{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/9 Esas<br>KARAR NO: 2023/955<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/06/2019<br>NUMARASI: 2014/1871 Esas, 2019/630 Karar<br>BİRLEŞEN  İSTANBUL ANADOLU 9.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/704<br>ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 05/10/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi, Hareketli Makineler Sigorta Poliçesi, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ve Tehlikeli Madde Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş.'ye ait \"...  No: 4 ... No: ... Blok D:... Tuzla-İstanbul\" adresindeki boya fabrikasında, 29.06.2014 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle sigortalı fabrikada bulunan emtia, demirbaş, makine, tesisat ve bina ile fabrikanın çevresinde bulunan iş yerlerinde ağır hasar oluştuğunu, hasar ihbarı üzerine Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesine ilişkin açılan hasar dosyasında zarar miktarının 11.449,62 TL; Hareketli Makineler Sigorta Poliçesine ilişkin açılan hasar dosyasında zarar miktarının 53.126,18 Euro;  Makine Kırılması Sigorta Poliçesine ilişkin açılan hasar dosyasında ise zarar miktarının 33.534,76 Euro olarak tespit edildiğini, yangın raporu, eksper raporları, teknik raporlar dikkate alındığında yangın olayının, davalı şirket tarafından üretilen ve fabrikanın ham madde depo bölümüne montajı yapılan rafların üretim, tasarım ve montaj hatası nedeniyle kendiliğinden çökerek devrilmesi ve rafların üzerinde bulunan kimyasalların birbiriyle karışarak reaksiyona girmesi sonucunda meydana geldiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildiğini belirterek müvekkili tarafından sigortalısına ödenen toplamda 2.690.719,81 Euro sigorta tazminatının, her bir ödeme bakımından ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek TCMB'nin Devlet Bankalarınca Euro cinsine uygulanan en yüksek oranda faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı sigortalı ile müvekkili şirket arasında raf yapımı ve montajı konusunda eser sözleşmesi akdedildiğini, rafların montajı da yapılarak Temmuz 2013 yılında tesliminin yapıldığını, projeye ilişkin birçok revizyon olduğunu, sigortalının isteklerinin dikkate alındığını, müvekkilinin uluslararası standartlarda raf üreten bir firma olduğunu ve faaliyetleri ile ilgili birçok sertifikaya sahip olduğunu, yangının, rafların kendiliğinden devrilmesi neticesinde oluştuğunun ispat olunamadığını, bu iddianın davacı sigorta şirketinin sigortalısının başvurusu üzerine tanzim edilmiş özel bir rapora dayandığını, oysa müvekkili şirketin dahli olmadan hazırlanan raporun yangından ne kadar süre sonra ve hangi şartlarda düzenlendiğinin dahi belli olmadığını, aslında yangın çıkan depoda rafların arasında iki adet forkliftin bulunması ve Pazar günü işçilerinin depoda çalışıyor olmasının, yangının çıkış sebebinin rafların devrilmesi olmadığını ortaya koyduğunu, huzurdaki davada rafların, müvekkilinin rafları ayıplı teslim etmesi sebebiyle devrildiğini iddia eden davacı sigorta şirketinin bu iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, alınan hem özel raporda hem de ekspertiz raporlarında yangının sebebinin objektif bir şekilde araştırılarak tespit olunmadığını, sigortalının tanzim ettirdiği özel rapora dayanılarak montajın hatalı yapılmış olduğu sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığını, rafların, montaj planına uygun bir şekilde montajlanarak şirket yetkililerinin kontrolüyle teslim edildiğini, yangın alanından çıkartılmış  rafların hangilerinin devrilmiş hangilerinin çıkan yangın neticesinde yanmış olduğunun tespitinin imkânsız olduğunu, rafların teslim tarihi ile zararı doğuran olay tarihi arasında yaklaşık bir yıl geçtiği de dikkate alındığında rafların hatalı kullanım sonucunda hasara uğramış olma ihtimalinin de oldukça yüksek olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere iddia edildiği gibi raflar hatalı montaj yapılmış olsa bile iddia olunan hata açık ayıp niteliğinde olduğundan ihbar külfetinin yerine getirilmediğini, aynı şekilde bu ayıbın gizli ayıp olduğu düşünülse dahi bu ayıbın rafların yıkılmasına sebep olacak bir ayıp olmadığını, herhalükarda ise yangının çıkış sebebinin rafların yıkılması olmadığını, yangın çıkmasının sigortalının kimyasal depolamadaki güvenlik zafiyetinden kaynaklandığının İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/66 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile teyit edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamıma gelmemek üzere müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin, rizikoyu gerçekleştiren olayla ilgili gerekli araştırmayı yapmayarak fazladan ödediği sigorta tazminatını bir üçüncü kişiye rücu edemeyeceğini, sigorta şirketinin makine kırılması poliçesine ilişkin olarak ödediği tazminatı rücu hakkı kapsamında müvekkili şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını, zira bu hasarın yangından kaynaklanmadığının değişik iş dosyasında verilen bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirterek davanın sigorta şirketleri olan ...'ya ihbarı ile reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi, Hareketli Makineler Sigorta Poliçesi, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ve Tehlikeli Madde Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş.'ye ait \"... No: 4 ... No: ... Blok D:... Tuzla-İstanbul\" adresindeki boya fabrikasında, 29.06.2014 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle sigortalı fabrikada bulunan emtia, demirbaş, makine, tesisat ve bina ile fabrikanın çevresinde bulunan iş yerlerinde ağır hasar oluştuğunu, yangın raporu, eksper raporları, teknik raporlar dikkate alındığında yangın olayının, davalı şirket tarafından üretilen ve fabrikanın ham madde depo bölümüne montajı yapılan rafların üretim, tasarım ve montaj hatası nedeniyle kendiliğinden çökerek devrilmesi ve rafların üzerinde bulunan kimyasalların birbiriyle karışarak reaksiyona girmesi sonucunda meydana geldiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildiğini, müvekkilinin, davaya konu yangın olayı nedeniyle daha önce ödediği sigorta tazminatlarından ayrı olarak ... nolu hasar dosyasından 07.07.205 tarihinde 65.000,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, ödenen bu miktar kadar rücu hakkının doğduğunu belirterek aralarında hukuki ve fiili bağlantı mevcut olduğundan birleştirme kararı verilerek yargılamanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1871 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmasına, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen 65.000,00 TL sigorta tazminatının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı sigortalı ile müvekkili şirket arasında raf yapımı ve montajı konusunda eser sözleşmesi akdedildiğini, rafların montajı da yapılarak Temmuz 2013 yılında tesliminin yapıldığını, projeye ilişkin birçok revizyon olduğunu, sigortalının isteklerinin dikkate alındığını, müvekkilinin uluslararası standartlarda raf üreten bir firma olduğunu ve faaliyetleri ile ilgili birçok sertifikaya sahip olduğunu, yangının, rafların kendiliğinden devrilmesi neticesinde oluştuğunun ispat olunamadığını, bu iddianın davacı sigorta şirketinin sigortalısının başvurusu üzerine tanzim edilmiş özel bir rapora dayandığını, oysa müvekkili şirketin dahli olmadan hazırlanan raporun yangından ne kadar süre sonra ve hangi şartlarda düzenlendiğinin dahi belli olmadığını, aslında yangın çıkan depoda rafların arasında iki adet forkliftin bulunması ve Pazar günü işçilerinin depoda çalışıyor olmasının, yangının çıkış sebebinin rafların devrilmesi olmadığını ortaya koyduğunu, huzurdaki davada rafların, müvekkilinin rafları ayıplı teslim etmesi sebebiyle devrildiğini iddia eden davacı sigorta şirketinin bu iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, alınan hem özel raporda hem de ekspertiz raporlarında yangının sebebinin objektif bir şekilde araştırılarak tespit olunmadığını, sigortalının tanzim ettirdiği özel rapora dayanılarak montajın hatalı yapılmış olduğu sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığını, rafların, montaj planına uygun bir şekilde montajlanarak şirket yetkililerinin kontrolüyle teslim edildiğini, yangın alanından çıkartılmış  rafların hangilerinin devrilmiş hangilerinin çıkan yangın neticesinde yanmış olduğunun tespitinin imkânsız olduğunu, rafların teslim tarihi ile zararı doğuran olay tarihi arasında yaklaşık bir yıl geçtiği de dikkate alındığında rafların hatalı kullanım sonucunda hasara uğramış olma ihtimalinin de oldukça yüksek olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere iddia edildiği gibi raflar hatalı montaj yapılmış olsa bile iddia olunan hata açık ayıp niteliğinde olduğundan ihbar külfetinin yerine getirilmediğini, aynı şekilde bu ayıbın gizli ayıp olduğu düşünülse dahi bu ayıbın rafların yıkılmasına sebep olacak bir ayıp olmadığını, herhalükarda ise yangının çıkış sebebinin rafların yıkılması olmadığını, yangın çıkmasının sigortalının kimyasal depolamadaki güvenlik zafiyetinden kaynaklandığının İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/66 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile teyit edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamıma gelmemek üzere müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin, rizikoyu gerçekleştiren olayla ilgili gerekli araştırmayı yapmayarak fazladan ödediği sigorta tazminatını bir üçüncü kişiye rücu edemeyeceğini, sigorta şirketinin makine kırılması poliçesine ilişkin olarak ödediği tazminatı rücu hakkı kapsamında müvekkili şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını, zira bu hasarın yangından kaynaklanmadığının değişik iş dosyasında verilen bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirterek davanın sigorta şirketleri olan ...'ya ihbarı ile reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin, sigorta tarafından karşılanmayan bakiye zararları nedeniyle açtığı İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1985 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkemece davalının kusurlu bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davaya konu yangın olayında, davalı şirketin kusuru ile yangına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği ve sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemelerin de davalı şirkete rücu edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece, sundukları geniş kapsamlı deliller değerlendirilmeksizin, keşif ya da bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1985 Esas sayılı dosyasında daha dar kapsamlı delillere dayalı olarak alınan bilirkişi raporuna dayalı verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu durumun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, söz konusu raporda yer alan yangın uzmanı bilirkişi ... ile müvekkili şirket arasında husumet bulunduğunu, adı geçenin, müvekkili şirketin bir başka yangın dosyasında sigortalılarla birlikte hareket ederek haksız sigorta tazminatı almak amacıyla kasten yangın çıkartmaları, sahte belge düzenlemiş olmaları, gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenlemeleri suçlarından dolayı cezalandırılmaları için yaptıkları şikayet üzerine açılan kamu davasının karar duruşmasının 17.10.2019 tarihinde olduğunu, husumet bulunması sebebiyle hükme dayanak Mahkemede alınan bilirkişi raporunun yangının çıkış nedenine ve kusur ve sorumluluğuna ilişkin olarak objektif değerlendirmelerle hazırlanmadığının aşikar olduğunu, bu nedenle tarafların hak ve hukuklarının korunması bakımından yeni bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla keşfen bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle rapor alınması gerektiğini belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Davalı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde; hiçbir gerekçeye dayanmayan davacının istinaf talebinin reddi gerektiğini belirtmiş olup istinaf talebinde ise, asıl davada davacının talebi Euro cinsinden olduğu için vekalet ücretinin, dava tarihindeki kur üzerinden değil, karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacı lehine karar verilmesi halinde güncel kur üzerinden hesaplama yapılacakken aleyhe karar verilmesi halinde dava tarihindeki kurun esas alınmasının hakkaniyete aykırı olacağını, birleşen davada ise vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek istinaf talebinin esastan reddi ile, ilk derece Mahkemesinin asıl dava kapsamında takdir ettiği vekalet ücretinin dava değerine uygun şeklinde düzeltilmesine, birleşen davada ise, vekalet ücretine hükmedilmediği gözetilerek 2019 AAÜT üzerinden yapılacak hesaplamayla bulunan vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1985 Esas sayılı dosyasında verilen karar uyarınca  davalı şirketin kusurunun bulunmadığından bahisle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Yapısal Sistem Değerlendirmesi Hakkında hazırlanan Ağustos 2014 tarihli teknik raporda sonuç olarak, ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait hammadde depolama için kullanılan endüstriyel raf sistemlerinin bir kısmının 29.06.2014 tarihinde çöktüğünü ve sonucunda çıkan yangının, binanın çelik kolonlarına da zarar verdiğini, söz konusu çökme bölgesinde kullanılan 2 mm'lik ve kesitleri çizimlerde verilen hafif raf sistemlerinin, montaj planının uygulama hatası ve tasarım yetersizliği nedeniyle kapasitesinin üstünde yüklere maruz kaldığını, tasarım düşey yükleri altında, alt katlardaki kolon kapasitelerinin güvenlik dayanımı yöntemine göre hesabında önemli ölçüde yetersiz kaldığını, ancak esas fiziksel göçmenin, çerçevelerin global ve lokal kritik burkulma yükü sınırında olması nedeniyie oluştuğu bildirilmiştir. Olaya ilişkin düzenlenen 30.06.2014 tarihli Yangın Raporunda, yangının, ... AŞ ünvanlı fabrika dahilindeki hammadde deposunda meydana geldiği, su ile reaksiyona giren bazı kimyasalların sprinkler söndürme sistemi ile korunaklı bu depoda muhafaza edildiği, klor, solvent, hidroflorik asit, fosforik asit gibi kimyasalların yan yana bulundurulduğu, ayrıca raflara istiflenirken yerden ortalama 10 metre yükseğe konulduğu ve bu rafların tespit edilemeyen bir nedenden dolayı devrilmesi neticesinde etrafa saçılan kimyasalların birbirleriyle reaksiyona girmesi sonucunda yangın olayının meydana geldiği, zincirleme reaksiyonların devam etmesiyle yangının büyüdüğü kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Hasar sebebiyle davalı sigorta şirketinin talebi üzerine birden çok hasar dosyası kapsamında aldırılan Ekspertiz Raporlarında, yangın hadisesinin yaşandığı hammadde deposunda raflarda istifi halde hammaddeler olduğunun görüldüğü, Pazar günü hammadde depo bölümünde 3 kişinin bulunduğu, yapılan görüşmede rafların depo orta bölümünden giriş kapısına doğru devrilmeye başladığı, devrilmelerle birlikte akan kimyasallarının karışarak reaksiyona girdiği, yangının başlaması akabinde sprinkler sisteminin devreye girdiğinin öğrenildiği, itfaiye raporu ve olay sonrasında mahalde yapılan incelemeler neticesinde; rafların yıkılmasıyla başlayan olaylar zinciri sonrasında depo kısmında alevli yangın meydana geldiği, bu yangının sprinkler sistemini tetiklemesiyle sistemin devreye girdiği, akan suyun emtiayı ıslattığı ve aynı zamanda su ile tepkimeye giren emtianın da yoğun şekilde beyaz duman çıkardığı ve çevreye zarar verdiğinin anlaşıldığı, olaylar zincirinin, rafların kendiliğinden yıkılmasıyla başladığı, hiçbir müdahale olmadığı sırada rafların devrilmesi sebebi ile ref malzeme, işçilik ve/veya dizayn kusuru olup olmadığının tespitine yönelik bilirkişi tespitleri yaptırılmasına karar verildiği, bu kapsamda sigortalı yetkilileri tarafından Boğaziçi Üniversitesine başvurulması neticesinde aldırılan teknik raporda yer alan tespitler de dikkate alındığında hadiseye sebebiyet veren rafların üreticisi ve uygulayıcısı olan davalı şirkete rücu imkanının olduğu kanaatine varılmış olup ayrıca bu raporlarda zarar miktarının da tespit edildiği ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... AŞ tarafından işbu asıl ve birleşen davanın davalısı şirkete karşı aynı olay sebebiyle sigorta ödemesi dışında kalan zararın tazminine ilişkin açılan davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1985 Esas 2016/247 Karar sayılı kararı ile, yangının davalı şirketin kusurundan kaynaklanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup kararın, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2017/196 Esas 2019/916 Karar sayılı ilamı ile onandığı, tarafların süresinde karar düzeltme yoluna başvurmaması üzerine kararın 07/05/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. O halde söz konusu dosya ve bu dosyada alınan bilirkişi raporu, işbu istinaf incelemesine konu dava bakımından güçlü delil niteliğindedir. Ekspertiz raporunda, rücu imkanının bulunup bulunmadığının değerlendirilebilmesi için kusurun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, sigortalı yetkilileri tarafından bu amaçla Mahkemeye başvurulduğu, ve ayrıca yine sigortalının başvurusu üzerine Boğaziçi Üniversitesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinden rapor alındığı belirtilmiştir. Mahkemeye yapılan başvuru üzerine bilirkişi raporunun, eksper raporunun düzenlendiği tarih itibariyle henüz tanzim edilmediği ve eksper raporunda, rücu imkanının Üniversiteye başvuru üzerine alınan bilirkişi raporuna göre değerlendirildiği, sonuçta da bu rapora dayalı olarak işbu asıl ve birleşen dosya davalısı şirkete rücu edilebileceği bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1985 Esas sayılı dosyasında keşif yapılmak suretiyle düzenlenen 05/05/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; yangın raporu, Boğaziçi Üniversitesinden alınan teknik rapor, İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/66 D.İş sayılı dosyasında alınan rapor değerlendirilmek suretiyle bir neticeye varılmıştır. Bilirkişi raporunda bahsi geçmeyen eksper raporunda rücu imkanına yönelik yapılan tespit ve değerlendirmeler ise zaten Boğaziçi Üniversitesinden alınan teknik rapora dayalıdır. Buna göre işbu dosyanın davacısının dayandığı deliller de incelenmek suretiyle söz konusu dosyadan rapor alındığı anlaşılmakla Mahkemece, güçlü delil niteliğinde olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1985 Esas sayılı dosyası ve bu dosyadan alınan raporla yetinerek karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu açıdan davacının istinaf başvurusu yerinde değildir. Öte yandan davacı her ne kadar, söz konusu raporu düzenleyen heyette yer alan ... hakkında suç duyurusunda bulunup kamu davası açıldığından aralarında husumet olduğunu ileri sürmüş ise de, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1985 Esas sayılı dosyasının tarafları davacının sigortalısı .... AŞ ile işbu asıl ve birleşen dosyanın davalısı şirket olduğu, davacının kendisinin taraf olmadığı bir dosyada, iddia edildiği üzere adı geçen bilirkişinin husumet besleyerek rapor tanzim etmesinin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla işbu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Asıl ve birleşen dosya davalısının her iki davaya yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;\"...Davacı Müflis ...A.Ş adına iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; .... ve yabancı para cinsinden hüküm kurulduğundan vekalet ücretinin karar tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru ve yine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi dikkate alınarak hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir... Asıl ve birleşen davalarda, yabancı para cinsinden alacak talepleri için dava tarihlerindeki kur üzerinden dava değeri belirlenmiş ve harçlar bu tutarlar esas alınarak yatırılmıştır. Bu nedenle mahkemece, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olduğu gibi...\" (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2121 Esas 2023/1968 Karar sayılı ilamı).Asıl ve birleşen dosya davalısı, asıl davada talebin Euro cinsinden olması sebebiyle vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, yabancı para cinsinden olan alacak taleplerinde, talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı dikkate alınarak hesaplanan Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden asıl dava bakımından ileri sürülen davalının bu istinaf sebebi yerinde değildir. Öte yandan birleşen dava yönünden, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, karar içeriğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmakla davalı, birleşen davaya yönelik istinafında haklıdır.Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya; davalı vekilinin ise asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalının birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun belirtilen sebeplerle kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin birleşen davaya yönelik kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında birleşen davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı ... Şirketi vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden; davalı .. Ltd. Şti. vekilinin asıl dava yönünden yaptıkları istinaf başvurularının REDDİNE,2-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin birleşen dava yönünden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1871 Esas, 2019/630 Karar ve 12/06/2019 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince birleşen dava yönünden KALDIRILMASINA, yeniden HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Birleşen davanın REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcının davacı ... Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 1.110,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 840,19 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ... Şirketine İADESİNE, c)Davacı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  d)Davalı ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...Şirketinden tahsili ile adı geçen davalıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Başvurusu Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davanın her biri yönünden ayrı ayrı alınması gereken 269,85 TL olmak üzere toplam 539,70 TL harçtan davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 314,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davacı ...Şirketinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 269,85 TL harçtan davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 269,85 TL harç davalı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 7-Davacı ... Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcı ile 859,30 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 1.129,15 TL'nin davacı ...Şirketinden tahsili ile adı geçen davalıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ve aynı Kanunun 361/1.maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf0fd25453043b6d","SID":"c8d1f69e12f783e6"}}