{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2814 - 2023/1876<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2814 <br>KARAR NO\t: 2023/1876<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/06/2021<br>NUMARASI\t: 2020/... Esas, 2021/... Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>\t<br>DAVA\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Adana\t2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2021 tarih ve 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın davacı şirket tarafından kasko poliçesi ile sigortalı olduğu, 18/10/2018 tarihinde ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde toplamda 62.256,37 TL hasar tazminatının davacı şirketçe sigortalısına ödendiği, davacı şirketçe ödenen toplam 24.898,37TL hasar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının gerçekleşen kaza kusurunun bulunmadığı, davalıya ait kamyonun sevk ve idaresindeki ... gişelerden geçerken hızını düşürerek dikkatli geçiş yapmaya çalışmasına rağmen, otobüsün ödündeki aracın ve bu nedenle otobüsün ani fren yapması nedeniyle sürücü ... frene basmasına rağmen otobüse çarpmak durumunda kaldığı, yeniden kusur incelemesi yapılması gerektiği, öncelikle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, 24.898,37 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili;  Kazanın, gişelerden geçerken ani fren yapan sürücü ...'nin kusuru sonucu meydana geldiğini, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde sevk ve idaresindeki ...'in kaza anında kusurunun bulunmadığını, her ne kadar düzenlemelere göre sigortacının halefiyet kuralı uyarınca rücu hakkının olsa da söz konusu kuralın uygulanabilmesi için Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarında geçen koşulların sağlanmasının gerektiğini, bu Şartların ''Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı'' başlıklı B4 maddesinin a bendinde ''Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücü edilebilir.'' şeklinde bir düzenlemenin mevcut olduğunu, önündeki aracın ani fren yapmasından dolayı sürücü ...'in araca çarpmış olmasının kasıtlı ve ağır bir kusur sayılamayacağını, bu sebeple sigortacının rücu hakkından söz edilemeyeceğini, maddi hasarlı trafik kazalarında alınan bilirkişi raporlarının, trafik kazalarında kusur ve hasar konusunda uzman bir bilirkişiden alınması gerektiğini, kaza anında öndeki aracın sürücüsünün ani fren yapması sebebiyle kazanın ortaya çıkmasının kusur dağılımını etkileyeceğini, mütefarik kusur durumunun ortaya çıkacağını, hükme ve bilirkişi raporuna esas alınan ekspertiz raporları dikkatlice incelendiğinde, dava konusu otobüste meydana gelen hasarın fazla olmamasına rağmen, müvekkilini zarara uğratmak amacıyla otobüste yenileme yapıldığının görüleceğini, müvekkilini zarara uğratmak için yapılan işlemlere binaen çıkarılan faturalar ile bilirkişi tarafından tespit edilen hasar tutarının kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas Bilirkişi raporunda araçtaki hasarın ve değer kaybının belirlenmesinin yetersiz, gerekçesiz, araştırmadan yoksun olduğundan raporun bu yönüyle de hüküm kurmaya elverişiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava kasko sigortacısının sigortalısına ödediği hasar bedelinin zarara sebebiyet veren karşı taraftan tahsili talebine ilişkin rücuen tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortacı, tazminatı ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak sigortacıya geçer. Ödemeyi yapan sigortacı, sorumlulardan birine veya birkaçına rücu etmekte serbesttir. Yani davacı dilerse kusurlu sürücüden, işletenden veya sigortacıdan ayrı ayrı dilerse birlikte zararın tazminini isteyebilir. İş bu davada da tam kusur oranına göre ödeme yapan sigortacı, karşı aracın kusurlu sürücüsünden kusur oranına denk gelen zararın tazminini isteme hakkına sahiptir<br>Somut olayda kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kasko sigortacısı olan davacı şirketin, sigortalısına ödediği hasar bedelinin, işleten konumunda bulunan davalıdan, davalıya ait araç sürücüsünün kusur oranına denk gelen kısmını tazminini isteme hakkı mevcuttur.<br>Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4. Maddesinde belirtilen Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddesinde belirtilen şartlar, ödemede bulunan sigortacı tarafından sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilme imkanını kapsamında düzenlenmiş olup, sigortacının kendi sigortalısına rücu etmesi ihtimalinde değerlendirilmesi gereken şartlardır. Oysa ki eldeki rücu davası sigortacı tarafından kendi sigortalısına karşı değil, zarara sebebiyet veren karşı tarafa karşı açılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>... plakalı araç sürücüsü ... ile ... plakalı araç sürücüsü  ... tarafından tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı esas alınarak düzenlenen 15.03.2021 tarihli kusur raporuna göre; ... plakalı araç sürücüsü ...'in arkadan çarpma ve önde giden bir aracı güvenli ve yeterli mesafeden izlememe kuralını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu,  ... plakalı araç sürücüsü  ...'nin kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun olayın oluşu ve taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağına uygun olduğu anlaşıldığından hükme esas alınan kusur durumunun yerinde olduğu, olayın gerçekleştiği yerin gişeler olduğu dikkate alındığında ... plakalı araç sürücüsü ...'nin müterafik kusur olarak değerlendirilebilecek bir eyleminin bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. <br>Makina mühendisi bilirkişi tarafından, davacı kasko sigorta şirketine sigortalı ... plakalı otobüsün teknik özellikleri dikkate alınarak, dosyada bulunan ekspertiz raporu doğrultusunda yapılan hasar tespitinin, olay tarihi itibariyle piyasa malzeme, yedek parça ve işçilik fiyatları dikkate alınarak belirlendiği, tespit edilen değişmesi gereken parçaların ve işçiliğin kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu belirtilerek otobüste meydana gelen zararın 62.256,38 TL olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği görülmekle, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki bilirkişi tarafından belirlenen hasar miktarı değil dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiği ve aradaki farkın oldukça fazla olduğu da dikkate alındığında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.700,81 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 426,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.274,81‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (24.898,37TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.17/10/2023<br>\t\t\t\t<br> <br>  Başkan-                 Üye-                    Üye-               Katip-<br>       İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56a14fdbd94cc1ed","SID":"ea186b9e9ecd97e7"}}