{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/3769 Esas<br>KARAR NO: 2023/886<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/06/2019<br>NUMARASI: 2016/1309 Esas, 2019/832 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/09/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile  davalı ... Merkezi İspanya- Türkiye –İstanbul Şubesi arasında 26.Mayıs.2014 tarihinde imzalanmış sözleşme çerçevesinde, bilişim teknolojisi çözümü hususunun üstlenildiğini ve yükümlülüğün yerine getirildiğini, sözleşme gereği, Toplam sözleşme bedelini olan 128.500.euro ve kdv  tutarının %25’i, 32.125 euro + kdv 26.Mayıs.2014 tarihinde , faturanın tanzim edildiği tarihteki TCMB. Efektif Satış Kuru ile hesaplanarak, Toplam 108.150,09 TL olarak kesildiğini ve davalı şirket tarafından ödendiğini, Bakiye (  % 75 )   96.375 EURO + KDV  ye ilişkin tutarın , müvekkil tarafından sağlanan hizmetin tamamlanmasından sonra,  11.Eylül.2015 tarihinde,  yine faturanın tanzim edildiği tarihteki TCMB. Efektif Satış Kuru ile hesaplanarak 330.874,65.TL  + 59.557,44 TL KDV  toplam  390.432,09  TL kesildiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, Davalı şirket tarafından faturanın teslim alındığını, fatura ve içeriğine hiçbir itiraz edilmediğini,  fatura tutarı 390.432,09 TL  ödemeleri   gerekirken, davalı tarafça  müvekkil şirkete  09.Kasım.2015  tarihinde  353.711,00 TL  ödeme yapıldığını, ödenmeyen tutar üzerinden davalı şirket adına  İstanbul ...icra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını borçlu davalı tarafından takibin esasına ve yetkisine itiraz edildiğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla yetkili yerden yeniden icra takibine devam edildiğini,  Yine davalı borçlu tarafından bu takibede itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu beyan ederek, takip talebinde talep edilen 1.066,92 TL  faiz talebinden  vazgeçerek,  36.721.00 TL asıl alacak miktarı yönünden,  davalı – borçlunun  itirazının iptali ile  takibin devamına , kötü niyetli  itiraz nedeni ile %20 den az  olmamak üzere icra  inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili  cevap dilekçesi ile; Sözleşmede, borcun aynen ödeme veya bu anlama gelen bir  ifade olmadığı için TBK.nun 99. Maddesi gereği borç ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile de ödenebileceğini, davacıdan Euro hesabı bilgisinin istendiği ancak Euro hesabı bulunmadığından TL banka bilgilerinin paylaşıldığını ve bu nedenle ödemenin TL üzerinden yapıldığını, Euro üzerinden sözleşme yapan davacının,  Euro olarak düzenlenen faturada, fatura tarihi itibariyle TL karşılığının yazılarak istenmesinin doğru olmadığını, TBK 'nun 99. Maddesi gereğince borcun ödeme günündeki rayiç değerinin esas alınması gerektiğini, iş bu davaya konu karışıklığa davacının mevzuata aykırı tutumumun yol açtığını  beyan ederek, davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava hukuki niteliği itibariyle, sözleşmeden doğan faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile  icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; her iki tarafında kabulünde olan 26/05/2014 tarihli sözleşme bedelinin  bakiye kalan % 75 lik kısmına ilişkin tutarın ( bu tatar her iki tarafında da kabulünde olduğu gibi 96.375 EURO +KDV) ödeme günü mü yoksa fatura düzenleme günü efektif satış kuru dikkate alınarak mı davalı tarafça davacıya ödeneceği hususundadır.  Dosyaya tercümesi sunulan ve her iki tarafında kabulünde olan  sözleşme maddeleri incelendiğinde '' toplam teklif tutarının kalan % 75 'i entegrasyonun TCDD tarafından onaylanmasından sonra fatura edilecek ve en geç fatura tarihini takip eden ayın 25'inde ödenecektir '' şeklinde kalan miktara ilişkin ödeme şekli düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık nitelik olarak kur farkı alacağına ilişkin olmayıp, irade özerkliği ile kararlaştırılan sözleşme maddesi dışında, davacının fatura düzenleme ve davalının fiili ödeme tarihini esas almasından kaynaklanmaktadır, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere özel hukuk alanında ilişkiler hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla taraflarca diledikleri gibi düzenlenip, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Somut olayda her iki tarafında özgür iradesi ile düzenlenmiş ve imza altına alınmış sözleşme maddesine dayanarak, fatura düzenleme tarihi olan 11/09/2015 tarihini takip eden Ekim ayının 25' i itibariyle ödeme kararlaştırıldığından ve davalı ödemeyi en geç bu tarihte yapabileceğinden davacı tarafın fatura düzenleme tarihindeki kur üzerinden talepte bulunulması hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi  ödemenin davalı keyfiyetine bırakılarak ödeme tarihindeki kurun esas alınması da mümkün olmadığı anlaşıldığından, açık  sözleşme maddesi gereği Ekim ayının 25'i itibariyle efektif satış kurunun esas alınması gerektiği anlaşılmış olup ayın 25'inin pazar gününe denk gelmesi sebebiyle 26/10/2015 tarihi efektif satış kuru belirlenmiş (1 EURO=3,1999 TL ) , T.C Merkez Bankası sisteminden alınan efektif satış kuruna ilişkin tablo karara eklenmiş, davalının ödemesi gereken bakiye KDV dahil toplam 113.722,5 Euro'nun karşılığının 363.900,62775 TL olduğu hesaplanarak davalının ödediği 353.711,00 TL düşüldüğünde bakiye ödemesi gereken miktarın 10.189,62 TL olduğu kabul edilerek bu miktar yönünden davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde   taraf vekillerince  istinaf edilmiştir. Davalı  vekili istinaf nedenleri olarak; TBK'nun 99. maddesi gereğince yabancı para borcunun ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenebileceğinin düzenlendiği, Yargıtay uygulamasına göre, ödeme gününden kastın mahkemece değerlendirildiği üzere vade tarihli değil fiili ödeme tarihli olduğunu, kendilerince 11 Eylül 2015 tarihinde yapılan ödeme tarihindeki 3,1549 Euro kuru üzerinden yapılan 353.711,09-TL ödeme karşılığı 112.114,83 Euro olduğu gözetildiğinde bakiye 1607,67 Euro borçlarının kaldığı, takip tarihi itibariyle TL karşılığının ise 5092,81-TL olduğunu beyan ederek, bu miktarı aşan kısım yönünden davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına ve icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı  vekili istinaf nedenleri olarak;Taraflar arasındaki sözleşmenin hiç bir yerinde ödemenin yabancı para cinsinden yapılacağı ve faturanın Euro cinsinden düzenleneceğinin yazılı olmadığı, Türk Vergi Mevzuatı bölümünce faturanın TL olarak düzenlendiği, fatura düzenleme tarihi itibariyle Euro borcunun TL olarak faturalandırılıp istendiğini, mahkemece kabul edildiği üzere vade tarihindeki kur karşılığının ödenmesinin sözleşmesel ve yasal bir dayanağının bulunmadığını iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, sözleşmeden doğan faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile  icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Sözleşme bedelinin Euro olarak düzenlendiği ve sözleşme bedelinin, davalı tarafa ödenecek tutarın 128.500 Euro + KDV olduğu, bu tutarın %25 inin ödendiği, bakiye 113.72250 Euro davalı borcunun kaldığı, taraflar, davacı kabulü gibi fatura tarihindeki kur üzerinden mi?, davalı kabulü gibi ödeme tarihindeki kur üzerinden mi?, yoksa mahkeme gerekçesinde yer verildiği üzere sözleşmedeki vade tarihindeki kur üzerinden mi?, ödeme yapılması gerektiği hususunda ihtilaf halindedirler. Sözleşmede ödeme tarihi, fatura düzenleme tarihini takip eden ayın 25. günü olarak belirlenmiştir.  Dava konusu fatura 11 Eylül 2015 düzenleme tarihli olup, sözleşmeye göre son ödeme tarihi, takip eden Ekim ayının 25'i yani 25/10/2015 günü olup, davalı ödemesi ise, vade tarihinden sonra 09/11/2015 tarihinde 353.711,00-TL olarak yapılmıştır. TBK 99. maddesinde \"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\" düzenlemesi mevcuttur. Açıklanan TBK 99/3 maddesi düzenlemesinde, \"borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\" düzenlemesi gereğince davalının vadesinde borcunu ödememesi üzerine alacaklının, fatura borcunu, aynen veya vade yada fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesi yolunda seçimlik hakları varken,  davacı taraf yasada belirlenen haklardan birini kullanmadan, fatura düzenleme tarihindeki kur karşılığını talep etmiştir. Esasen TBK 99. maddesi gereğince, yabancı para borcunun aynen veya ödeme günündeki yani vade tarihindeki kur karşılığı üzerinden ödenmesi gerekmekle, ilk derece mahkemesince tartışmasız Euro borcunun sözleşmeye göre belirlenen 25/10/2015 tarihi itibariyle hesaplanan bakiye borcunun belirlenmesinde hukuka aykırı bir durum görülmediğinden, her iki taraf vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1309 Esas, 2019/832 Karar ve 27/06/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf  vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 bendi gereğince  ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 174,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 95,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/09/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df5efc12980c25db","SID":"4a28d5b28a2b3666"}}