{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/1279 Esas 2023/1186  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1279 <br>KARAR NO\t: 2023/1186<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/471 Esas 2021/291 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ<br>DAVALILAR <br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 30/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t : 21/09/2023 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 09/10/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı sicil müdürlüğü, dahili davalılar ... ve... vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin iş yerinde çalıştığı sırada çıkan yangın sonucu vefat eden işçinin hak sahibine ödeme yaptığını, meydana gelen yangında davalı işverinin %100 kusurlu olduğunu, hak sahibine ödenen bedelin rücuen tahsili için şirket aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında davalı şirketin sicil kayıtlarından silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece şirketin ihyası yönünde dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek .... Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı sicil müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin  hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, ticaret sicili müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.  <br>\tDahili davalılara dahili dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen dahili davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacının ihyasını istediği  şirket aleyhine  iş mahkemesinde rücu davası açtığı, davanın yürütülebilmesi için şirketin ihyasının gerektiği, bu nedenle davacı tarafın şirketin ihyasını talep etmekte hukuki menfaati bulunduğu, davalı Tasfiye Halinde ...  Şirketinin tasfiye sonucu terkin edilmiş olup tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ile dahili davalılar ... ve... aleyhine açılan davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı 179903 sicil nolu Tasfiye Halinde ... Şirketinin Ankara 16. İş Mahkemesinin 2020/35 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde karar örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye memuru ataması yapılmadan şirketin sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini, TTK'nun 547/2. maddesinin göz ardı edildiğini, ihyasına karar verilen şirketin münfesih sayılması gerektiğini, müdürlüğün açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tDahili davalı... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tasfiye edilen şirketin meydana gelen kaza nedeniyle kusurlu olduğunu, bu nedenle davacı kuruma borcu bulunduğunu ifade etmiş ise de, şirketin kusurlu olduğuna ilişkin davacı kurumun hazırladığı rapor dışında bir tespitin bulunmadığını, şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, şirketin ihyasına karar verilecek olsa bile TTK'nun 547/2. maddesinin göz ardı edilemeyeceğini, ek tasfiye işlemi ile sınırlı olmak üzere tasfiye memuru atanmamasının doğru olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tasfiye edilen şirketin meydana gelen kaza nedeniyle kusurlu olduğunu, bu nedenle davacı kuruma borcu bulunduğunu ifade etmiş ise de, şirketin kusurlu olduğuna ilişkin davacı kurumun hazırladığı rapor dışında bir tespitin bulunmadığını, şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, şirketin ihyasına karar verilecek olsa bile TTK'nun 547/2. maddesinin göz ardı edilemeyeceğini, ek tasfiye işlemi ile sınırlı olmak üzere tasfiye memuru atanmamasının doğru olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİhyası talep olunan davalı şirketin terkinine dayanak ihtar, tebligat ve ilan suretleri, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Ankara 16. İş Mahkemesinin 2020/35 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tAnkara 16. İş Mahkemesinin 2020/35 Esas sayılı dosyası ile, davacı tarafından ihyası talep olunan davalı şirket aleyhine rücuen alacak iddiasıyla dava açıldığı, açılan davada yapılan yargılama sırasında 17/09/2020 tarihli celsede davacı vekiline .... Şti.'nin ihyası davası açmak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür.<br>\tİhyası talep edilen .... Şti.'nin 31/10/2018 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna ... ve...'nin atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, şirketin 30/11/2019 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 05/12/2019 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDava dilekçesinde dava, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmiş ise de, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi amacıyla açılan işbu davada tasfiye memuru ticaret sicil müdürlüğü ile birlikte zorunlu dava arkadaşı olup, mahkemece usul ekonomisi de gözetilerek davacı vekiline tasfiye memurlarının davaya dahil edilmesi için verilen süre içerisinde dahili dava dilekçesi ibraz edilmiş, dahili davalılara dahili dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. <br>\t<br>\tDavalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kamu düzenine aykırılık da gözetilerek incelenmesine gelindiğinde; mahkemece gerekçede son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde hüküm kısmında dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilen şirketin tasfiye memuru atanmasına karar verilmediği gibi, kararın ticaret siciline tescil ve ilanı yönünde de hüküm kurulmayıp, kararın kesinleştiğinde ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilerek yetinilmiştir. Gerekçeli karar ile hüküm arasında tasfiye memuru atanması yönünden çelişki bulunduğu gibi, kararın tescil ve ilanı yönünden de çelişki bulunmaktadır. Bu durum ise infazda tereddüt yaratmakta olup kamu düzenine ilişkin HMK'nun 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden re'sen gözetilmiştir. <br>\tGerekçe hüküm çelişkisi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğinden esas yönünden yapılan inceleme sonucu;<br>\t6102 sayılı TTK'nun \"Ek Tasfiye\" başlıklı 547. maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirileceği düzenlemeleri yer almaktadır. <br>\tSomut olaya gelindiğinde; ihyası istenen .... Şti.'nden rücuen alacağın tahsili talebi ile davacı alacaklı tarafından .... Şti. aleyhine rücuen alacak davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında davalı olan şirketin sicilden terkin edilmiş olduğunun anlaşılması üzerine mahkemece davacı vekiline anılan şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiği, verilen süre ve yetkiye dayalı olarak TTK'nun 547. maddesi uyarınca şirketin ihyasına yönelik iş bu davanın açıldığı görülmüştür.<br>\tŞirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>\tİhyası talep olunan şirketin ortaklar kurulunca 31/10/2018 tarihinde tasfiye kararı alınmış, ... ve... tasfiye memuru olarak atanmış, 30/11/2019 tarihinde ise tasfiye sonu kararı alınarak tasfiye memurunun yaptığı işlemlerden dolayı ibra edilmesine karar verilmiş ve şirketin 05/12/2019 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de ihyası istenen şirket aleyhine Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2020/35 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, dava dosyasının derdest olduğu ve açılan davanın davalısının ihyası istenen şirket olduğu, tasfiye memurlarının esasa ilişkin savunmalarının Ankara 16. İş Mahkemesi dosyasında değerlendirilmesi gerektiği, bu hale göre davacının Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2020/35 Esas sayılı dosyasında açtığı derdest davadan ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmakta olup, şirketin ihyasının gerektiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece davalı tasfiye memurları ile davalı sicil müdürlüğü hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDairemizce TTK'nun 547/2. maddesi hükmü gözetilerek ek tasfiyesine karar verilen şirkete ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru olan dahili davalıların tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerekmiş, verilen bu karar ile ilk derece mahkemesi kararındaki gerekçe hüküm çelişkisi de ortadan kaldırılmıştır. <br>\tÖte yandan, ihyasına karar verilen şirket ortaklar kurulunca tasfiye kararı alınarak şirket tasfiyeye girmiş, tasfiye memuru olarak atanan dahili davalılar tarafından tasfiye işlemleri tamamlanarak şirketin tasfiye nedeniyle ticaret sicilinden kaydı 05/12/2019 tarihinde terkin edilmiştir. Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2020/35 Esas sayılı davası ise işbu terkin tarihinden sonra açılmış ise de, dava konusu rücuen alacağa dayanak iş yeri yangını olayı ihyasına karar verilen şirket hakkında tasfiye işlemleri tamamlanıp sicilden terkini yapılmadan önce gerçekleşmiştir. <br>\tBu durumda mahkemece, şirketin işçisinin uğradığı iş kazası nedeniyle işçinin hak sahiplerinin işçilik alacakları bulunduğu halde tasfiye işlemlerini tamamlayarak şirketin ticaret sicilinden terkinine sebep olan dahili davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dahili davalılar üzerinde bırakılması gerekirken, davacı üzerinde bırakılmasında isabet görülmemiş ise de, davacı v ekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından istinafa gelenlerin sıfatı ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>\tYargılama harçlarının ise yargılama gideri niteliği bulunmayıp, yargılama sonunda dava açılmasına sebebiyet veren ve davada haksızlığı anlaşılan taraf üzerinde bırakılması gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere dahili davalı tasfiye memurları işbu ihya davasının açılmasına sebebiyet vermiş olup, davanın kabulü kararı ile hüküm altına alınan karar ve ilam harcından sorumludur.<br>\tAçıklandığı üzere yargılama giderleri davacı üzerinde bırakıldığından davalı sicil müdürlüğünün yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazı dosya içeriğine uygun görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinde gerekçe hüküm çelişkisi nedeniyle kamu düzenine aykırılık yönünden isabet görülmediğinden davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar yönünden kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davalı şirket hakkında verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar hakkındaki davanın kabulüne, şirketin Ankara 16. İş Mahkemesinin 2020/35 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin son tasfiye memurları olan... ve ...'in tasfiye memuru atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2021 tarih ve 2020/471 Esas 2021/291 Karar sayılı kararının davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar yönünden kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davalı ... ... Ltd. Şirketi hakkında ilk derece mahkemesince verilen şirketin tüzel kişiliği olmadığından HMK'nun 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine ilişkin karar kesinleştiğinden anılan davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t2-Davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar hakkındaki davanın KABULÜNE, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı 179903 sicil nolu Tasfiye Halinde ...  ...Şirketinin Ankara 16. İş Mahkemesinin 2020/35 Esas  sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına,<br>3-Tasfiye işlemlerini yapmak üzere TTK'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak son tasfiye memurları davalılar... (TC. No: ...) ve ...'in (TC. No: ...) atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine yer olmadığına,<br>4-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, <br>5-Alınması gereken 269,85 TL karar ilam harcının davalılar... ve ...'den müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına,  <br>\t6-Aleyhe istinaf itirazı bulunmadığı gözetilerek davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, <br>\tC)1-Davalı sicil müdürlüğü tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcı ile 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t2-Dahili davalılar... tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t3-Dahili davalılar ... tarafından yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t4-Davalı sicil müdürlüğü ile dahili davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/09/2023<br><br>Başkan -            Üye -                     Üye -        Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d69cbc2ea1ed9c7c","SID":"960541efc839bb05"}}