{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/609 \t\t                ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN<br>KARAR NO\t: 2023/1148\t\t             ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                      (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....   (...)<br>ÜYE\t\t: ...              (...)<br>KATİP\t\t: ...   (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2020<br>ESAS NO\t\t: 2017/837 E 2020/826 K<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 22/09/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 20/10/2023<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t  <br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin muhtelif tarihlerde davalı ... şirketine toplam 1.250.000,00 TL tutarında inşaat malzemesi sattığını, davalı şirketin 300.000,00 TL ödediğini, bakiye fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, müteahhitlik firması olan davalının yetkilisi ... ...'nun müvekkilinden satın aldığı inşaat malzemeleri ile inşaa ettiği binalardaki bir kısım taşınmazları düşük bedellerle yine kendisinin kurucusu ve yetkilisi olduğu diğer davalı... şirketi ve aile fertleri adına devrettiğini, şirketin içini boşalttığını, borçları ödemekten kaçındığını, davalı şirketlerin faaliyet adresleri ve faaliyet alanları farklı gibi gösterilse de her iki şirketin yetkilisinin aynı kişi olması nedeniyle ve satış gibi gösterilen devirler incelendiğinde organik bağın bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı ... .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle;   müvekkilinin davaya esas ticari ilişkiden doğan tüm borcunun 1.250.000,00 TL olduğunu, borcun 300.000,00 TL'lik kısmının ödendiğini, takibe konu edilen 950.000,00 TL'lik borcun ayrıca ödendiğini, ödemeye ilişkin evrakların müvekkilinin ofisinden izin ve rızası dışında davacı tarafından alındığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulama koşullarının oluşmadığını, her iki şirketin sadece ortaklarının aynı olduğunu, malların muvazaalı olarak devredilmediğini, muvazaa iddiasının dinlenebilmesi için mal varlığının öncelikle müvekkili şirkete ait olması gerektiğini, bahsi geçen taşınmazların müvekkili şirkete ait olmadığını belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar  verilmesi istemiştir. <br>Davalı... .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında hiçbir ticari  ilişkinin bulunmadığını, alacağın kaynağı olarak gösterilen faturaların tamamının davacının  ticari ilişki içinde olduğu diğer davalı ... şirketi adına kesildiğini, müvekkili şirketin 15/11/2016 tarihinde ticaret sicile tescil edildiğini, borcun kaynağının   2012-2014 yılları arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak kesilen faturalara olduğunu,  tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulama  koşulları oluşmadığını, muvazaa iddiasının dinlenebilmesi için malvarlığının öncelikle borçlu şirkete ait olmasının gerektiğini, taşınmazların tapularının  hiçbir zaman  davalı ... şirketi adına olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından davalı ... şirketine inşaat malzemelerinin satılarak teslim edildiği, mallara karşılık tanzim edilen faturaların davacı şirket tarafından davalıya gönderildiği, davalı tarafından ticari defterlerine kaydedildiği ve BA ve BS formlarıyla vergi dairesine bildirildiği, yapılan tahsilatlar indirildiğinde 946.163,46 TL davalı ... şirketinin davacı şirkete borçlu olduğu, hernekadar davalı ... şirketi davacı şirketten satın aldığı malların  bakiye bedelleri için davacı şirketin belirttiği kişilere taşınmazların satılarak devredildiğini ve bedellerinin davacı şirkete verildiğini iddia etmiş ise de tapu kayıtlarının yapılan incelemesinde taşınmazların üçüncü şahıslara satıldığı, bedellerinin nakden alındığı, bedellerin davacıya ödendiğine dair bir ibare bulunmadığı dikkate alındığında davalı şirketin ödemeyi ispatlayamadığı,  davalı ... şirketinin defter kayıtlarına göre 946.163,46 TL davacı şirkete borçlu olduğu,  davalı ... şirketinin %90 hissedarının ... ... olup bu şahıs tarafından 2016 yılında diğer davalı... şirketinin kurularak tek ortağı ve müdürü olduğu, her iki  şirketin temel işletme  konusunun inşaat olduğu,  dava dışı ... ...'nun her iki davalı şirkete TTK 195/5 maddesi kapsamında hakim teşebbüs ve davalı şirketlerin de kardeş/yavru şirketler olduğu, davacının inşaat malzemesi sattığı davalı ... şirketinin inşa ettiği dairelerden 13 tanesini davalı...'e satarak tapudan devrettiği, ancak bedellerini ödemeyerek dava dışı ... ...'na (her iki şirketin hakim ortağı ve yetkilisi) alacak yazıldığı, bu şekilde davalılar arasında organik bağın mevcut olduğu, davalı ... şirketinin davacıya olan borcundan kurtulmak amacıyla diğer... şirketini kurarak alacağın tahsilini imkansız hali getirdiği, bu nedenle tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle davalı... şirketinin de sorumluluğuna gidilebileceği gerekçesiyle her iki davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 946.163,46 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile icra inkar tazminatına, davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.  <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1.250.000,00 TL borçtan 300.000,00 TL'sinin ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, bakiye 950.000,00 TL'nin de davacının isteği ile 5 adet dairenin yine davacı yanın gösterdiği kişilere devredilmek suretiyle ödendiğini, dairelerin devri suretiyle borcun ödendiğine dair belgelerin müvekkilinin ofisinden davacı şirket yetkilisi tarafından çalındığının ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu,  950.000,00TL alacak için yaklaşık 4 yıl sonra işlem yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeden ve gerekçeli kararda tartışılmadan davanın kabulüne karar verildiğini, taşınmaz satışlarının yapıldığı kişilerin tanık olarak dinlenmesi talebinin kabul edilmediğini, bilirkişi raporuna göre davacının kendi ticari defterlerine göre alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, davacının alacağını ispat edemediğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanması için gerekli şartların oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanması için gereken şartların bulunmadığını, diğer davalı şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının kendi defterlerine göre alacaklı olmadığını, alacağını ispat edemediğini, diğer davalı şirketin borcu ödediğine dair belgelerin davacı şirket yetkilisi tarafından çalındığının ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, taşınmazların devri suretiyle ödeme yapılmakla devir yapılan kişilerin tanık olarak dinlenmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının davalı ... şirketten bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, davalı ... şirketinin borçtan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi kapsamında borçlu olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, faturaya dayalı  alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. <br>Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2017/20118 Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 24/10/2017 tarihinde alacaklı davacı tarafından borçlu davalılar aleyhine faturalara dayalı olarak toplam 950.881,46 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların süresinde borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Davacı, davalı ... şirketinden faturalardan kaynaklı bakiye alacağının olduğunu iddia etmiş, davalı ise bakiye borcun davacının gösterdiği kişilere yapılan taşınmaz satışları ile ödendiğini savunmuştur. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, hesabın kapatıldığı, alacağın görünmediği tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tahsilat bulunmadığını, muhasebecinin sehven borçlu ve alacaklı hesaplarını mahsup ederek hesabı kapattığını ileri sürmüş ise de, hatalı kayıtlar süresinde muhasebe usul ve yöntemince düzeltilmemiş olup bu durum ilk kez davada ileri sürülmüştür. Davacının kendi ticari defterlerindeki aleyhe kayıtların aleyhe delil niteliğinde olması nedeniyle ticari defterlerinde alacak ödenmiş olarak görünmesine rağmen icra takibi başlatması nedeniyle davanın reddine ve süresinde  sunulan cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep edildiğinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalıların istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br> <br> <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar vekillerinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/837 Esas 2020/826 Karar sayılı 23/12/2020 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>2-a- Davanın REDDİNE,<br>İcra takip çıkışı ve dava değeri olan 950.881,46 TL üzerinden %20'sine karşılık gelen 190.176,29 TL  kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 11.484,27 TL harçtan mahsubu ile artan 11.214,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,<br><br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>d-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>e-Davalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 134.596,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>f-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,      <br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>4-İstinaf eden davalılar tarafından yapılan 48,90 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,  <br>7-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 22/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t       <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>Katip ...<br>   e-imzalıdır <br><br>     <br><br>    <br>     <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c1f3f2a2d9fc429","SID":"ef2d4d5108b69e63"}}