{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1751 Esas<br>KARAR NO: 2023/1120<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/04/2019<br>NUMARASI: 2017/444 E. - 2019/480 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müflis şirket idaresi vekili dava dilekçesinde; müflis şirketin davalı şirket aleyhinde Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesinde inançlı sözleşmeye dayalı olarak açtığı tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay tarafından bozulmasından kısa bir süre sonra davalı şirketin dava konusu taşınmazı elden çıkararak tapu iptal talebi yönünden davanın kabulünü engellediğini, davanın tazminat davasına dönüştürüldüğünü, yargılama sonunda davanın kabulüne verilen kararın onandığını, faiz talep edilmesine rağmen mahkeme tarafından faiz hakkında bir hüküm kurulmadığı, bunun üzerine davaya konu Manisa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında faiz alacağının takip konusu yapılmasına rağmen davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, mükerrer bir takip yapılmaması nedeniyle derdestlik itirazının haklı olmadığı, faizin ayrı bir dava ya da takiple talep edilmesinin mümkün bulunduğunu, faiz talebinin 10 yıllık zaman aşımına tabi olması nedeniyle zaman aşımı süresinin dolmadığını, talep edilen faiz oranının yasaya uygun olduğunu, tarafların tacir olması nedeniyle ticari faiz talep edildiğini bildirmiş, davalının itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/463 esas sayılı dosyasında 04/07/2015 tarihinde açtığı davada faiz talebinde bulunmadığı, tapu kaydının iptalini talep ettiğini, 30/06/2016 tarihinde kendilerine ulaşan tebligat ile zaman aşımı süresi dolduktan sonra faiz talebinde bulunduğunu zaman aşımı süresinin dolmasından sonra faiz talebinde bulunması nedeniyle davanın bu yönden reddinin gerektiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında iflas dosyasına borcunun ödemesini yapıp başkaca borcu bulunmadığını, kararın henüz kesinleşmediğini bildirmiş, davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın KISMEN KABULÜ ve davalının davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; Takibin 4.095.523,28 TL asıl alacak üzerinden devamına,Davacı tarafın fazlaya ilişkin 671.296,25 TL asıl alacak ile işleyecek faiz  isteminin reddine, 4.095.523,28 TL asıl alacağın %20 si oranındaki 819.104,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı iflas masasına verilmesine,Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi isabetli bir şekilde davanın  kabulüne karar verdiğini,Ancak kismen red edilen miktar bakımından maddi hata yapılmış bulunduğunu,6100 sayılı HMK.'nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 261 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fuzlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alındığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında talep edilen alacak miktarı 4.766.819,53 TL iken ,dava dilekçemizde açıkça “ Takibin 4.156.222,98 TL üzerinden Devamına\" karar verilmesi talep edildiğini, red edilen kısmın esasen 60.499,70 TL olması gerektiğini, Bu durum karşı vekalet ücrelinin ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplanmasına yol açmış bulunduğunu karşı vekalet ücretininde 7.026,97 TL olması gerektiğini, bu sebeplerle   yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Davacı, haksız  faiz isteminin  dayanak  yapıldığı  asıl  alacağa  ilişkin  Manisa  1. Asliye  Hukuk  Mahkemesi'nin  2005/223 e.  sayılı  04.07.2005  tarihinde  açtığı, 06.07.1999 tarihli tapu devrinin iptali talepli  davasında  faiz  talebinde  bulanmadığını davanın konusu 06.07.1999   tarihli   tasarrufun  üzerinden  10  yıl   geçmekle, asıl  alacak,   temmuz  2009  itibariyle  zamanaşımına  uğradığını, asıl  alacağa  ilişkin  dava,  04.07.2005 yılında;  yani,  10  yıllık  zamanaşımı   süresinin  6.yılında  iken   açıldığını, tapu  iptali  ve  tescilin   davasının   tazminata   dönüştürüldüğünü,  İstanbul  Anadolu  ...  İcra   Müdürlüğü   İcra   takibinde,   davacı,  \"takip   tarihinden    itibaren\"  faiz    talep    ettiğini,  ancak,  itirazın  iptaline  konu  faiz   talebi   4.766.819,53-tl  hesaplaması  için,  herhangi   bir   faiz   oranı   yazılı   olmadığı  halde,  ek  raporu   düzenleyen  bilirkişinin  kendiliğinden  değişen  oranlarda ve hatalı  faiz   hesaplaması  yapıldığını,  davacının itirazın   iptaline   konu   takipte   talebi,   4.766.819,53-tl  olup,  yerel  mahkemece   takibin  yapılan  yargılama  sonunda 4.095.523,28-tl  üzerinden  devamına   karar   verildiğini, bilirkişi  raporları  ile  hesaplanmasına  çalışılan  faizin   değeri,  davacının   tahsil  ettiği   tazminatın  yaklaşık  2  katı  olduğunu, tazminat  yaptırımının,  kendisini  kat  be  kat  aşan  değerde fer'i zararla faizle desteklenmesi,  üstelik  de  davacının   asıl  alacağı   zamanaşımına  uğramış  olduğu  halde,  tasarrufun   üzerinden   20  yıl  geçmiş  iken  talep  etmekle,   makul sürede  hakkını  aramadığı  için  davacının  \"müterafik  kusurunun\"  göz  ardı   edilmesi,  müvekkil  şirketin,  geçen  20  yılda   alacağını   tahsil  edemediği,  üzerine  de   alacağını   borçlusuna   geri   ödemiş  olduğu  halde   defaten  mahvına   sebep   olacağını, 18.04.2017  tarihli  itirazın  iptali  davasını  ikamesi  ile, müvekkili   temerrüde  düşürmesi  söz  konusu olduğunu,  çünkü   bu  tarihte  müvekkilin doğmuş   hiçbir  borcu   olmadığını, asıl   alacağın    tazminattan kaynaklanması nedeniyle temerrütte veya temerrüt faizinden z  edilmeyeceğini, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf 10 yıllık alacak zaman aşının 15.06.2016 tarihinden başlatılmasının hatalı olduğunu, Manisa ... İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu takibin hatalı olduğunu ileri sürdüğünü, TTK 21 maddesi gereği taraflar arasındaki ilişkinin ticari ibir iş olduğu ve ticari faiz talbimizin haklı olduğunu, ayrıca takip talebinde  %10.50 avans faizi ile tahsili talep edilmiş ve faiz oranlarındaki artıştan doğan haklar açıkça saklı tutulduğu, Bu nedenle bilirkişi raporundaki hesaplamanın doğru olduğunu, Davalı taraf Manisa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/463 E sayılı dosyasında takdir edilen tazminatını icra takibi ve dava açıldığı tarihte daha ödendiğini, Davalının ileri sürdüğü gibi kötüniyet tazminatının yasal unsurları olmadığını, yerel mahkeme kararında açıkça ''TAKİBİN 4.156.222,98 TL üzerinden DEVAMINA''  karar verilmesi talep edildiğini,, hususunu gözden kaçırmış ve kararı takip dosyasında talep edilen alacak miktarı olan 4.766.819,53 TL üzerinden verildiğini, Bu nedenle  fazlaya ilişkin 671.296,25 TL  asıl alacak ve faizin reddine karar verildiğini, Reddedilen kısımın 60.699,70 TL olması gerektiğini, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İtirazın  iptaline  konu  İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında talep edilen alacak miktarı 4.766.819,53 TL olduğundan,  mahkeme  kararında  yazılı olduğu  üzere  reddedilen  kısım  671.296,25  TL  olmakla,  Müvekkil  lehine  reddedilen  kısım  üzerinden   avukatlık  ücretine  hükmedildiğini,   davacı   müflis   vekili    lehine   hükmedilen   avukatlık   ücretini de  yanlış    hesaplandığını,  davacı  müflisin   haksız  yere   sebepsiz   zenginleşmesine  ve  iflas   halinden   kurtulmasına   neden   olacak   olan   faiz   ve  faize   faiz   işletilmesine  dair   fahiş  hesap   hataları  ile   kurulan  kararın   kaldırılması  gerektiğini, bu sebeplerle,  davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, ilamsız icra takibine vaki  itirazın iptali istemine ilişkindir. Söz konusu takip 15.06.2016 tarihinde  Manisa ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı  dosyası ile  başlatılmış, yetki itirazı üzerine  yetkili İstanbul Anadolu İcra Dairesine gönderilmiş olup, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine , taraflar arasında Manisa  1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/463 E sayılı  dosyasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda hüküm altına alınan  tazminata ilişkin  dava tarihi ile karar tarihi arasındaki dönem için işlemiş 4.766.819, 53 TL faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığı, borçlunun  ödeme emrine  derdestlik, zaman aşımı ve borca ve fer'ilerine yasal süre içinde itirazı üzerine   takibin durdurulmuş olduğu görülmektedir. İtirazın iptali davası 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Dava dilekçesinde takibin 4.156.222,98 TL üzerinden devamına karar verilmesi talep edilmiştir. Takibin dayanağı  04/07/2005 tarihinde tapu iptal tescil istemi ile açılan  davada taşınmazın yargılama sırasında 3. Kişiye devredilmesi nedeniyle HMK 125. Maddesinden kaynaklanan seçimlik hak gereği davacının   03/02/2011 tarihinde talebini davalıya karşı  tazminata dönüştürdüğü,  yargılama sonunda  Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin  29/12/2015 tarihli , 2007/463 E ve  2015/1011 K. Sayılı kararı ile  2.359.470,30 TL tazminatın davacı yararına hüküm altına alındığı, hükümde faize karar verilmediği ,   kararın derecattan geçerek 21/12/2017 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Faiz asıl alacağa bağlı feri bir alacaktır. Faizin ayrı bir dava ve takip ile talebi olanaklıdır. Asıl alacak icra takibi sonucu 26.05.2017 tarihinde tahsil edilmiştir. Davacı faiz alacağından açıkça vazgeçmemiş  ve  asıl alacak sona ermeden önce faiz alacağı talebinde bulunmuştur.  Bu nedenle TBK 146 maddesi gereğince davacının icra takip tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre içinde ilamda hükmedilmeyen faiz alacağın talep edebileceği anlaşılmıştır. O halde dosyada mevcut bilirkişi ek  raporu ile tarafların tacir olması sebebiyle  avans faizi istenebileceği gözetilerek ;  icra takip tarihi olan 15.06.2016 tarihinden 10 yıl geriye doğru 15.06.2006 tarihine kadar 10 yıllık süre içinde kesinleşen tazminat alacağı için hesap edilen faiz alacağının 4.095.523,28 TL olarak belirlendiği, bu  miktar üzerinden takibin devamı yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, aynı şekilde alacağın likit olması nedeniyle hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu görülmüştür. Öte yandan mahkemece icra takip talebindeki alacak miktarı dikkate alınarak reddedilen kısım  671.296,25 TL olarak belirlenmiş  ise de;  dava dilekçesindeki talep  takibin 4.156.222,98 TL üzerinden devamına karar verilmesi şeklinde olduğundan reddedilen dava değeri 60.699,70 TL dir. Dolayısıyla davacı aleyhine karşı vekalet ücreti fazla hesaplanmıştır.Tüm bu açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Davalı   vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan  reddine,Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,3-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/04/2019 tarih, 2017/444 E., 2019/480 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,4-Davanın  kısmen  kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; Takibin 4.095.523,28 TL asıl alacak üzerinden devamına,5-Davacı tarafın fazlaya ilişkin  60.699,70 TL asıl alacak ile işleyecek faiz  isteminin reddine, 6-4.095.523,28 TL asıl alacağın %20 si oranındaki 819.104,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı iflas masasına verilmesine,7- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 279.765,19 TL karar harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 29,20 TL tebligat gideri ile 750,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 810,60 TL yargılama giderinden 794,39 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,7/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 144,20 TL tebligat gideri, 5,80 TL müzekkere ve posta giderinden oluşan toplam 150,00 TL kabul red oranı gözetilerek yargılama giderinden 3,00 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 324.865,70 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarıca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/aİstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,8/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 279,765,19 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 69.985,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 209.779,49-TL  harcın davalıdan  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 8/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf yoluna başvurma 59,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 180,80 TL davalıdan  tahsiliyle davacıya verilmesine,8/d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed70007c3389bab5","SID":"8acfcf83976f3d38"}}