{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2022/1027 Esas - 2023/61<br>/// TÜRK MİLLETİ ADINA ///<br><br>\tT.C.<br>\tSAMSUN<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2022/1027 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/61<br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACILAR \t:<br>\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>\t  <br><br>DAVA\t: Hükümsüzlüğün Tespiti (6102 s. TTK m. 391)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2023<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ\t: 16/01/2023<br><br>Mahkememizde görülen Hükümsüzlüğün Tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacıların, davalı şirketin yönetim kurulu (YK) üyesi olduklarını ve 25.08.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurulda (GK) yeniden YK üyesi olarak seçildiklerini,  ...'ın da aynı GK'da YK üyesi olarak seçildiklerini, YK'nın 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihinde toplanarak şirketin yönetimine dair bir kısım kararlar aldıklarını, ancak GK toplantı tutanağının TTK'nın 30. maddesinde öngörülen 15 günlük süre geçmiş olmasına rağmen Ticaret Sicili'ne tescil ve Sicil Gazetesi'nde ilan edilmediği ve bu sebeple GK kararlarının geçerli olmadığı veçhile, geçersiz GK kararı ile atanan YK üyeleri tarafından alınan 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihli kararların butlanla malul olduğunu beyanla, mezkur kararların uygulanmasının durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini ve butlanla malul olduklarının tespitini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Kararların hükümsüz olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyanla, davanın reddini dilemiştir.<br>Davalı şirketin ticaret sicili kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.<br>Dava, YK kararının hükümsüz olduğu iddiasına dayalı tespit istemine ilişkindir.<br>Anonim ortaklıkta (AO) organları ve bu arada yönetim kurulunu (YK) seçme yetkisi münhasıran genel kurula (GK) aittir (TTK m. 408/2-b).<br>GK'nın bir ortağı YK üyeliğine seçmesi, ona yapılmış bir icap niteliğindedir; bu icabın aday tarafından açıkça veya zımnen kabulü sonucunda şirket ile üye arasında bir sözleşme bağı kurulur. Bu sözleşme öğreti ve uygulamada vekalet olarak nitelendirilmektedir. GK'da hazır bulunup da seçime itiraz etmemek veya gıyapta alınan seçim kararına müsteniden YK toplantısına katılmak ya da elden dolaştırma yoluyla alınan bir kararı imzalamak üyeliğin zımnen kabulü anlamına gelir (Bkz: Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku I, 14. Bası, N: 544).<br>YK üyeliğinin kazanılması ve kaybedilmesi ticaret siciline tescil ve ilan edilmek gerekir (TTK m. 354/1-g).<br>YK, toplantı tutanağının noterce onaylanmış bir suretini derhal ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine de konur (TTK m. 422/2).<br>Eldeki dava dosyasında; 06.09.2022 tarih ve 2022/3 sayılı YK kararı ile 13.09.2022 tarih ve 2022/4 sayılı YK kararının, oylamalara katılan YK üyelerinin 25.08.2022 tarihli GK kararı ile seçilmiş ve ancak bu GK tutanağının tescil ve ilan edilmemiş olmasına bağlı olarak geçersiz olduğu belirtilerek, dayanağı GK tutanağının henüz geçerli olmayan YK kararlarının butlanla malul olduğu ileri sürülmüştür. Başka bir deyişle; GK tutanağının tescil ve ilan edilmediği ve bu sebeple henüz geçerlilik kazanmadığı, bu GK'da seçilen YK'nın görev yapamayacağı ve aldığı kararların batıl olduğu iddia edilmiştir. <br>GK tarafından seçilen ve dosya kapsamından görevi kabul ettikleri anlaşılan davacılar dahil beş kişinin hükümsüz olduğu ileri sürülen karardan önce YK üyelik sıfatını haiz oldukları her türlü şüpheden uzaktır. Yani, YK üyelerinin göreve başlaması, YK üyelerini belirleyen GK tutanağının tescil ve ilanına bağlı değildir. Burada tescil, kurucu değil bildirici etkiye sahip olduğundan, GK tutanağındaki  tescil ve ilana tabi hususların sicil gazetesinde ilan edilmesi sicilin olumlu/olumsuz etkisi bakımından önem taşıyacaktır. Bu halde YK'nın karar almasında ve yönetimin devriyle ilgili iç yönerge (06.09.2022 tarih ve 2022/1 sayılı YK kararı) çıkarmasında bir isabetsizlik yoktur.<br>GK tutanağı, ancak tutakta tescil ve ilana tabi husus var ise tescil ve ilan edilmek zorundadır ve bu yöne ilişkin ilan için öngörülen bir süre bulunmadığından TTK'nın 30/1. maddesindeki 15 günlük sürenin düzenleyici olarak kabul edilmesi gereklidir. GK tutanağının, TTK'nın 33. maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla her zaman ilan edilmesi mümkündür. <br>Somut olayda, GK tutanağı ticaret sicili gazetesinde ilan edilmemiş ise de, GK tarafından belirlenen YK üyeleri ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin kimlikleri, 25.08.2022 tarihli GK, 2022/3 sayılı YK kararı ile 2022/4 sayılı YK kararı müstenidat olarak gösterilip 21.09.20222 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edilmiştir. GK toplantı tutanağının ve 2022/1, 3 ve 4 sayılı YK kararlarının ticaret siciline tescil edilmiş olduğu da Vezirköprü TSM'nden gelen cevabi yazıdan anlaşılmaktadır. Buna göre; YK, GK toplantı tutanağındaki tescil ve ilana tabi hususları işbu davadan evvel tescil ve ilan ettirmiştir.<br>Hükümsüzlük (TTK m. 391), ilgilileri tarafından her zaman ileri sürülebilir ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir; meğerki dürüstük kuralına aykırı olsun. Somut olayda; davacılar, 06.09.2022 tarihli YK toplantısına katılıp, davacı ...'ın temsil ve ilzam konusunda müşterek de olsa yetkilendirildiği görüşmelerde oy kullanmış, bu karardan sonra 13.09.2022 tarih ve 2020/4 sayılı YK kararına kadar butlan yönünde herhangi bir itirazda bulunmamışlardır. 13.09.2022 tarihli YK toplantısında alınan davacı ...'ın temsil ve ilzam konusundaki yetkisinin kaldırılması kararından sonra ise kararların hükümsüz olduğu idddiasıyla işbu davayı açmışlardır. Davacıların, 06.09.2022 tarih ve 2020/3 sayılı YK kararına sessiz kalıp, temsil ve ilzam konusundaki yetkinin kaldırılmasından sonra işbu davayı açmaları, mahkememizde kötü niyetli oldukları kanaatini oluşturmuştur. <br>Bu sebeplerle, butlan sebeplerinin oluşmadığı kabul edilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın reddine,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 179,90-TL karar ve ilam harcından peşin harcın mahsubu ile noksan 99,20-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 9.200-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi, anlatıldı.<br> 16/01/2023<br><br>Katip <br> ¸<br> <br> <br>Hakim <br>¸ <br><br><br>5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88c16479a1b4a59f","SID":"52ba59ed2f9a5741"}}