{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2876 <br>KARAR NO: 2023/2683<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2020<br>NUMARASI: 2018/1227 Esas -  2020/636 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/10/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 03/11/2017 tarihinde ... İlçesi ... Mah. ... Sokak ile ... Sk. Kesişimi adresinde KPD - PAP 1800/0.4 mm kablo, müteahhitliğini ...  müteahhidi davalılar ... ile ...  yapmış olduğu altyapı kazı çalışmaları esnasında kopartılmak ve kırılmak sureti ile hasara uğradığını, söz konusu hasarlar nedeniyle davacı şirket çalışanı ... tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, olaya ilişkin hasar keşif tutarı formu, e fatura, hasar tespit tutanağı, günlük şantiye defteri, şematik, saha tutanağı ile şirket üst yazılarının dilekçe ekinde sunduklarını, hasarlar sebebiyle davacının zarara uğradığını, zararın giderildiğini ancak davalı tarafından rızaen ödenmeyen alacaklarının hüküm altına alınmasının teminen dava açmak zorunda kaldıklarını, haklı davalarının kabulü ile 8.944,03 TL şirket zararlarının hasar tarihi olan 03/11/2017 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişebilir oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin Avrupa 1. Bölgesi 2015 yılı 2. Kısım müteferrik atık su ve yağmur suyu kanal inşaatı projesinde ana yüklenicilerden biri olup, yükümlülüğü gereğince alt yapı çalışma faaliyetini gerçekleştirdiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu KPD-PAP 1.800/0.4 mm kablo müvekkil şirketin çalışmaları nedeniyle kopmamış veya kırılmamış olup davacı yanın kendi kablolarının değişiminde haksız menfaat sağlamak amacıyla müvekkil şirkete dava açtığını, kabloların koparılması ve kırılmasına ilişkin herhangi bir yetkilinin imzası alınmadığını, bu tutanakta müvekkil şirketin imzadan imtina edip etmediği konusunda beyan bulunmadığını, dava konusu olan kabloların kırılması ve koparılmasına ilişkin ispat yükünün davacı yanda olmasına rağmen ispat yükünü yerine getiremediğini, davacının kablolarının alt yapı çalışmaları sorasında kopmadığını, kabloların yerin altında durması ve çürümesi nedeniyle koptuğunu, işin mahiyeti gereğince müvekkili şirket bakımından iş bu eylemden dolayı kusurlu olmadığını, açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Söz konusu zarar ile müvekkili şirketin faaliyetleri arasında kurulan tek illiyet bağının davalı ... şirketinin zararın oluştuğu alanda çalışma yaptığı olmasını, davacının aynı alanda ... şirketin çalıştığı bu sebeple söz konusu zararın ... şirketi tarafından meydana getirildiği iddiasının zayıf bir illiyet bağı olduğunu, zararın ... şirketi tarafından oluştuğuna dair  somut delil olmadığını, ... şirketinden önce de o civarda çalışma yapıldığını, hasarın oluştuğu yerde doğrudan ... şirketinin çalışmasının olmadığını, bu çalışmayı yapanın dava dışı ... firması olduğunu ve ihbarını talep ettiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama neticesi davalıların ticari işletme faaliyeti esnasında davacıya zarar verdiği, dosya kapsamındaki 03/11/2017 tarihli hasar tespit tutanağı ve 30.03.2020 tarihli bilirkişi kök raporuyla birlikte gözetildiğinde zarar miktarının kadri maruf olduğu, eylem ile zarar arasında nedensellik bağının bulunduğu, davalı şirketlerin yüklenici firmalar olduğu, davalı ...' nin ise gözetim ve denetim yükümlülüğünün bulunduğu, sorumluluktan kurtulmayı gerektiren nedenlerin ise mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır. Toplanan deliller ve yapılan açıklamalar gözetilerek 8.944,03-TL hasar bedelinin 03/11/2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine   ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı ...Ticaret Anonim Şirketi vekili ve  davalı  İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ...Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davacı tarafın kendi kablolarının değişimi sırasında yürüttüğü faaliyet neticesinde zararın meydana geldiğini, kabul mahiyetinde olmamakla birlikte müvekkili şirket veya diğer davalı yüklenici .... San. ve Tic. A.Ş.’ ye bildirimde bulunmadığını, tanığın tamamen varsayıma dayalı bir ifade kullandığını beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Genel müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu yapılan adreslerde müvekkili İdare elemanlarınca değil diğer davalı firmalar tarafından kazı çalışması yapıldığını, İdare ile diğer davalı müteahhit firma arasında yapılan sözleşmenin, niteliği itibariyle istisna sözleşmesi olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen tazminata, hasar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın  reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; 6098 sayılı TBK. nın 49. maddesi ve devamında düzenlenen haksız fiil nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.  TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 uyarınca  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının,davalıların kusurlu davranışları nedeniyle maddi zarara uğradığı iddiasını ispat ettiği anlaşıldığından davalı şirket vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.HMK'nın 198. Maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir\" hükmüne istinaden İlk Derece Mahkemesinin dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı şirket vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi  2018/1598 E - 2019/5590 K sayılı ilamı ve aynı mahiyette bir çok ilamında belirtildiği üzere; adam çalıştıranın sorumluluğu olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 66. maddesinde; ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre; adam çalıştıran ile zarar veren kimse arasında bir çalıştırma ilişkisi bulunması halinde TBK'nun 66.maddesi uyarınca sorumluluk söz konusu olacaktır. Bilindiği gibi adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu değil, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmiştir.Adam çalışanın sorumluluğunu düzenleyen TBK madde 66 düzenlemesinin lafzından da anlaşılacağı üzere çalışan kendisine verilen işin yürütülmesi sırasında, 3.kişilere verdiği zararlardan, istihdam eden kusursuz olarak sorumludur. Dosya kapsamından; Davalı ... Genel Müdürlüğü ile diğer davalı yüklenici şirketler arasında, TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıştıran ilişkisi olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir.İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre  davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir.Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Taraflarca talep edilmesi halinde bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince faiz başlangıç tarihi olarak haksız fiil tarihinin esas alınması usul ve yasaya uygun olup davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... Anonim Şirketi vekili ve  davalı  ... Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1227 Esas ve 2020/636  Karar sayılı kararına yönelik davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 610,96 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 152,75 TL'nin mahsubuyla bakiye 458,21 TL harcın davalı ... Genel Müdürlüğü'nden  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 610,96 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 93,44 TL ve 59,30 TL'nin mahsubuyla bakiye 458,22 TL harcın davalı ...Anonim Şirketi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/10/2023\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0246415933878f35","SID":"74e09057ac347cc8"}}