{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1218 - 2023/1136<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1218 <br>KARAR NO\t: 2023/1136<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/02/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/18 E.  -  2019/77 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/02/2019 tarih ve 2017/18 E. - 2019/77 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... ve davalı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2015/00322 başvuru numaralı “...” ibareli markanın tescili için davalı kurumu başvurduğunu, davalı şirketin “... + şekil” markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz Markalar Dairesi Başkanlığınca itiraz reddedilmiş ise de, bu karara itiraz üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından bu kez başvurunun nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının görünümlerinin farklı olduğunu, markaların bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan parçalara bölünerek inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, tüketicilerin, itiraza mesnet markada yer alan “...” ibaresini hiçbir zaman münferit olarak seçip algılamayacaklarını, “... + şekil” ibaresini bir bütün olarak algılayacaklarını, markalarının emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer hizmetlerden oluşmadığını, bu sebeple aralarında iltibas ihtimali bulunmadığı ileri sürerek, YİDK’nın 2016-M-11349 sayılı kararının iptali ile müvekkili şirkete ait 2015/00322 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin \"...\" ibaresinin yer aldığı bir çok marka tescilinin bulunduğunu, başvurudaki esas unsurun da \"...\" ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesi anlamında benzerlik olduğunu, davacı markasının sadece 35. sınıftaki 1-34. sınıf malların satış hizmetleri için tescil ettirilmek istenmesinin ve müvekkili firmaya ait markanın ise 29, 30, 32, 33 ve 34. sınıf malların satış hizmetleri için 35. sınıfta tescilli olmasının, 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesi uyarınca red gerekçelerini ortadan kaldırmadığını, aksine ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalini daha da arttırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu marka başvurusunun esaslı unsurunun münhasıran \"...\" ibaresi olduğu, itiraza mesnet markanın esaslı unsurunun ise \"...\" ve \"...\" ibarelerinden oluştuğu, davalı markasının esaslı unsurlarından biri olan \"...\" ibaresinin aynen ve bütün halinde davacı markasında yer alması ve davacı markasının başka bir ibare içermeksizin münhasıran bu sözcükten oluşmasının taraf markaları arasında dolaylı da olsa bir benzerlik yarattığı, tüketicilerin başvurunun davalıya ait markanın serisi/yeni bir versiyonu olduğunu düşünebileceği, işletmeler arasında idari veya ekonomik bağlantı bulunduğu zannına kapılabileceği, Yargıtay içtihatlarında  35. sınıf  05. alt grubunda emtialar yönünden spesifik olarak sınırlandırılmış markaların kapsamındaki emtianın, birebir örtüşme dışında, doğrudan benzer olarak kabul edilmemesi gerektiği görüşünün benimsendiği, bu çerçevede taraf markaları arasında 35/02, 03, 04, 05 alt gruplarındaki hizmetler ile 29, 30, 32, 33 ve 34. sınıflardaki malların satış hizmetleri bakımından 35/05 alt grubu itibariyle benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 31. sınıflardaki ilişkisiz malların satış hizmetleri bakımından ise 35/05 alt grubu itibariyle emtia listelerinin farklı olduğu ve iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, YİDK'nın 15.11.2016 tarih ve 2016-M-11349 sayılı kararının kısmen 35/05 grupta; ''müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 31 sınıf ürünlerin bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)''  yönünden  iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları ile kapsamlarındaki emtiaların benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarındaki esas unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, kararla karıştırılma ilişkilendirilme ihtimalinin daha da arttığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirkete ait itiraza mesnet markanın esas unsuru olan \"...\" ibaresinin davaya konu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruda başkaca bir unsura yer verilmediği, taraf markalarının kapsamındaki emtiaların da 35/01. 02, 03, 04. alt gruplarındaki hizmetler ile 05. alt grup yönünden 29, 30, 32, 33 ve 34. sınıflardaki malların satış hizmetleri bakımından benzer oldukları, bu hale göre taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, öte yandan \"...\" ibaresi İngilizce \"iyi yiyecek anlamına gelip yiyecek ve içecek sektöründe zayıf bir marka ise de, davaya konu başvuruda bu ibareye bir ayırt edicilik de katılmadığı, yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili, davalı ... vekili ile  davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ile davalı ... ve davalı şirket vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ... ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... ve davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/09/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 21/10/2023\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72101ad16a2bf0cb","SID":"8513016f4b0d0786"}}