{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2022<br>NUMARASI\t\t: ........ Esas ......... Karar<br><br>DAVACI\t: ... - (T.C Kimlik No: ... )<br>VEKİLLERİ\t: <br>\t  <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ... - (T.C Kimlik No: ... )<br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/10/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 09/10/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 23/02/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı  davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  .............. ile davalı ... arasında organik bağ olduğu gibi şirketin aile şirketi olup ortaklarının çocukları ve bizzat kendisi olduğunu, davaya konu bonoların benzer davadaki bonolarla tıpa tıp aynı bonolar olduğunu, kim tarafından atıldığı bilinmeyen imzaları içeren senetleri davalı taraf gerek kendi adına gerekse resmi yada gayri resmi yetkilisi olduğu şirket aracılığı ile piyasaya sürdüğünü, aynı yol izlenerek icra takibinde bulunulduğunu, bunun üzerine sahtecilik nedeniyle menfi tespit davası açıldığını, davalı tarafın  müvekkiliyle ilgisi olmayan müvekkilinin imzasını taşımayan ve müvekkiline  ait olmayan Konya ......  İcra Müdürlüğünün.............. Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine  01.02.2017 tanzimli 01.07.2017 vadeli 40.000 TL’lik ve 02.02.2017 tanzim 01.08.2017 vadeli 40.000 T.L. meblağlı 2 adet senet ile icra takibi başlattığını, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari bağ ticari bir ilişki söz konusu olmadığını, bu nedenle icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini, bonoların iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesinin olduğunu, ayrıca bu tür davaların ya davalının yerleşim yeri mahkemesinde veya icra dosyasının açıldığı mahkemede açılabileceğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, Niğde...... Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyasıyla iş bu dosyanın birleştirme taleplerine itiraz ettiklerini, zira  bonoların her iki dava konusunda da farklı olduğunu, bu nedenle birleştirme taleplerinin yersiz olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden eşinin üzerinden yürüttüğü çiftlikten nakden paralar aldığını, davacı tarafın eşi ile aralarında ticari ilişki söz konusu olduğunu, nakden alınan paranın da çekin de ödenmediğini, farklı farklı yerlere farklı imzalar attığını,  karşı tarafın avukat olduğunu, uygulamaları çok iyi bildiğini, kendi imzası ile alakasız olan imzalara atarak müvekkilini dolandırma cihedine gittiğini, davacının senetleri imzalayarak müvekkiline verdiğini, kasıtlı olarak farklı imzalar attığını,davacının kötü niyetli olduğunu, eşine ait çeklere de kendisinin imza attığını  polis jandarma ve kriminalden raporlar alınmasını beyan ederek  davanın reddini davacının %20 icra inkar , %10 para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davası açmıştır. <br>Mahkememiz dosyasına kazandırılan ATK raporunda söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği görülmüştür.<br>Konu ile alakalı olarak; <br>Kötü Niyet Tazminatının Şartları;<br>A)Dava, davalı-borçlu lehine sonuçlanmalıdır; <br>B) Davacı, takibinde haksız ve kötü niyetli olmalıdır; ( İtirazın iptali davasının reddi halinde, talep eden borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötü niyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir... (13. HD. 21/06/2006 T. 8001/10277)) Borçlu lehine tazminata hükmedebilmek için alacaklının takibinin haksız olması yeterli değildir. Davacı- alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davası açıp yürütmekte kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir.<br>Alacaklının kötü niyetli olduğunu davalı borçlu ispat etmelidir. Davalı, davacı/alacaklının, takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlatıldığı ve dava açtığını ispatlamalıdır. <br>C) Davalı-Borçlu, talepte bulunmalıdır; borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun tazminat talebinde bulunması gerekir. Davalı- borçlu bu talebini cevap veya cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmek zorundadır. (HMK. M. 141) ( Yargıtay Üyesi Mahmut Coşkun; İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları, Genişletilmiş 4. Baskı).) <br>Dosyanın ayrıntılı incelenmesi neticesinde davalı yan süresi içerisinde yenileme dilekçesi verilmediğinden davanın açılmamış sayılması savunmasında bulunmuşsa da, Konya BAM kararı incelendiğinde bu savunmaya itibar etmek mümkün olmamıştır.<br>Davalı-alacaklı yan, alacağını ispat edememiştir. Zira Adli Tıp Kurumu raporunda borçlu-davacı adına imza (bonolara ilişkin) tespit edilemediğini bildirir kanaat raporu verilmiştir. Dava kambiyo yolu ile icra takibine konulan bonodaki imzanın sahte atıldığı iddiasına dayalı olup, ispat külfeti davalı alacaklı yandadır. İmzanın aidiyetinin tespiti yönünden ATK raporunda imzanın davacıya ait olup olmadığı tespit edilemediği bildirilmiş olduğundan davalı, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda davacının davasının kabulü gerekmiştir.  (Yargıtay 19. HD'nin 2016/5258 Esas, 2017/2986 Karar sayılı 12/04/2017 tarihli ilamı da somut olayımıza emsal teşkil etmektedir)<br>Rapor içeriği değerlendirilme yapıldığında ve davacı-borçlunun imza örneklerinin çıplak gözle açık farklılıkları dikkate alındığında, davalı-alacaklının haksız ve kötüniyetli olduğu yönünde mahkememizce kanaat oluşmadığından ( Yargıtay 7. HD'nin 17/01/2013 tarih, 2012/4217 Esas, 2013/174 Karar sayılı ilamı ) davacının davasının kısmen kabulü ile; Konya ....... İcra Müdürlüğü'nün........... Esas sayılı dosyasından (icra takibine konu 01/02/2017 tanzim tarihli 01/07/2017 vadeli, 40.000,00 TL lik ve 02/02/2017 tanzim tarihli 01/08/2017 vadeli 40.000,00 TL meblağlı 2 adet bonodan kaynaklı) borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine dair  mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile; Konya ...... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı dosyasından (icra takibine konu 01/02/2017 tanzim tarihli 01/07/2017 vadeli, 40.000,00 TL lik ve 02/02/2017 tanzim tarihli 01/08/2017 vadeli 40.000,00 TL meblağlı 2 adet bonodan kaynaklı) borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın her kuruma farklı farklı imzalar verdiğini, müvekkili ve müvekkili gibi pek çok kişiye aynı şekilde farklı imzalar atarak pek çok kişinin zarar görmesine sebep olduğunu ifade ettiğini, kurumlardan gelen imza örnekleri de haklılıklarını ortaya koyduğunu, cevap dilekçelerinde ifade ettikleri üzere zarar gören üçüncü şahıslara ilişkin kayıtlar toplanmadan karar verildiğini, yine gelen imza örnekleri incelendiğinde; birbirinden çok farklı imzalar attığının ortaya çıktığını, bu gerçek ve karşı tarafın imza inceleme prosedörünü iyi bildiği ve bu şekilde imzalar attığını ifade etmelerine ve bu nedenle cevap dilekçelerinde yer aldığı şekli ile \"M\", düş çizgi ve aşağıdan yukarı doğru \"M\" şeklinde yazı örneği alınmasını talep etmelerine rağmen bu şekilde yazı örnekleri alınmadığını ve bu şekilde imza incelemesi yapılmadığını, kanundan kaynaklı olarak düşme kararı sonrasında; pandemi sürecinde sürelerin durduğu gözden kaçması sonucunda açılmamış sayılmasına dair karar verildiğini ve  karşı tarafa tebliğ edildiğini, karşı tarafça istinaf edildiğini, bu istinaf sonucunda kaldırma kararı verildiğini ancak karşı tarafça yine kanunda ifade edilen 3 aylık süreçte harç tamamlanmadığını ve yenileme dilekçesi verilmediğini, bu gerçek karşısında karşı tarafın davasının reddine karar verilmesi gerekirken;  kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine müvekkili tarafından telefonu kırıldığı için ulaşılamayan yazışma kayıtlarına; müvekkili tarafından sonrasında ulaşıldığını, bu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere davacı tarafın borcunu kabul ettiğini, mahkemenin gerek görmesi halinde yazışmaların bulunduğu yazışma kayıtlarını sunmaya hazır olduklarını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.   <br>\tDELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\tSomut olayda davalı tarafından davacı aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ........... Esas sayılı dosyası ile davacının keşidecisi davalının da lehtarı olduğu, 01/07/2017 ve 01/08/2017 vade tarihli her biri 40.000,00 TL bedelli olan 2 adet bonoya dayalı olarak toplam 80.760,82 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, davacının Konya .....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile bonolardaki imzaya  itiraz ettiği, icra hukuk mahkemesince Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, inceleme konusu senetlerde borçlu imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, basit tersimli, kırık çizgilerden ibaret imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, icra hukuk mahkemesince davanın iki kez üst üste takipsiz bırakılmış olması nedeniyle HMK'nın 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>\tİlk derece mahkemesince işlemden kaldırılan dosyanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçsiyle daha önce davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 05/02/2021 tarih, ........... Esas-.......... Karar sayılı kararı ile; ''..Davada, 11/03/2020 tarihli celsede taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının işlemden kaldırılmasına, ardından 06/07/2020 tarihli karar ile süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, 7226 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığının 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Kararına istinaden HMK'daki başvuru sürelerinin 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında durduğu, dolayısıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği 06/07/2020 tarihinde henüz davanın yenilenmesi için talep süresi olan 3 aylık sürenin dolmadığı, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu '' gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda yazılı olduğu şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince de Adli Tıp Kurumu'ndan bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda rapor alındığı, raporda icra hukuk mahkemesince alınan raporda belirtildiği gibi inceleme konusu senetlerde ... adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.<br>\tDavalı her ne kadar davacının 3 aylık yasal sürede harcı tamamlamadığını ve yenileme dilekçesi vermediğini beyan ederek bu konuyu istinaf sebebi yapmış ise de davacının davanın  açılmamış sayılmasına dair verilen kararı istinaf etmekle davayı yenileme iradesini gösterdiği, mahkemece verilen sürede de harcı yatırdığı anlaşıldığından bu konudaki istinaf sebebi yerinde değildir.<br>\tDavalı istinaf dilekçesi ekinde bir takım mesajlaşma kayıtları sunmuş ise de HMK'nın 357/1.maddesi gereğince istinaf aşamasında yeni delillere dayanılamayacağından davalı tarafından sunulan mesajlaşma kayıtları dikkate alınmamıştır.  <br>Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde; Adli Tıp Kurumu tarafından gerek icra hukuk mahkemesindeki yargılamada gerekse bu yargılamada verilen raporlarda bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirildiğinden,  bonolardaki imzaya benzer şekilde davacıdan imza örnekleri de alındıktan sonra üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden (Grafoloji alanında uzman) oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda rapor alınması, ayrıca davalının şikayeti üzerine açılan Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .......... soruşturma nolu dosyasının neticesinin araştırılması, daha sonra tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarih ........... Esas ....... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan  davalı tarafından yatırılan 1.366,21 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  \t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>A.Ç<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b24b44f03dea9b0f","SID":"6f55bd9d7d941f5a"}}