{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 28/09/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ : 16/09/2021<br>DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 28/09/2023<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalı ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasından takip borçlusuna gönderilen ödeme emrinin bila iade edildiğini, takip borçlusu ... vekili Av. ...'nın Antalya 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasından başlatılan takipten müvekkilinin 02/06/2017 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini,  davalı ... tarafından Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, takip talebinde belirttikleri asıl alacak 20.000,00-€+3.500,00-$ ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, alacak miktarının likit olması ve davalı tarafın itirazının haksız olması nedeniyle takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı tarafından alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın adaleti yanıltmaya çalıştığını, müvekkiline borç vermediğini, müvekkilinin Ukrayna'da bulunan ... Ltd. Şti'nin %50'sine 100.000,00 TL karşılığında ortak olduğunu, davaya konu edilen ödemelerin bu ortaklık payı için olduğunu, bunun kanıtının Ukrayna'da yapılmış 31/12/2014 tarihli resmi ortaklık sözleşmesi olduğunu, davaya konu edilen paraların müvekkiline borç olarak gönderilmediğini, yapılan ödemelerin ... Ltd. Şti. ortaklığı için olduğunu, davacı tarafın banka dekontlarını kendisini yazdırdığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının takip konusu tutarları davalıya  borç verdiğini, davalının bu paraların borç olarak değil kurulan şirkete ortak olmak için verildiğini savunduğu, davalının bu savunmasının vasıflı inkar ( gerekçeli inkar) mahiyetinde olduğu, vasıflı ikrarın ikrar eden aleyhine delil teşkil etmeyeceği, bilakis vakıayı ileri sürenin onu ispat etmesi gerektiği, davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini ispat külfeti altında olduğu, davacı tarafından 05.11.2014 tarihinde gönderilen 19.970 Euro yönünden yapılan değerlendirmede, banka havalesinin karineten borç ödenmesine işaret ettiği,  gönderinin açıklama kısmında yalnızca ''borç'' yazılı olduğu durumda bu hususun alınan borcun ödenmesi anlamına gelebileceği gibi borç verme olarak da yazılmış olabileceği, bu durumda yazılan borç ibaresi ile havalenin karineten borç ödenmesi kabul edilmesine etkisi olmayacağı ve ispat yükünü değiştirmeyeceği, bu nedenle bu tutar yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatine ulaşıldığı, bu tarihten daha sonra 04.12.2014 tarihinde davalıya 3500 usd göndermiş olup açıklamasında ''borç verme '' ibaresi olmakla artık gönderilen paranın borç verilmesi ile ilgili olmadığını davalının ispatlaması gerektiğini, davalının sunduğu sözleşme nazara alındığında davacı yan sözleşmeyi kabul etmese de altındaki imzayı inkar etmediğinden HMK 208 uyarınca sözleşme delil olarak kabul edilmiş ise de gönderilen paranın bu sözleşmedeki pay devri karşılığı olduğu hususu halen ispata muhtaç olduğu, sözleşmede kararlaştırılan 100.000 grivne ile gönderilen para miktarı aldırılan bilirkişi raporuna göre uyuşmadığından, davalının beyanlarına itibar edilmediği, bu tutar yönünden davacının davasında haklı olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede karz akdinde faize hükmedilebilmesi için davalının temerrüde düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce bu yönde ihtar bulunmadığı görülmekle işlemiş faiz yönünden itirazın iptali istemi kabul edilmediği, İİK 67. madde koşulları oluştuğu, davacı lehine hükmolunan döviz alacağına yerleşik içtihatlar ışığında takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanmak suretiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. <br>Karara karşı, davacı mirasçısı ... ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı mirasçısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağa ilişkin banka havalesinin açıklama kısmında gönderilen paranın \"borç\" gönderildiği açıkça anlaşıldığı halde, mahkemece havalenin borcun ödenmesine karine teşkil ettiği şeklindeki gerekçesinin doğru olmadığını, davalı tarafın cevap dilekçesindeki savunmaya ilişkin iddialarını 24/08/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile tamamen değiştirdiği halde mahkemece cevap dilekçesindeki savunmaya ilişkin olgular esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın kendisine gönderilen 20.000 Euro para ile 3.500 USD paranın, yurt dışında bulunan şirketin %50 hisse satışına ilişkin olduğu yönündeki savunma ve iddiaların kendisine gönderilen para miktarlarıyla örtüşmediğini belirterek davanın kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabul edilen 3.500 USD kısmını istinaf ettiklerini, davacı tarafın müvekkiline borç vermediğini, bu parayı Ukrayna'nın başkenti Kiev'de faaliyet gösteren ... adlı İtalyan restoranının yarı hissesi için verdiğini,  bu paranın borç olarak verilmediğini, davanın kabul edilen kısmının %20'si üzerinden inkar tazminatına hükmedildiğini ancak davanın reddedilen kısmı için talep etmelerine rağmen lehlerine tazminata hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın tamamen reddine karar verilmesini, davanın reddedilen kısımının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine vaki  itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Bir davada taraf teşkili sağlanması kamu düzenine ilişkin olup, taraf teşkili yapılmadan işin esası incelenip yargılamanın sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemeler ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince kendiliğinden gözetilir.<br>Dosya içerisine alınan nüfus kayıtlardan davacının karar tarihinden önce vefat ettiği anlaşılmıştır. Vekalet ilişkisi ölümle son bulacağından mahkemece, vefat edenin yasal mirasçıları tespit edilerek bu kişilerce davaya devam edilip edilmeyeceği belirlendikten sonra yargılamaya devam olunması gerekirken taraf teşkili tamamlanmadan yargılamaya devam edilerek karar tesisi hatalı olmuştur.<br>Ayrıca, 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre, Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Değer tâyini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz (16/3. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). Harçlar Kanunu 28. maddeye göre  (1) sayılı tarifede yazılı nispî karar ve ilâm harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.(30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK'nın 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Eldeki davaya dayanak icra takibi yabancı para üzerinden başlatılmıştır. Davada itirazın iptali talep edilen Euro ve Amerikan Doları' alacağın davanın açıldığı tarihteki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak nispi harcın dörtte birinin davacı taraftan tahsili gerekirken; icra takip talebindeki miktar üzerinden hesaplanan nispi harcın eksik şekilde alınarak davaya devam edilmesi doğru olmamıştır. Yatırılması gerekli peşin harçlar yatırılmaksızın davanın görülmesi mümkün değildir. Harç kamu düzenine ilişkin olup mahkemece gözetilmesi gerektiği gibi istinaf nedeni olarak ileri sürülmese bile Bölge Adliye Mahkemelerince resen gözetilmesi gerekir. O halde mahkemece, bahsi geçen usuli eksikliğin de giderilmesi gerekirken yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır. <br>Ayrıca, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2019/5 Esas, 2022/1 Karar ve 18/02/2022 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre; ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan) bir alacak için açılmış dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğundan bu davanın açılmasında henüz hukuki yarar bulunmamaktadır.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 392.maddesi uyarınca; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün veya bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Bahsi geçen yasal düzenlemeye göre ödüncün ne zaman geri verileceğinin kararlaştırılmamış olması halinde ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacağın muaccel olacağı kabul edilmektedir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince bahsi geçen yönden bir araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olduğundan tarafların sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>Sonuç olarak, davacı ve davalı vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı ve davalı vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı ve davalı vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu  istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 188,00 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>10-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.28/09/2023\t\t\t\t<br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f490709418f7d27a","SID":"6884f8846711b697"}}