{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1748 <br>KARAR NO: 2023/1091<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2018<br>NUMARASI: 2018/146 E. - 2018/1094 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalı yanca kendilerine 100.000 TL bedelli çek verildiğini, ancak çekin çift imza ile keşide edilmesi gerekirken tek imza ile keşide edildiği gerekçesiyle banka tarafından işlem yapılmaması üzerine, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı yanca takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek, takibe yapılan itirazın iptaline, borçlunun icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa borçlarının bulunmadığını, çekte yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını beyan ederek, davanın reddine, davalı hakkında tazminata ve para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; \"davacının icra takibinde bir belgeye dayanmaksızın takip yaptığı, itirazın iptali davalarında yargılamanın takip sebebiyle sınırlı olması nedeniyle eldeki davada çeke dayanılamayacağı gerekçeleriyle sübut bulmayan davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takip sebebinin para alacağı olduğunu, bu borcun taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğduğunu, bu nedenle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi talep edildiğini, ancak Mahkemece deliller değerlendirilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu,... A.Ş İkitelli şubesine ait, ... seri numaralı, 29.07.2017 tarih ve 100.000 TL bedelli çekin hukuken geçerli bir çek olduğunu ve imza sahibinin çek bedelinden sorumlu olduğunu, TTK'nun 678.maddesi uyarınca temsile yetkili olmadığı çeke imza atan kişinin o çekten bizzat sorumlu olduğunu, bu çek kambiyo vasfını yitirse dahi, borç ikrarı içeren senet olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle davalının borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık; davacının, icra takibinde borcun sebebini ''asıl alacak'' olarak göstermesi,  eldeki itirazın iptali davasında ise, çeke dayanması nedeniyle davanın dinlenip dinlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davaya dayanak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı ile birlikte dava dışı şirket aleyhine aleyhine icra takibi başlatıldığı, takipte borcun sebebi olarak ''29.07.2016 asıl alacak'' ibaresinin yer aldığı, ancak davacının eldeki davada ... A.Ş İkitelli şubesine ait, ... seri numaralı, 29.07.2017 tarih ve 100.000 TL bedelli çek nedeniyle alacaklı olduğunu iddia ettiği  anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Şu durumda bizatihi kendisi bir borç sebebi ve dayanağı teşkil eden ancak takipte dayanılmayan çekin, itirazın iptali davasında kullanılması hukuken mümkün değildir. Kaldı ki somut olayda, davaya dayanak yapılan çekin takip talebine eklenmediği, bu nedenle genel olarak borcun varlığına da delalet etmediği, itirazın iptali davasında takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olmasına göre, davacının eldeki davada borcun sebebi olarak çeke, fatura ve irsaliyelere dayanamayacağı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.02.2020 tarih, 2017/2076E., 2020/117 K. sayılı ilamı)Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2018 tarih ve 2018/146 E., 2018/1094 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cba0470fe6e09eb4","SID":"58bc8c6acd356655"}}