{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1745 <br>KARAR NO: 2023/1100<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2019<br>NUMARASI: 2018/632 E. - 2019/642 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında  Finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelere konu malların finansal kiralama yoluyla kiralandığını ve kiracıya teslim edildiğini, davalı ile şirket arasında akdedilen söz konusu finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan 28/03/2018 tarihi itibari ile toplam 3.429,93-Euro kira borç, 1.215,45-Euro temerrüt borcunun ödenmeyerek davalının temerrüte düştüğünü ve müvekkil şirketçe davalıya Beyoğlu ... Noterliğinden 28/03/2018 tarih  ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, borçların 60 gün içinde ödenmesi ve ödenmediği takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, sözü geçen ihtarnamede 02/04/2018 tarihinde davalının finansal kiralama sözleşmesinde belirtilen adresine yapıldığını, 6361 sayılı FFK'nın 33/4 maddesi gereğince kiralayan tarafından kiracıya gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında 2004 sayılı kanunun 68/b maddesi hükümleri uygulandığını, yasanın bu hükmü ile kiracının noter aracılığıyla adresinin değiştiğini bildirmemesi ve yeni adres belirtmemesi halinde kiracının sözleşme adresine ihtarnamenin ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayıldığını, kiracı tarafından şirketine bildirilen bir adres değişikliği olmadığını, işbu nedenle ihtarnamenin 02/04/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, verilen 60 günlük kanuni süre içinde ihtarnamede belirtilen borç ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiğini beyan ederek, finansal kiralama sözleşmesine konu, ekipmanların aynen teslimine, aynen teslimde fiili imkansızlık oluştuğu takdirde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, fiil imkansızlığın oluştuğu tarihten işleyecek akdi faizi ile birlikte ekipmanların değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  İlk Derece Mahkemesince; \"sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmesi aksi taktirde sözleşmenin feshedileceğine yönelik ihtarnamenin, davalının sözleşmede belirtilen ve sicilde kayıtlı adresin dışında olan başka bir adrese gönderildiği, buradan da bila tebliğ iade döndüğü, olayda temerrüt şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin şirketin finansal kiralama sözleşmesinde belirttiği adresine tebliğe çıkarıldığını, davalı şirketin tebligata ilişkin iddialarının taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi hükümleri karşısında geçersiz olduğunu,Bu maddeye göre söz konusu tebligatın şirket adresine gönderilmesi durumunda tebligatın ulaşmaması, tebliğ edilememesi gibi hususların bir önemi bulunmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan menkul malın iadesine yönelik olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmenin feshine yönelik ihtarnamenin davalının sözleşmede belirtilen adresine gönderilip gönderilmediği, bu suretle temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesinin 34.maddesi; “Kiracı ve kefiller, işbu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve kiralayan tarafından kendilerine gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu sözleşmede isim ve unvanları yanında belirtilmiş adreslerini kanuni yerleşim yeri ittihaz ettiklerini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde ticari sicil dosyalarındaki son adreslerinin veya kiralayan tarafından son olarak herhangi bir bildirim gönderilen adreslerinin muhtarlıkta kayıtları bulunmasa bile yasal yerleşim yerleri olduğunu, ileride diğer bir mahalli kanuni yerleşim yeri ittihaz edecek olurlarsa, bu yeni adresi derhal noter aracılığı ile kiralayana bildirmedikleri takdirde bu sözleşmede yazılı ya da yukarıda yer alan adreslerine ya da kayıtlı elektronik posta adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a, 10. ve devamı hükümlerinde yer alan usule göre gönderilecek her türlü tebligatın kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt ederler... \" şeklinde olup, sözleşme incelendiğinde, her davalı tarafın isim ve unvanı yazılı kaşesinde adresinin \"... Mah., ... Caddesi, ... No: ... AĞRI\" olduğu, sözleşmenin ''taraflar'' başlıklı kısmında tarafların yerleşik olduğu adrese ilişkin bilgilerin yer aldığı, buradaki adresin \"... Mah., ... Caddesi, ...  No: ... -AĞRI\" olduğu ve  her ne kadar söz konusu bu adrese yapılan tebligat ''... mahallesi bulunmadığından'' bahisle bila tebliğ iade edildiği görülmüş ise de, sözleşmedeki isim ve unvanın yer aldığı kaşedeki adresin yani \"... Mah., ... Caddesi, ... No: ... AĞRI\" adresinin geçerli adres olarak kabul edilmesi gerektiği, bu adrese yapılan bir tebligatın söz konusu olmadığı, bu nedenle temerrüt koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2019 tarih ve 2018/632 E., 2019/642 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b357cdad3fd8d824","SID":"539b7d9eb1a1a78b"}}