkilinin işlettiği istasyonda gerçekleşen olay ile zarar arasında bir illiyet bağı olmadığını,  dolayısıyla müvekkilinin zarardan sorumlu olduğunun düşünülemeyeceğini, olayda araç sahibinin kusurlu olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, davalının işlettiği akaryakıt istasyonundan çalındığı, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen sigorta poliçesinin 7. Sayfasında araç anahtarının ele geçirilmesi suretiyle aracın otopark, oto yıkama, tamirhane gibi işletmelerden çalınması halinin teminat kapsamında olduğunun belirtildiği, bu şartta akaryakıt istasyonu sayılmamış olmakla birlikte, maddede vb gibi işletmelere yer verilmiş olduğundan, çalınmanın sigorta teminatı kapsamında bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, ayrıca dosya içerisinde araç maliki ...'nün 30/11/2015 tarihli temlik belgesi bulunduğundan, davacının temlik hükümlerine göre de eldeki davayı açmasının mümkün olduğu, dolayısıyla ... plaka sayılı aracın çalındığı ve sonrasında hasarlı bir biçimde bulunduğu tespit edilmiş olduğundan, davalının çalınma olayının gerçekleşmesinde kusuru varsa sorumluluğu yoluna gidilebileceği benimsendikten sonra; \"...13.06.2012 Tarih 28322 Mükerrer Sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış olan Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ gereğince Akaryakıt ikmal ve Dolum elemanı ulusal meslek standardına göre ikmal ve dolum elemanının görevleri aşağıda sayılmıştır. Kullanıcıyı yakıt türüne göre ikmal alanına yönlendirir. Kullanıcıyı istasyon içindeki araç trafiğini aksatmayacak uygun dağıtım birimi adasına yönlendirir. İstasyondaki dağıtım birimi adalarının doluluk durumuna göre gelen kullanıcıların sıraya girmesini sağlar. Kullanıcıya satın almak istediği yakıt türünü ve miktarını sorar. İkmal yapılacak aracın plakasını dağıtım birimi adası üzerinde bulunan yazar kasaya yazar. İkmal yapılacak aracın motorunun çalışmadığından emin olur. İkmal yapılacak aracın yakıt türünü depo kapağı üzerindeki bilgilerden kontrol eder. Aracın yakıt deposunun kapağını açarak kapağı ikmal yapılacak araç üzerinde yer varsa oraya takar, bulunmaması durumunda kapağı kaybolmayacak şekilde muhafaza eder. Akaryakıtın pompadan kullanıcı deposuna aktarıldığını kontrol ederek ikmal süresince sağlıklı bir aktarım yapmak için aracın başında bekler. İkmal bittikten sonra tabancayı dikkatlice aracın deposundan çıkartarak pompadaki yerine yerleştirip aracın depo kapağını kapatır. Kredi kartı/banka kartı ile ödeme durumunda kullanıcıyı ödeme cihazının bulunduğu yere yönlendirir. Buna göre Davalının ikmal elemanı (pompacı) görevini gereği gibi yapmayarak yakıt almakta olan aracın alım süresince başında beklemeyerek çalınmasına sebebiyet vermiş olduğundan aracın çalınması sonucunda oluşan hasarından dolayı sorumlu olduğu..\" şeklindeki gerekçeyle ve hükme esas alınan 14/09/2018 günlü bilirkişi raporu doğrultusunda; -DAVANIN KISMEN KABULÜNE, -İstanbul ... İcra Müd ... E sayılı takip dosyasında davalı itirazının 5.581,41-TL asıl alacak olmak üzere Toplam 5.795,41-TL üzerinden İPTALİNE, takibin asıl alacağa takip tarihinden sonra yıllık %10.50 değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, -Alacağın %20 si oranında 1.159,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; akaryakıt dolum görevlisinin tüm akaryakıt alımı süresince araç başında beklemek gibi bir görev bulunmadığı halde, hatalı bir takım belirleme ve değerlendirmeler sonucunda, vekil edeninin sorumluluğu yoluna gidilmesinin doğru olmadığı, ayrıca mahkemece ödeme yapmak için araç başından ayrılan araç sahibinin, aracını kitleyip anahtarını yanına alması mümkünken bunu yapmamış olması nedeniyle, aracın çalınmasında kusurlu olduğunu ve esasen bu olaya kendisinin sebebiyet verdiğinin gözetilmesi gerektiği, keza oluşan rizikonun poliçenin teminatı kapsamında sayılmasına ilişkin değerlendirmeye de katılmanın mümkün olmadığı, poliçenin 7.sayfasında bulunan \"anahtar kullanılarak araç çalınması klozunun sadece maddede belirtilen iş yerlerinden çalınma halini kapsadığının\" dikkate alınmadığı zira akaryakıt istasyonlarının sadece akaryakıt satışı hizmeti verdiği, kanunen geçerli bir vergi karşılığı, gözetim bakım ve onarım hizmeti vermediği, dolayısıyla da hasarın teminat kapsamında kalmadığının ön görülmesi gerektiğine yöneliktir. Dava; sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin zararın meydana gelmesinde sorumluluğu olduğu ileri sürülen davalıdan, rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. İstinaf eden vekilinin, istinaf başvuru dilekçesindeki açık istinaf başvuru sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre öncelikle belirtilmelidir ki; görülmekte olan davada, sigortalı araç sürücüsünün akaryakıt almak için davalının müsteciri olduğu iş yerine geldiği, araç anahtarını davalının çalışanına akaryakıt dolumu yapılmak üzere verdiği ve akaryakıt bedelini ödemek amacıyla aracın yanından ayrıldığı, müteakip döndüğünde aracın çalındığının tespit edildiği ve daha sonra aracın hasarlı bir şekilde bulunduğu konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında çözülmesi gereken uyuşmazlık; Davalının iş yerine gelen araçların güvenliğini sağlamak ve meydana gelebilecek zararları önlemek için gerekli önlemleri alıp almadığı, dava dışı sigortalının; akaryakıt bedelini ödemek için aracı kilitlemeden ve araç anahtarını yanına almadan, araç yanından ayrılmasının davalının sorumluluğu yönünden illiyet bağını kesecek mahiyette ağır kusur olup olmadığı ve  rizikonun poliçenin teminatı  kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkindir. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesiyle birlikte, az yukarıdaki tespitler ve istinaf başvuru sebepleri göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı ile sigortalı  arasındaki sözleşmeye göre rizikonun sigorta poliçesinin teminatı kapsamında bulunduğunun belirgin olmasına, her ne kadar sigortalının aracın kapılarını kilitlemeden ve anahtarlarını da yanına almadan aracın başından uzun süreli  ayrılması  nedeniyle  sigortalının ağır kusurlu olacağı  ve böyle bir davranışın  davalının sorumluluğu yönünden illiyet bağını keseceği ve böyle bir durumda talebin TMK'nın 2.maddesine aykırı olacağı düşünülebilir olsa da, somut olayda  sigortalının akaryakıt bedelini ödemek üzere  kısa süreli  aracın başından ayrılmasının davalının sorumluluğu yönünden illiyet bağını keseceğinin kabulüne yasal olanak olmamasına, bu durumda gerekli  güvenlik önlemlerini almayan  davalının meydana gelen sonuçtan  sorumlu bulunmasına göre; davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 395,88-TL harçtan peşin yatırılan 98,97-TL harcın düşümü ile bakiye  296,91-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK.m.362/1-a hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b97a9548d952ef7","SID":"480ac7b95a29397f"}}