{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/364 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/877<br><br>DAVA\t: İİK'nın 308/b gereğince Çekişmeli Alacak Davası<br>DAVA TARİHİ\t: 20/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 16/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak Davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalı ... A.Ş. Firması tarafından, ''firmanın merkezi İstanbul olmasına rağmen alacaklıları mağdur etmek ve zaman kazanmak amacıyla kötü niyetli olarak yetkisiz mahkeme olan Gebze asliye ticaret mahkemesinde'' konkordato talebinde bulunduğunu, Gebze ATM'nin ... Karar sayılı kararı ile davacı şirket hakkında 16/08/2021  tarihinde tasdik kararı verildiğini, Ancak karar Sakarya BAM ... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dosya Gebze ATM'nin ... Esasına kaydedildiğini,  anılan dosyada yetkisizlik  kararı sonucu dosya Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. no ile görüldüğünü, konkordato davasının 15/02/2023 tarihli yargılaması sonucunda da projenin tasdikine karar verildiğini, Davalı, Müvekkili Bankanın kredili müşterisi olduğunu, Müvekkili Bankanın, konkordato talep eden davalı ... A.Ş'ye tanınan/tahsis edilen kredi limiti çerçevesinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’ne dayanılarak kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi sebebi ile 36.771.501,70 TL alacağı bulunduğunu, Davalı ile müvekkili banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca kesin delil teşkil eden müvekkili banka kayıtlarında alacak miktarının sabit olduğunu, Ayrıca müvekkili bankanın İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile de işbu alacağın sabit olup takibin kesinleştiğini, mahkeme, müvekkili bankanın alacağını usul ve yasaya aykırı şekilde 10.025,820,56 TL olarak kabul ettiğini, Müvekkili bankanın zararının devam ettiğini, çekişmeli hale gelen alacağın İİK. 308/b kapsamında yeniden tespit edilerek alacaklarının tamamının kabulüne, ilgili dosyaya kaydettirilerek ödetilmesine, çekişmeli alacağa isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu davalı tarafından, müvekkili bankada veya başka bir bankada açılacak bir hesaba yatırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava, davacı bankanın konkordato nisabına dahil edilmeyen alacağının, konkordato projesi çerçevesinde tahsili amacıyla İİK'nın 308/b maddesi gereğince tahsili talebiyle açılan  alacak davasıdır.<br>Davalı tarafın cevap dilekçesi ile süresinde yetki itirazında bulunması üzerine dosya yetki itirazı yönünden ele alınmıştır.<br>İİK'nın 308/b maddesinde;'' Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir,'' hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/1234 -1358 E.K. Sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; İİK'nın 308 (b) maddesi gereğince açılan çekişmeli alacak davasının konkordato davasından ayrı, genel hükümlere göre açılıp görülen bir dava olduğu, bu tür davalarda mahkemenin görev ve yetkisinin de genel hükümlere göre belirleneceği, yine bu tür davaların  İİK'nın 285. maddesi yollaması ile İİK'nın 154. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralına tabi olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla iş bu uyuşmazlıkta yetki hususu genel hükümlere göre çözümlenecektir.  <br>Dosyada mübrez ... Şirketi'nin  ... kayıtları uyarınca adresinin ... Mahallesi ... Cd. No:... ... adresi olduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan genel kredi sözleşmesinin 29.2.2 maddesinde  \"İşbu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü ihtilaf halinde başvurulabilecek merci İstanbul (Merkez) Mahkemeleri ve İcra Daireleridir. Bu sözleşme genel mahkemelerin ve icra dairelerinin yetkisini ortadan kaldırmaz\" hükmü kararlaştırılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine göre \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" Yetki sözleşmesinin geçerlilik kazanabilmesi için, bu sözleşmede, yetkili kılınmak istenen mahkeme veya mahkemelerin açıkça tâyin edilmiş olması; yani, belirlenmiş bulunması şarttır. Açıkça belli edilmiş olmak kaydıyla, birden fazla yer mahkemesinin yetkili kılınması da, hukuken mümkündür.  Somut olaya konu sözleşmede yetki şartı belirlenmesine rağmen genel mahkemelerin yetkisinin de devam ettiği kabul edilmiştir. Bu durum yetkinin kesinliği ve belirliliği ilkesine aykırıdır. Bu nedenle dava konusu sözleşmenin yetkiye ilişkin hükümleri geçerli kabul edilmemiş ve genel yetki kuralları uyarınca yetkili mahkeme tayini gerekmiştir. <br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 5. maddesinde “Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir.” denilerek genel kural düzenleme altına alınmış olup, aynı Kanun’un 6. maddesi ile de “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir,..” genel yetki kuralı düzenlenmiştir. Bu kural uyarınca yetki itirazında bulunan davalının yerleşim yeri mahkemesinin bulunduğu Gebze/Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili ve görevlidir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin  mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakma yetkisinin Gebze Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Dava dilekçesini yetki yönünden USULDEN reddi ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE<br>2-HMK'nın 20.maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili GEBZE NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE <br>3-Belirtien 2 haftalık süre içinde talepte bulunulmaması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına kararı verileceğinin ihtarına<br>4-HMK'nın 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece karara bağlanmasına <br>5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına<br>Dair  taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2023<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır  <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eadcd1654fd850b","SID":"a806cda618a366bd"}}