{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 16/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ :  20/07/2023<br>DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Alım Satım)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 16/10/2023<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili,  Müvekkili davalı ile iki adet taşınmazın inşaat aşamasında iken yazılı sözleşme ile daire numaralı da belirli olacak şekilde 3.400.000,00TL bedel üzerinden anlaştıklarını, bu anlaşma doğrultusunda ödeme dönemleri ve ne şekilde ödeneceği taraflar arasında kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden eser edimi ile ödeme edimi karşılıklı olarak yerine getirildiğini, davacının taşınmazını alabilmek adına  ek protokolü 560.000,00 TL bedel ile revize ettikten sonra 12/05/2023 tarihinde imzaladığı  ve sonrasında ise taşınmazın devrin gerçekleştirildiğini, davalı tarafın davacının iradesini fesada uğratmak suretiyle tapu devrinden kısa süre önce sunulan ek protokolü taşınmazın devrini alabilmek adına imzalayan davacının aleyhine kurulu sözleşmenin iptali gerektiği, bu haliyle davacının ödeme yükümlülüğünü ikinci defa haksız bir nedenle yerine getirmeye çalışan davalının bu eyleminin sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu,keşidecisinin davacı ..., davalı  ... Turizm Taşımacılık San ve Tic. Ltd Şti'nin ise lehtarı olduğu; 12/05/2023 düzenleme tarihli, 500.000,00TL bedelli, 30/10/2023 vade tarihli,  kambiyo senedi ek protokole istinaden alındığının yazılı olarak beyan edildiği ve teslim tebellüğ kayıtları imza altına alındığını, ödeme tarihleri belirtilmiş, sözleme ve sözleşmeye bağlı kurulan kambiyo senedinden kaynaklanan haksız bedelin, vadesi geldiğinde ödenmemesi, ödenmesi halinde davalı taraftan tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle \"İİK-md72 itibariyle icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinde bulunma zorunluluğu doğduğunu,  davalı taraf yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirse dahi ek ödeme yükümlülüğü  müvekkiline yansıttığından sözleşmenin feshine ve sözleşmeye bağlı olarak alınan kambiyo senedine istinaden ise borcun olmadığının tespitine karar verilmesini ödenen yahut ödenecek paralar için davanın istirdat davası olarak yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İhtiyati tedbire itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; 14/06/2023 tarihli ara karar ile icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafın süresi içerisinde nakit veya teminat mektubu ibraz etmediğini bu durumun hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davacıya teslimi gereken sözleşmeye konu 2 adet daire tapusunun taraflarına devir edildiğini, 12/05/2023 tarihli protokolde yer alan senedin teminat senedi olduğunu, davacı tarafça ödemelerin zamanında yapıldığı ve borcunun bulunmadığı iddiasında bulunmuş ise de ödemelerin zamanında yapılmadığını, verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İtiraz başvurusuna cevap veren davacı vekili dilekçesinde özetle; İİK mad. 72/3 icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi isteyebilir. Kanun koyucu tarafından işlenen bu madde itibariyle teminatın yatırılması halinde tedbir kararı verilebileceği anlaşıldığından, hakime takdir yetkisinin bırakmadığı sabit olduğu, teminatını göstermiş olan müvekkilin bu talebinin itiraz ile kaldırılabilirliğinin söz konusu olmadığının bu nedenle itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece, \"...Her ne kadar davalı  tarafından ihtiyati tedbir şartlarının bulunmadığı, teminatın yatırılmadığı gerekçeleriyle itiraz edilmiş ise de, dava İİK 72/2 maddesi gereğince icra takibinden önce  açılmış menfi tespit davası olup, bu madde gereğince verilen tedbir hususunda özel düzenleme bulunduğu, talebin  İİK 72/2 maddesi gereğince kabulü gerektiğinden ve kaldırılmasını gerektirir bir durum olmadığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen itirazın reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit talebinde bulunulan 500.000,00 TL tutarındaki senedin protokole konu senet olmayıp iş bu protokolden kaynaklı 560.000,00 TL tutarındaki borç için davacı tarafından davalı müvekkile verilmiş senedin olmadığını, senedin sebepten mücerret olması nedeniyle ispat yükünün davacıda bulunduğunu, salt davacının beyanları ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, itirazları gerekçelendirilmeden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebi istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararına yapılan itirazın reddine verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, İİK 72/2.maddesi gereğince açılan menfi tespit davasında yasal düzenleme gereğince teminat karşılığı verilen tedbir yönünden kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.16/10/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"535f2b7456da910f","SID":"84ec37b43e31102b"}}