{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/1397 Esas 2023/1251  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/1397<br>KARAR NO\t\t: 2023/1251<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 16/06/2023<br><br>NUMARASI\t\t: 2023/429  Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>ALEYHİNE TEDBİR <br>TALEP EDİLEN <br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVA\t: Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılma<br>DAVA TARİHİ\t: 15/06/2023<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t: 27/09/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/09/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki ortaklıktan çıkma veya çıkarılma davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkettte %20 hissesi bulunduğunu, davalı şirkettte %80 hissesi bulunan diğer ortakla aralarında anlaşmazlık ve husumetin uzun süredir devam ettiğini, şirketin mevcut hali ile devamının sağlanmasının ve amacının gerçekleştirilmesini engellediğini, bu nedenle müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin hissesine düşen sermaye ve kar payı olan 1.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsiline ve dava süresince ortaklığın borçlarından doğan sorumluğunun tümünün dondurulmasını ve müvekkilinin durumunun teminat altına alınması amacıyla davalı şirket faaliyetlerinin tedbiren önlenmesini ve durdurulmasını, davalı şirkete ait mal ve alacaklar, gayrimenkul ve taşıtlar üzerinde ihtiyati tedbir verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  talep dilekçesi ve eklerinde, talepte bulunanın haklılığını yaklaşık olarak ispata yarar yeterli delilin bulunmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların soyut iddiadan ileri gitmediği anlaşıldığından şu aşamada davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tMüvekkilinin şirket ortaklığından kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanamadığını, bilgi alamadığını, davalı şirketin belirli alanlarda sınav yapma yetkilerinin durdurulduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin anlaşmalı olduğu sınav yerleri tayin edilirken maddi ve manevi yönden tedbir kararı verilmemesi nedeniyle mağdur olacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tTTK'nın 638/2. Maddesinde,  her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, mahkemenin istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği düzenlenmiştir.<br>\tDüzenlemeler ile birlikte somut olaya gelince,  davacı yanca davalı limited şirket ortaklığından kaynaklı olarak haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma ve çıkma bedelinin tahsili ve TTK'nun 638/2.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere ihtiyati tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmekte olup, dosyadaki mevcut bilgi belgelere göre yaklaşık ispata ilişkin somut delil bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygundur.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/09/2023<br><br><br><br>Başkan          Üye -                   Üye\t                 Zabıt <br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46909eefd5847b4d","SID":"ec8529d7be3637db"}}