{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/04/2022<br>NUMARASI\t\t: ........ Esas - ........Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>\t  <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 11/10/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ......  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 28/04/2022 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu takibin dayanağı borcun iki şirket arasında akdedilen alt işverenlik sözleşmesine dayandığını, ilgili akdin 01/01/2020 ile 31/12/2020 tarihleri arasında kapsar nitelikte ve müvekkili şirkete özel güvenlik personeli sağlar nitelikte olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete hem sözleşmeden kaynaklanan alacağını ödememiş hem de şirkete takip başlatmış olduğunu, davalı şirketin söz konusu takibe işçilerin ihbar kıdem tazminatını yıllık izin diğer işçilik alacaklarının müvekkili şirket tarafından ödenmediğini iddia ettiğini bu bağlamda hapis hakkının olduğunu ve hapis hakkından kaynaklı takibe itiraz ettiklerini bildirdiklerini, davalı borçlu şirketin beyan ettiği gibi olayda hapis hakkı şartlarının oluşmadığını davalı borçlu şirketin müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığını doğmadığını, müvekkili şirketin personelin maaş, fazla mesai yıllık izin ücreti, sigorta primleri gibi tüm hak edişlerini ödemiş olduğunu, personelin herhangi bir alacağının kalmadığını, dolayısı ile müvekkil şirketin sözleşmeye konu personele herhangi bir borcu olmadığından dolayı da davalı şirketin hapis hakkının doğmasının imkansız olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirket personelinin ihbar tazminatı, yıllık izin ücretleri ve diğer işçi alacaklarını ödediğimi ayrıca SGK prim SGK borcu yoktur yazısını fatura ile beraber davalı şirkete ibraz etmesi ve tüm edimleri de yerine getirmesine rağmen fatura bedelinin ödenmemiş olduğunu, müvekkili şirketin zorunlu olarak icra takibine başvurmasına rağmen davalı şirketin icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, dava ve takibe konu personelin alacağının müvekkili şirketçe ödendiğinden dolayı herhangi bir borcun olmadığının dolayısıyla hapis hakkından söz edilemeyeceğini belirterek; davanın kabulü ile davalının Konya ....... İcra Müdürlüğünün ......... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına yükletilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen güvenlik hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin hizmet almış olduğunu aradan geçen uzunca süre sonra bu şirket yetkilileri ............ adında yeni bir şirket kurduklarını, bundan böyle müvekkili şirket ile olan sözleşmeyi yeni şirket adıyla yapacaklarını, müvekkiline güvenlik hizmetini bu yeni şirketin sunacağını bildirmiş olduklarını, eski şirket ile olan sözleşmenin sona ermesinden sonra müvekkili şirket ile davacı .......... arasında yapılan güvenlik hizmet sözleşmesine istinaden önceki şirket döneminde müvekkili şirketin iş yerinde çalışan güvenlik personelleri çalışmaya devamı etmiş olduğunu, fiili durumun ve çalışanların değişmediğini, sadece güvenlik şirketinin adının değişmiş olduğunu, aradan geçen süreden sonra ve ......... Şirketinin 1.388.000,00 TL amme borcu için SGK 'nın .......... sayılı takip dosyasından müvekkili şirkete gönderilen 24.02.2020 tarihli haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine müvekkili şirkete, ............'nin borca battığını, SGK ve Vergi Dairesi'ne, başkaca kurum ve kuruluşlar ile şahıslara, çalışanlarına borçlarını ödemediğini, bu sebeple, takip ve davadan kurtulmak amacıyla ................. isimli eni şirketin kurulduğunu öğrenmiş oldukları, iş mevzuatı uyarınca ...........'nin devamı mahiyetinde gösteren ................. Şirketi, önceki ............. şirketinin işçilik ilişkin borç ve yükümlülüklerinden dolayı sorumlu olduğunu, şirketin devri ve mahiyetinden çalışanları önceki şirketin işçilik hak ve alacaklarından sorumluluğunu, yeni şirkette de devam etmekte olduğu, takip alacaklısı .....................'nin müvekkili hakkında \"Özel Güvenlik Hizmet Bedeli\" alacağından bahisle icra takibi yapmış olduğunu, müvekkili şirket ile .................... arasında 01.01.2020 - 31.12.2020 tarihlerini kapsayan süre için, 23.12.2019 tanzim tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesinin yapıldığını, Sözleşmede müvekkili şirketin işveren, takip alacaklısı yüklenici konumunda olduğunu, sözleşmeye göre, takip alacaklısı ..................nin güvenlik personelinin SGK prim ve SGK borcu yoktur çizelgelerini, maliye borcu yoktur yazısının işveren müvekkiline fatura ile birlikte sunmak zorunda olduklarını, ayrıca takip alacaklısı sözleşmeye göre personel maaşlarını her ayın 1 - 15. Günü arasında ödemekle yükümlü olduklarını, yine sözleşme uyarınca takip alacaklısı personelin ihbar, kıdem tazminatı, yıllık izin verilmesi ve diğer işçilik alacaklarını ödemek ve karşılamakla yükümlü bulunduklarını, takip alacaklısı ile olan sözleşmenin sona erdiğini, takip alacaklısı sözleşme kapsamında edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini işçilerin ücret ve diğer işçilik hak ve alacaklarını ödemediğini, SGK primlerini ödediğine dair çizelgeleri müvekkili şirkete sunmadığını, sözleşmeye göre işçinin ücret ve tüm diğer işçilik alacaklarından takip alacaklısı ............. sorumlu ise de, iş yasası ile ilgili mevzuat gereği, işveren konumunda olan müvekkili şirket de, takip alacaklısı yüklenici .......................'nin çalıştırdığı güvenlik personelinin ücret ve işçilik alacalarından müştereken ve müteselsilin sorumlu olduklarının, takip alacaklısı ............ işçilerin ticaretlerini ve diğer işçilik alacakları ödediğine dair belgeyi sunmadığı için, müvekkili şirketin haklı nedenlerle ...........Şirketine sözleşme uyarınca hizmet bedeli için ödeyeceği paralar üzerinde hapis hakki doğduğundan davaya konu takibe bu nedenle haklı sebeplerle itiraz edildiğini belirterek;  davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına yükletilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"... Somut olayda, davalıya 13/01/2022 tarihli celse ....... nolu ara karar ile hizmet sözleşmesine konu işin yapımı esnasında doğan işçilik alacaklarının, SGK alacaklarının, Vergi Dairesi alacaklarının vd. alacakların davalı tarafından ödenip ödenmediği, sözleşmeye istinaden çalışan işçilere maaş, kıdem, ihbar vd. alacak kalemlerine istinaden iş mevzuatından kaynaklı müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince bir ödeme yapılıp yapılmadığı, özetle davalının halen muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı konusunda beyanda bulunması için süre verilmiş, davalı vekili 24/01/2022 tarihli dilekçesiyle bu hususlarda herhangi bir ödeme yapılmadığını ifade etmiştir<br>Davalının, muaccel bir alacağının bulunmaması karşısında davacının alacağı üzerinde hapis hakkını kullanması mümkün değildir. Ayrıca davalı, davacının ödemeden acze düştüğünü de ispatlayamadığından davalının hapis hakkının bulunduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir.<br> 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.<br>Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 01/04/2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile tarafları ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı defterlerine göre davacının 84.522,20 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise davacının 11.532,50TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.<br>Davalı, kendi defterlerine göre dahi davacıya 11.532,50 TL tutarında borçlu gözüktüğünden, bu aşamada ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı takip tarihi itibariyle davalıya borçlu olmadığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Ancak davalı bu yönde yazılı bir delil ibraz etmediği gibi açıkça yemin deliline de dayanmamıştır. Bu nedenle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.532,41 TL tutarında alacaklı olduğu kabul edilmiş ve takibin bu tutar üzerinden devamına karar verilmiştir.<br>Her ne kadar davacı işlemiş faiz alacağı yönünden de itirazın iptalini talep etmiş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz alacağına ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı itirazın iptali istemine ek olarak feri nitelikte icra inkar tazminatı isteminde de bulunmuştur. Mahkememizce fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle takibe itirazın haksız olduğu ve alacağın likit nitelikte olduğu kabul edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.<br>Her ne kadar davalı da tazminat isteminde bulunmuş ise de takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından davalının tazminat isteminin reddine ...\" davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Konya ..... İcra Müdürlüğü'nün ....... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.532,41 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 11.532,41 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 2.306,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davaya cevap dilekçesinde ........... sahibi ve yetkilisi ..........'ın, ...............nin sahibi ve yetkilisi ............'ın oğlu olduğunu, piyasada itibar ve güven oluşturmak nedeniyle benzer ad tercih ettiğini,......... Şirketinde çalışan işçilerin......................nin kurulması ile burada devam ettiğini belirtmek suretiyle birbirinin devamı mahiyetindeki bu iki şirketin arasında organik bağ bulunduğunu kabul ve beyan ettiğini, .............. yaptığı özel güvenlik hizmeti işlerini, aynı personellerle ve aynı şirketlerle davacı ..........ne devretmiş olması nedeniyle, aralarındaki organik bağ, personel ve iş devri dikkate alındığında bu durumun iş yeri devri olduğunun tartışmasız olduğunu, aralarında organik bağ olan ve birbirinin devamı mahiyetinde bulunan, aynı personellerle çalışmaya devam eden..........nin borçlarının çalışan personelin alacakları yeni şirket olan davacı şirketi de bağlayıcı olduğunu, davacı şirketin çalışan personelin asıl işvereni müvekkilinin ise üst iş veren konumunda olduğunu, taraflar arasındaki 23/12/2019 tarihli özel güvenlik hizmet sözleşmesinin hükümleri içinde 4 ve 7 maddesi ile ilgili diğer maddelerinde, personel maaş ve işçilik alacaklarının yüklenici davacı tarafından ödeneceği, yüklenici davacının personele ilişkin SGK prim çizelgesini, SGK borcu çizelgesini ve maliye borcu yoktur yazısını davalı müvekkili şirkete faturayla göndereceğinin yazıldığını, buna rağmen davacının müvekkili şirket bünyesinde istihdam ettiği personelin hak ve alacaklarını ödememiş, ödediğine dair belgeleri müvekkili şirkete sunmamış olduğunu, davacı şirket personelinin müvekkili şirket aleyhine açılan işçi alacağına ilişkin dava olduğunu ve halen derdest olduğunu, işçilik alacağının ödenmemesi halinde müvekkili şirketin davacı şirkete ödeyeceği istihkaklar üzerinde hapis hakkını kullanabileceğini, mahkemenin muaccel bir alacağın bulunmadığından ve müvekkili şirketin herhangi bir ödeme yapmadığından bahisle davanın kabulüne karar vermesinin yerinde olmadığını, dava konusu çekişmeli olan hususlardan kaynaklandığından mahkemece alacak likit olduğundan müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, davalı şirket ille aralarında güvenlik görevlisi temini konulu hizmet sözleşmesi bulunduğu, sözleşmeden kaynaklı olarak 2020 Kasım ve Aralık ayı özel güvenlik hizmet ücretinin ödenmediğinden bahisle 11.532,41 TL asılacak ve faizi ile birlikte toplam 11.721,80 TL alacak nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde hapis hakkı nedeniyle borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.<br>Davalı taraf, gerek itiraz dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde ve yargılamada sunduğu beyanlarında genel olarak hapis hakkı bulunduğu bu nedenle borcu olamadığı itiraz ve savunmalarında bulunmuş olup;  davacı şirket ile 01.01.2020-31.12.2020 tarihleri arasını kapsayan dönem için davacı şirket ile Özel Güvenlik Personeli sağlanması konulu 23.12.2019 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi yapıldığı, ancak bu sözlemeden önce dava dışı .......... İle aralarında benzer sözleşme bulunduğu, dava dışı şirketin borçlarını ödeyemez hale geldiği, SGK ve Vergi borçları bulunduğu, bu kapsamda SGK'dan kendilerine 1.388.000,00 TL amme borcundan kaynaklı haciz ihbarnamesi gönderildiği, davalı şirketin üst iş veren durumunda olduğu, yasa ve mevzuat gereğince güvenlik personelinin ücret, maaş, diğer işçilik alacakları, SGK prim borçları vb yükümlülüklerinden dolayı, asıl iş veren şirket yanında, kendilerinin de sorumlu olduğu, yine davacı şirket çalışanı .......... isimli çalışanın, davacı şirket dönemindeki  çalışmaları da dahil olmak üzere davalı şirket aleyhine Konya....... İş Mahkemesi'nin.......... E. Sayılı dosyasından işçilik alacağına dayalı dava bulunduğu, davanın derdest olduğu,  dava dışı davacı şirket yetkilisi olan ..............'ın, dava dışı  .............'nin yetkilisi ................'ın oğlu olduğu, şirketler arasında organik ilişki olduğu, dava dışı şirket borçlarından dolayı davacı şirketin de sorumlu olacağı, savunmalarında bulunduğu, mahkemece hapis hakkına ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, görülmüştür.<br>Her ne kadar davalı tarafça itiraz dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair beyanlarında yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı hapis hakkının bulunduğunu ileri sürmüş ise de;  HMK 33. madde gereğince hukuki nitelendirme hakime ait olup, davalının yüklenici şirket ile organik bağı olduğunu iddia etti dava dışı ................'nin SGK ve Vergi borçları ile  dava dışı işçi ...........'nun kendilerine izafeten işçilik alacaklarının tahsili için açtığı davada  ödenmek zorunda kalınacak  bedellerden hizmet sözleşmesi gereği yüklenicinin sorumlu olduğuna dair savunması takas niteliğinde ödemezlik def'ii olduğu kanaatine varılmıştır. (benzer Y.6.HD 2021/5490 E. - 2022/5953 K.sayılı kararı)<br>6098 sayılı TBK'nın 139.maddesi:<br>\"İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.<br>Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir\" hükmü dikkate alındığında, her ne kadar dava dışı şirketin SGK borçlarından dolayı davacılı şirketin de  sorumlu tutulabileceği ve  dava dışı şirket ile davacı şirket arasında  organik ilişki bulunduğu savunmasına ilişkin dosyaya yansıyan bir dava yada sair çekişme bulunmamakta ise de, davacı şirket çalışanı tarafından davalı şirkte yönelik açılan ve mahkeme bilgileri bildirilen işçilik alacakları davası sonucu davalı şirketin ödeme yapmak durumunda kalabileceği, üst işveren konumunda olan davalının, ödeyeceği işçilik alacaklarını, hizmet sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, alt işveren olan davacıdan talep etme hakkı bulunduğu gözetildiğinde, davalının TBK'nın 139/2.maddesi uyarınca takas iddiasında bulunabileceği anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, ifade edilen yasal hükümler çerçevesinde davalının ödemezlik def'i değerlendirilerek, davalının, davacı yüklenici işçisine ödediği veya ödemek zorunda kalacağı bedel göz önünde bulundurulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalının istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarih, ......... Esas ......... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 196,95 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan                                Üye                                    Üye                                 Katip <br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br>M.Y<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18d611463ff0c90f","SID":"425d136dae616b0d"}}