{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2014/108 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/840<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ... <br>DAVA\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/02/2014<br><br>BİRLEŞEN ...1.ATM'NİN <br>2016/95 ESAS SAYILI DOSYASINDA<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Karanın  İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 02/02/2016 <br><br>BİRLEŞEN ...3.ATM'NİN 2015/695<br>ESAS  SAYILI DOSYASINDA <br><br>DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 02/10/2015<br><br>BİRLEŞEN ...8.ATM'NİN 2014/176 <br>ESAS   SAYILI DOSYASINDA <br><br><br>DAVA\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 07/03/2014<br><br>BİRLEŞEN ...2.ATM'NİN 2014/778<br>ESAS  SAYILI DOSYASINDA <br><br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/11/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 16/11/2022<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>Dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE İSTEK \t\t:<br>Asıl davada  davacılar vekili Mahkememizin 2014/108 E. sayılı asıl dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı Şirketin ortaklarından olduğunu, davalı Şirketin ... büyüklüğündeki antimon madenin işletme ruhstına sahip olduğunu, davacı Şirketin % 50 oranındaki hissedarı iken davalı gerçek kişilerle biraraya gelerek bir anlaşma yaptığını, anlaşma gereğince müvekkilinin ve o tarihte diğer bir hissedarın birkısım Şirket hisselerini davalı gerçek kişilere bila bedel  devrettiğini, buna karşılık davalı gerçek kişilerin de kendi temin edecekleri sermaye ile maden alanında maden filizlerini işleyecek bir tesis kurmalarının kararlaştırıldığını, Şirketin mevcut borçlarının da yine davalı gerçek kişiler tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin Şirketteki hisselerini davalılara devrederek edmini ifa etmesine rağmen davalıların hisse devrine karşılık üstlendikleri edimleri ifa etmediklerini, yine davalı Şirketin 30/01/2014 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların toplantı çağrısının usule aykırı olması nedeni ile geçersiz olduğunu, davalı yöneticilerin Şirketi kötü yönetmeleri sebebi ile Şirketin zarara uğradığını beyanla hisse devrine ilişkin olarak imzalanan ...40.Noterliği’nin 22/12/2010 tarih ve 42696 yevmiye sayılı hisse devir anlaşmasının iptali ile Şirketin faaliyetlerinden elde edilen net kârın tespitinden sonra fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kâr payına karşılık şimdilik 10.000,00-TL’nin davalılardan tahsili ile davalıların haksız fiilleri nedeni ile mahrum kalınan kâr payı nedeni ile oluşan munzam zararın net miktarı tespit edildikten sonra ıslah edilmek üzere 2.000,00-TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememiz ile asıl dava dosyası ile birleşen ...8.ATM’nin 2014/176 E. sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde ise; davacı yan tarafından davalı şirkette %20 paya sahip olduğu belirtilerek davalı şirketin 30.01.2014 Tarih ve 43 no’lu ve 18.02.2014 Tarih ve 45 No.lu genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılığından bahisle  iptali ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla kendisine ödenmeyen kâr payına karşılık şimdilik 10.000,00-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı gerçek kişilerin haksız fiilleri mahrum kalınan şimdilik 2.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir. <br>Mahkememiz dosyası ile birleşen ...2. ATM’nin 2014/778 E. sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde ise özetle; davalı Şirketin 15/08/2014 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısına Şirket ortaklarından davalı ... ile ... ve ... adına vekaleten Av. ... Güler’in katıldığını, toplantıda temsil edilen oy oranı ve hissedar sayısının da % 100’e eriştiğini, şirketin % 60 hissesinin ...’na, % 20 hissesinin davacı ... adına, % 20 hissesinin de diğer davacı ...’a ait olduğunu, toplantıda yapılan oylamalarda müvekkili davacıların toplam % 40 hisse ile muhalefetlerine karşı % 60 oranındaki hissedarların oyçokluğu ile kararların alındığını, toplantıda yazman olarak seçilen ve toplantı tutanağında ve imzası mevcut olan Songül Ersintepe isimli şahsın şirket ile hiçbir hukuki ve fiili bağının bulunmadığını, bu nedenle kendisinin görevlendirilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyanla davalı Şirketin dava konusu 15/08/2014 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Mahkememiz dosyası ile birleşen ...3. ATM’nin 2015/695E. sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde ise; davalı Şirketin 14/08/2015 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararlardan 1 ve 2 no’lu gündem maddesi ile davalı Şirketin ruhsat sahibi olduğu  maden sahasının şirket adına müvekkili davacılar ile davalı Şirket tarafından birlikte işletilmesinin oylandığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından sahada belirtilen risklerin ortadan kalkmaması nedeni ile müvekkilleri tarafından sözkonusu oylamada red oyu kullanılmış olduğunu, buna rağmen usule ve yasaya aykırı şekilde karar alındığını, yine toplantının 3 no’lu gündem maddesinde TTK 456.maddesine aykırı olarak ve müvekkillerinin muhalefetine rağmen sermaye artırım kararı alındığını, sermaye artırım kararının 3 ay içerisinde ticaret siciline tescil ettirilerek ticaret sicil gazetesinde yayımlanmadığını, davalı yöneticiler tarafından davalı Şirketin kötü yönetildiğini, bu durumun Şirketin atıl kalmasına ve neden olduğunu, maden mühendisi ve fenni nezaretçi olmasına rağmen maden sahasında ilme, fenne ve mevzuata aykırı işlemler yapılarak tehlike ve risk yaratıldığını, maden sahasının çalışmamasının şirketin ve devletin kazanç mahrumiyetine neden olduğunu, davalıların maden sahasını işletmeyerek şirketin ve indirekt olarak da şirket ortaklarının gelir elde etmesini engellediklerini beyanla davalı Şirketin 14/08/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptaline karar verilmesini, zarar miktarı kesin olarak tespit edildiğinde ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın yargılama giderleri ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesi talep edilmiştir. <br>Mahkememiz dosyası ile birleşen ...1.ATM’nin 2016/95 E. sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde ise; davalı Şirketin 06/11/2015 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında müvekkili Şirket ortaklarının vekaleten katıldıklarını, toplantıda alınan davalı Şirketin sahibi olduğu maden sahasına komşu taşınmazların kamulaştırılması işlemlerinin başlatılmasına yönelik karara davacıların muhalefet şerhi koyduklarını, buna rağmen % 60 hisseye sahip diğer hissedarların oyçokluğu ile bu yönde karar alındığını, maden sahasının kapalı olduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı işlemleri sebebiyle maden ruhsatının iptali riskinin doğduğunu, davalının % 60 hissesi ile ele geçirdiği Şirketin tüm faaliyetlerinden elde ettiği tüm geliri kendisine ayırdığı halde ruhsatın yasal aidatını dahi ödemediğini, Şirketin işlettiği maden sahasının çözümü gereken birçok hayati sorunu mevcut iken sorunların çözümüne bağlı olarak istimlak hakkında karar alınmasının isabetli olduğunu beyanla dava konusu 06/11/2015 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP VE SAVUNMA\t:<br>Asıl ve birleşen dava dosyalarında dava dilekçesi davalılara açıklamalı davetiye ile tebliğ edilmiş, davalı ...  16.6.2014 tarihli beyanlarında 30.01.2014 tarihli hisse devri uygulanmadığı için dava şartı yokluğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. <br>Diğer davalılar ise; cevap dilekçesi sunmamış olup asıl ve birleşen davalı vekili duruşmada asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t:<br>-Davalı Şirketin ticaret sicil kaydı <br>-Genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun cetveli <br>-Bilirkişi asıl ve ek raporları <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t:<br>Asıl ve birleşen davacılar asıl ve birleşen dava dilekçelerinde dava konusu olan genel kurul kararlarının TTK 445v.d.m. gereğince iptali ile davalı Şirketin kötü yönetimi nedeni ile uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini ve kendilerine ödenmediğini ileri sürdükleri kâr payının tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>Asıl ve birleşen davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dosyamız arasına celp edilen asıl ve birleşen davalı Küçük Kıral Antimon Kurşun Maden Metal Tiroksit Hurda Metal San. Tic. Ltd. Şirketinin Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinden; 30/01/2020 tarihli ve 637 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ana sözleşmesi tadiline göre ; Şirket sermayesinin beheri 1.000,00-TL kıymetinde 700 paya ayrılmış olup toplam sermayesinin 700.000,00-TL olduğu, Şirket sermayesinin 668.000,00-TL nominal bedelli 668 adet pay ile dava dışı Hikmet Üredi’ye, ayrı ayrı 16.000,00-TL bedelli 16 adet paylar ile asıl ve birleşen davacılar ... ve ...’a ait olduğu, Kocaeli 4.Noterliğine ait 13/01/2020 tarih ve 00541 yevmiye numarası ile ile tasdik edilen davalı Şirketin 13/01/2020 tarihli Genel kurul sermaye artırım kararının ticaret siciline tescil edildiği anlaşılmıştır. <br>Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra uzman bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar temin edilmiştir. <br>Dosyamıza davalı Şirketin ticari defterleri de incelenerek sunulan ve Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen bilirkişi heyeti raporunda özetle; davalı Şirketin 2011-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda ticari defterlerin yasal açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, bu nedenle ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının birbirini teyit ettiğinin görüldüğü, 2010-2014 yılları arasında davalı Şirketin gerçekleştirdiği net satışlar ve maliyetlerinin ek raporda yapılan dökümleri dikkate alındığında; davalı Şirketin 2012 yılında dönem net kârının 548,08-TL olmasına karşın 2010-2014 yılları arasındaki dönemde dönem faaliyet zararları toplamının -508.346,80-TL olduğunu, 2010-2014 yılları arasındaki dönemde davalı Şirketin 2012 yılı haricindeki tüm dönemlerde ticari faaliyetinden zarar ettiği, 2012 yılı dönem net kârı olan 548,08-TL haricinde dağıtılabilir kârının mevcut olmadığı belirtilmiştir.<br>Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş, yargılamanın 21/04/2014 tarihli celse ara kararında talep edilen Genel kurul tutanakları ve diğer bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı da dikkate alınarak ve usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. <br>Bu bağlamda, dosyamızda asıl ve birleşen dava konusu taleplerin bilirkişi heyeti raporları çerçevesinde ayrı ayrı ayrı değerlendirme yapıldığında ise; <br>A-Asıl dava  yönünden:<br>Asıl davada davacı yan taraflar arasında imzalanan hisse devri sözleşmesinin iptali ile davalı Şirket yöneticilerinin kötü yönetimi nedeni ile uğranılan zarara istinaden maddi tazminat ve ödenmeyen kâr payının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dosyamıza örneği sunulan ...40.Noterliğine ait 22/12/2020 tarih ve 42696 yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesine göre davacılardan ...’un davalı Şirketteki 240 adet payını 24.000,00-TL bedelle davalılardan ...’e devrettiği, hisse devir bedelini nakden ve tamamen aldığı anlaşılmaktadır. Asıl dava dilekçesinde her ne kadar hisse devir sözleşmesinin davalıların sözleşme konusu sözleşme konusu karşı edimlerini yerine getirmediklerinden bahisle iptali talep edilmekte ise de; davacı yan tarafından hisseleri devralan anılan davalının hisse devir bedeli haricinde başkaca bir edimi üstlendiğine ve bu edimlerini ifa etmediğine yönelik olarak dosyamıza herhangi bir delil sunulmamıştır. Daha açık bir anlatımla, davalı ... tarafından hisse alım bedeli ödendiğinden ve kendisinin ve diğer asıl davalıların hisse devri kapsamında ek edim yükümlülüklerinin bulunduğu olgusu da usulen kanıtlanamadığı gibi TTK 595.m. gereğince hisse devri prosedürünün usulüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığının denetlenmesine ilişkin olarak dosyamıza ibrazı 21/04/2021 tarihli ihtaratlı ara karar ile dosyaya sunulması talep edilen bilgi ve belgeler de dosyamıza sunulmadığından, dava konusu hisse devir sözleşmesinin iptaline yönelik istem açıkça hukuki dayanaktan yoksun olup iptali gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Diğer taraftan, her ne kadar asıl davada davacılar kötü yönetim olgusuna dayalı olarak maddi tazminat talep etmiş ise de; 6102 sayılı TTK’nın 555.maddesine aykırı olarak talepte bulundukları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 6102 sayılı TTK'nın 555/(1).maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. <br>Davalı şirket yöneticilerinin ortaklığa ait mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları öncelikle ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açacaktır. Bir başka deyişle ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Somut olayda asıl davada iddia konusu eylemlerden ötürü öncelikle davalı Şirketin doğrudan zarara uğraması ve bunun sonucu olarak da şirket ortağı olan davacıların dolaylı olarak zarara uğraması anlamına gelmekte olup dolaylı zarar nedeniyle açtıkları davada hükmedilecek tazminatın kendileri adına değil, davalı şirkete verilmesi yönünde talepte bulunmaları mümkündür. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/09/2017 tarih 2016/2343 Esas 2017/4664 Karar sayılı; 12/03/2018 tarih 2016/8840 Esas 2018/1897 Karar sayılı; 09/07/2018 tarih 2016/13783 Esas 2018/5014 Karar sayılı emsal ilamları). Bu nedenle asıl davacının maddi tazminat isteminin açıklanan nedenlerle reddi gerekmektedir. <br>Diğer taraftan, asıl davada davacılar tarafından kendilerine ödenmeyen davalı Şirket kârının tahsiline karar verilmesi de talep edilmiş ise de; sözkonusu talebin reddi gerekmektedir. <br>Ancak asıl dava dilekçesinde değinilen ilkeye aykırı olarak davacı vekili tarafından gerek dava dilekçesinde gerek yargılama sırasında sunduğu diğer beyanlarında bu yönde bir talepte bulunulmayarak tazminatın kendilerine verilmesi talep edilmiştir. Ne var ki, TTK 608.m. gereğince şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasında olan kâr payı dağıtım kararı alındığı veya kâr payı dağıtmama yönündeki kararın iptaline karar verildiği yönünde dosyamızda bir iddia ve delil bulunmamaktadır. Yine, dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de benimsenen bilirkişi heyeti 2. Ek raporu ile sabit olduğu üzere davalı Şirketin dava tarihi itibariyle dağıtılabilir kârının mevcut olmadığı, ticari faaliyetinden zarar ettiği sabit olmakla sözkonusu talebin de reddi gerekmiştir. <br>Diğer taraftan asıl davada davacının talepleri arasında dava konusu davalı Şirketin 30/01/2014 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlarının iptali talep edilmiştir. Sözkonusu toplantıda davalı Şirketin ortakları olan dosyamız davalısı ... ile ...’nun şirketteki hisselerini dava dışı devralan ...’e devrine 6102 sayılı TTK 595/2.m. gereğince onay verilmesine ilişkindir. Toplantıda ortaklardan ... 344, ... ise 136 payını ...'e devir ve temlik etmiştir. Bu devirden sonra 80.000-TL sermayeli şirket ortak yapısı şu şekilde olmuştur: ... 480 paya karşılık 48.000 TL; ... 136 paya karşılık 16.000 TL; ... 160 paya karşılık 16.000 TL. Alınan bu karar ve yapılan pay devirlerine davacılar muhalefet etmiş ise de; davalı Şirketin hisse devirlerine onay vermesinde şirket ana sözleşmesinde özel bir toplantı ve karar nisabı öngörülmediğinden, dava konusu ortaklar kurulu  toplantısında toplantı ve karar nisaplarının bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar toplantıya davetin usulüne uygun olarak yapılmadığı ve bu nedenle alınan ortaklar kurulu kararının geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de;toplantıda temsil edilen  oyların toplamı ile davacıların muhalefetine konu oy ve pay miktarları birlikte gözetildiğinde sözkonusu iddiaya itibar edilememiştir. Bu nedenle, asıl dava konusu hisse devrine ilişkin genel kurul kararının yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kuralına aykırılığı kanıtlanamadığından, asıl davadaki bahse konu talebin de reddi gerekmiştir. <br>B-Birleşen ...8.ATM’nin  2014/176 E. sayılı dava dosyası yönünden: <br>İşbu dava dosyasında iptal istemine konu 30/01/2014 tarihli davalı Şirket ortaklar kurulu kararı yönünden iptali isteminin yasal koşullarının gerçekleşmediği yukarıda değinildiği üzere sabittir. Bu nedenle, birleşen dava konusu 30/01/2014 tarihli ortaklar kurulu kararının iptali istemi yönünden talebin haklılığının kanıtlanamadığı kanaatine varılmıştır. <br>Diğer yandan dava konusu iptali talep edilen davalı Şirketin 18.02.2014 Tarih ve 45 no’lu genel kurul toplantısında 18/02/2014 tarih ve 43 sayılı ortaklar kurulu toplantısında gündemde yer alan hisse devri ile ilgili olarak hisse devrinin onaylanmasına ve devre onay verilmesine ayrıca davalı Şirketin müdürleri olan ... ile ...’ün  müdürlük görevinin sona erdirilmesine, davalı Şirketin müdürlük görevine ...’in seçilmesine karar verildiği tartışmasız olup toplantıda alınan kararların gerek toplantı ve karar nisapları ve gerekse de diğer yasal nedenler dikkate alındığında; hukuken  geçersizliği sonucunu doğuran hiçbir neden iddia ve usulen kanıtlanamamıştır. <br>Davacı tarafından davada dava konusu talep kalemleri arasında kendisine ödenmeyen kâr payının ödenmesi ve davalı gerçek kişilerin haksız fiilleri nedeni ile ödenmeyen zararın da tazmini talep edilmiştir. Ancak dava konusu kâr payı dağıtımı talebinin TTK 608.m. gereğince genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunması nedeni ile daha önce Şirket genel kurulunda ileri sürülmüş ve bu konuda bir karar alınmış olması zorunludur. (...Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı’nın 22/06/2022 tarih, Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından bu davadan önce davalı Şirkete bu yönde bir başvurunun yapıldığı ve genel kurul tarafından kabul edilmediğine ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği gibi bu husus yerine getirilmiş olsa ve davacının kar payı ile ilgili olarak dava açma hakkının bulunduğu kabul edilse dahi Şirketin dağıtılabilir kârının bulunmadığı bilirkişi heyeti ek raporları ile sabit olmakla kar payı talebinin yine reddi gerektiği tartışmasızdır. <br>Öte yandan, birleşen davada davacının zarar nedeni ile tazminat istemi de hukuki dayanaktan yoksundur. Zira, davacı tarafından tazminat istemine dayanak olarak ileri sürülen olgular ispatlanmaları halinde davalı Şirket yönünden doğrudan zarar, davacı Şirket ortakları yönünden ise; dolaylı zarar doğurabilecek olgular olarak değerlendirilebilir. Bu durumda ise; davacı ortağın TTK 555.m. gereğince davacının talep ettiği tazminatın kendisi yerine ortağı olduğu ve doğrudan zarar gören konumundaki Şirkete verilmesini talep etmesi zorunludur. Ne var ki, davacı yan, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında bu yönde bir talepte bulunmamıştır. Davacı yan tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiğine göre; dava konusu zarar nedeni ile tazminat isteminin de reddi gerekmiştir. <br>C-Birleşen ...2. ATM’nin 2014/778 E. sayılı dava dosyası yönünden:<br>Davalı Şirketin 15/08/2014 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararlara ait toplantı tutanağının incelenmesinde; birden fazla karar alındığı ancak davacının dava dilekçesinde toplantıda alınan 2,3,6 ve 9 no’lu  kararların iptalini talep ettiği görülmektedir. Dava tarihine nazaran davanın TTK 445.m. gereğince yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı sabittir. <br>Toplantı gündeminin 2.maddesinde alınan karar ile davalı Şirketin ticaret ünvanının  ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şirketi olarak değiştirilmesinin 320 red oyuna karşılık 480 kabul oyu ile ve oyçokluğu ile kabul edildiği tartışmasız olup sözkonusu unvan değişikliğinin gayrhukuki amaçlara yönelik olarak yapıldığından yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu hususunda dosyamıza herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle anılan karara yönelik iptal isteminin reddi gerekmektedir.  <br>Aynı toplantıda alınan 3.gündem maddesindeki Şirketin sermayesinin 700.000,00-TL’ye çıkartılmasının 320 hissenin reddi ve 480 hisseye ait oyun kabulü ile ve oyçokluğu ile kabuline ilişkin kararın edildiği    iptali talep edilmiş ise de; sözkonusu talebin haklılığının kanıtlanamadığı sabittir.Zira, dosyamıza  sunulan bilirkişi heyeti 2. Ek raporu ile zarar ettiği sabit olan davalı Şirketin şirketin sermaye arttırımına gitmesinin ve yabancı kaynaklara finansman ihtiyacını azaltmak için gerektiği kar dağıtmama yönünde karar alması kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı değildir. Bu nedenle, davacının sözkonusu karara yönelik iptal istemi de haklılığı kanıtlanamadığından, yerinde görülmemiştir. <br>Dava konusu toplantıda alınan ve iptal istemine konu 6 no’lu gündem kararında davalı Şirketin maden ocağında çıkartılan ve stokta bulunan cevherin satımı 320 hisseni oyuna karşılık 480 hissenin oyu ile ve oyçokluğu ile kararlaştırılmıştır. Satış işleminin ticari faaliyetinde zarar eden Şirketin kaynak ve finansman temini zorunluluğu ile kararda satışın Şirket menfaatine ve uluslararası belgeli  kuruluşlar tarafından denetime olanak verecek surette ne şekilde yapılacağının da belirtildiği dikkate alındığında başlıbaşına bu husus kararın iptalini gerektiren yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık olarak değerlendirilemez. Bu nedenle, sözkonusu karara yönelik iptal isteminin de reddi gerekmiştir.<br>İptal istemine konu toplantıda alınan 9 no’lu kararında davalı Şirketin ruhsat sahibi olduğu maden sahası ile ilgili olarak başka firmalar ile rödovans sözleşmesi yapılması hususunda oylama yapılarak 320 hisse oyuna karşılık 480 hissenin kabul oyu ile kabul edildiği anlaşılmaktadır.Davalı Şirkete kaynak ve finansman yaratmak ve Şirketin yeteriz mali durumunun iyileştirilebilmesi için maden sahasının başka işletmecilere rüdovans sözleşmesi ile devrinde –sözleşme ile Şirketin menfaatine aykırı ve Şirketi zararlandırıcı işlem yapıldığı yönünde delil sunulmadığı da gözetildiğinde- TTK 445.m. bağlamında iptali gerektirir nitelikte yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle, anılan karara yönelik iptal isteminin de reddi gerekmektedir. <br>D-Birleşen ...3.ATM’nin 2015/695E. sayılı dava dosyası yönünden: <br>Davacı tarafından iptal istemine konu davalı Şirketin 14/08/2015 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 1 no’lu gündem maddesi ara kararı ile davalı ...’nun teklifi üzerine davacıların davalı Şirketin maden sahasını davalı Şirket adına çalıştırmalarına 320 ret oyuna karşılık 480 kabul oyu ve oyçokluğu ile karar verildiği ancak red oyu karşısında mevcut şartlarda çalıştırılamayacağı kabul edilerek aynı teklifin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda,  1 no’lu gündem maddesi iptalinin tartışılabileceği bir kararın bulunmadığı tartışmasızdır. Toplantıda alınan 2 no’lu gündem  kararı ile 320 ret oyuna karşılık 480 oy ve oyçokluğu ile maden sahasının ortaklar tarafından birlikte çalıştırılmasının kararlaştırıldığı tartışmasız olup sözkonusu kararın yasa, anasözleşme ve iyiniyet kuralına aykırılığı yönünde bir belge ve delil sunulmadığından iptali isteminin reddi gerekmektedir. Diğer taraftan toplantı gündeminin (3) no’lu kararı davalı Şirketin sermaye artırımına ilişkin olup ticari faaliyeti  kapsamında zarar ettiği sabit olan davalı Şirketin TTK 456.m. bağlamında kaynak temini ve zarar durumundan kurtulmak amacıyla sermaye artırımına karar vermesinde yasa ve ana sözleşme hükümleri ile iyiniyet ilkelerine aykırılık bulunmamaktadır.<br>Bu nedenle, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların iptali isteminin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Diğer taraftan, aynı birleşen davada her ne kadar davalı Şirketin yöneticileri olan diğer davalı gerçek kişiler aleyhine kötü yönetim olgusuna dayalı olarak tazminat talep edilmiş ise de; sözkonusu talebin de kabulü mümkün değildir. Zira, tazminat istemine dayanak olarak dava dilekçesinde ileri sürülen olgular, davalı Şirket yönünden doğrudan, davacı şirket ortakları yönünden ise; dolaylı zarar oluşturabilir. Bu nedenle, hükmedilecek tazminatın TTK 555.m. gereğince  Şirkete verilmesinin talep edilmiş olması zorunludur. Ancak dava dilekçesinde davacı taraf tazminatın kendisine verilmesini talep edildiğinden anılan dava konusu talebin kabulü de hukuken mümkün görülmemiştir. <br>Açıklanan gerekçelerle; anılan birleşen davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>E-Birleşen ...1.ATM’nin 2016/95E. sayılı dosyası yönünden:<br>Birleşen davada iptal istemine konu davalı Şirketin 06/11/2015 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında2 adet kara alınmış olup  1 no’lu gündem kararı, toplantı başkanlığına ve yazman üyeliğe 320 red oyuna karşılık 480 oy ile yapılan seçime ilişkindir. 2 no’lu gündem kararı ise; maden ocağının verimli ve kârlı şekilde çalıştırılabilmesine fennen imkan bulunmadığı için kamulaştırılmasına davacıları temsilen 320 red oyu ile ve oyçokluğu ile karar verilmiştir. <br>Dosyamızda gerek 1 gerekse 2 no’lu gündem kararları yönünden davacı tarafından sözkonusu kararların yasa, ana sözleşme ve iyiniyet ilkelerine aykırı şekilde alındığı yönünde dosyamıza bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle, TTK 445.m. gereğince iptal isteminin yasal koşulları oluşmadığından dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların iptali isteminin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Bu itibarla, açıklanan gerekçelerle haklılığı sabit olmayan asıl ve birleşen davaların reddine dair aşağıdaki karar vermek ve hüküm tesis etmek gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 80,70-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 204,95-TLharçtan mahsubu ile bakiye 124,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE, <br>3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, <br>B-BİRLEŞEN ...1.ATM’NİN 2016/95E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 80,70-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 51,50-TL harcın davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, <br>C-BİRLEŞEN ...3.ATM’NİN 2015/695E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 80,70-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 27,70-TLharcın mahsubu ile bakiye 51,50-TL harcın davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, <br>D-BİRLEŞEN ...8.ATM’NİN 2014/176E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 80,70-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 204,95-TLharçtan mahsubu ile bakiye 124,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE, <br>3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, <br>E-BİRLEŞEN ...2.ATM’NİN 2014/778E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 80,70-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 25,20-TLharcın mahsubu ile bakiye 55,50-TL harcın davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2022 <br><br> <br>Başkan ...<br>e-imza<br> <br>Üye ...<br>e-imza<br> <br>Üye ...<br>e-imza<br> <br>Katip ...<br>e-imza<br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b35a18cbff9d50de","SID":"b8eb95b4c736eec6"}}