{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2368 <br>KARAR NO: 2023/2807<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2021<br>NUMARASI: 2017/764 E - 2021/783 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ 03/10/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalı ... ile davacı müvekkili arasında imzalanan 04.05.2012 tarihli Toplu Abonelik Satış Protokolü uyarınca farklı paket, tarife ve hizmet içeriklerine sahip 2187 adet faturalı GSM hattı tesis edildiğini, davalı tarafın sözleşme koşullarına aykırı davranışından doğan müvekkili şirketin alacağı için düzenlenen faturanın 25.03.2014 tarihinde davalı firma çalışanlarından ...'a tebliğ edildiğini, faturanın ödenmesi için 31.03.2017 tarihine kadar müddet verildiğini, karşı tarafın fatura içeriğine ilişkin bir itirazda bulunmadığı gibi  fatura bedelini de ödemediğini, alacağın tahsili için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosya üzerinden icra takibine girişildiğini, davanın haksız itirazı nedeniyle takibin durdu- ğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27/03/2018 tarihli dilekçesi ile \"dava dilekçesinde, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talep edilmiş ise de , ileri sürülen tüm hususlar baki kalmak kaydıyla ,dilekçenin sonuç ve istem kısmını ıslah ettiklerini\" beyanla bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu faturanın davacı tarafından  davalı ... adına düzenlenen \"fatura taahhüt iptali\" açıklamalı, 20.03.2014 tarihli ... referans numaralı, 62.499,99 TL tutarlı ve ... ID no'lu fatura olduğunu, bu faturanın tebliğ edilmesi üzerine noter kanalıyla iade yoluna gidildiğini,  27.07.2011 karar tarihli ve ... Karar nolu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Kararı uyarınca taahhütnamede öngörülen süre bitiminden önce sözleşmenin sona ermesi halinde geriye kalan ay sayısı kadar tarife aylık bedelinin veya fatura taahhüdü ile gerçekleşen fatura tutarı arasındaki farkın, cezai şart veya cayma tazminatı adı altında müvekkilinden tahsili imkanının bulunmadığını, somut olayda davacının söz konusu kurul kararına göre “işletmeci” sıfatına sahip olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin Toplu Abonelik Satış Protokolü olması nedeniyle davalının da “abone” sıfa- tının bulunduğunu , BTK ilke kararı uyarınca tüketicilerin sahip olduğu haklardan yararlanacağını, bu nedenle davacı şirket tarafından müvekkilinden herhangi bir alacak talep edilmesinin mümkün olmadığını bayanla davanın öncelikle usul ve esastan reddini  savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce: \" HMK 114/1-h ve HMK 115/2 maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE \" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:27/03/2018 tarihli dilekçelerinin \"TAM ISLAH\" talebini içeren hukuken geçerli bir dilekçe olduğunu,  ilk derece mahkemesinin bu ıslahın geçerli ol- madığı yönündeki tespitinin usul ekonomisine, doktrin ve Yargıtay içtihatlarına aykırı ve şekilci bir yaklaşım olduğunu,\" davaya konu icra takip dosyasının ıslah yoluyla değiştirilemeyeceği\" yönündeki mahkeme görüşünün dayanağının olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava , İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.1-Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini talep etmiş iken ,bilahare ibraz ettikleri 27/03/2018 tarihli dilekçe bu kez   aynı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptalini istemiştir.Öncelikle ıslaha ilişkin  yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır.Islah kavram olarak; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (HMK m. 176). Islah müessesesi, davayı değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapabilmektedir (Üstündağ, S.: Medeni Yargılama Hukuku, Cilt: I-II, 5. Baskı, İstanbul 1992, s. 534).Islahın konusu tarafların yapmış oldukları usul işlemleri olduğu için, ıslahla düzeltilecek usul işlemlerinin neler olduğundan da söz etmek gerekir. Gerek öğreti, gerekse Yargıtay uygu- laması davanın değiştirebileceğini ve genişletilebileceğini aynı şekilde savunmanın genişletilebile- ceğini ilke olarak kabul etmektedir. Yine müddeabihin artırılıp artırılmayacağı hususu da bir usul işlemi olup, ıslahın konusudur  (Kuru, s. 4035).6100 sayılı HMK’nın 176 ncı maddesine göre; ıslah, tamamen (kamilen) veya kısmen olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve bir hafta içerisinde yeni bir dava dilekçesi verir (HMK m. 180). Davanın tamamen ıslahı yoluna, dava dilekçesinden (dava dilekçesi dahil) itibaren (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) bütün usul işlem- lerinin yapılmamış sayılması için başvurulur (HMK m. 179/1). Bu hâlde dava dilekçesinden itibaren yapılmış olan usul işlemlerinin (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) tamamının yapılmamış sayılması (ıslah edilmesi, düzeltilmesi) söz konusu olduğu için buna davanın tamamen ıslahı denir (Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ankara 2019, s. 424). Başka bir anlatımla davacı tamamen ıslah ile yeni bir dilekçe vererek davasını baştan itibaren usule müteallik bütün işlemlerini değiştirebilir. Yani davacı bu yolla dava sebebini ve talep sonucunu tamamen değiştirip genişle- tebileceği gibi, davalı da tam ıslah  ile savunmasını tamamen değiştirip genişletebilecektir. Bunun doğal sonucu olarak, dava dilekçesinde yer alan ilk talep içeriği değil, ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapılması ve mahkemece verilecek hükümde de ıslahla ileri sürülen istemin karşılanması gerekecektir.Davanın kısmen ıslahında ise; davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (HMK m. 181) (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili olduk- ları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır (Kuru, s. 4014). Davacının talep sonucunu (müddeabihi) arttırması, talep sonucunu terditli dava hâline dönüştürmesi ve talep sonucunun daraltılması gibi işlemler kısmen ıslaha örnek olarak sayılabilecek usule müteallik işlemlerdir.  Kural olarak dava açıldıktan sonra sebebinde, konusunda, delillerde ve diğer husus- larda usule ilişkin işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğu gibi, davanın konusunda da ıslah mümkündür. Ne var ki ıslaha ilişkin yasal düzenlemeler göstermektedir ki, ıslahla kastedilen dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesidir. Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu hâline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır (HGK’nın 01/07/2021 tarihli ve 2017/14-2815 E.-2021/888 K. sayılı kararı). Somut olaya gelince, uyuşmazlık söz konusu dava dilekçesinde yer almayan İstanbul .... İcra müdürlüğü'ne ait takip  dosyasının ıslah suretiyle dava konusu yapılıp yapılamayacağı  husu- sunda toplanmaktadır.Davacı vekili  dava dilekçesinde  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yönünden itirazın iptalini talep etmiş, yargılamanın devamı sırasında,  27/03/2018 tarihli dilekçesi ile- bu kez dava konusu edilen takip dosyasını değiştirerek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili hüküm tesisini talep etmiştir. Yani İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas  sayılı dosyası eklenmemiş,  önceki takip dosyasının yerine   ve sadece İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası  dava konusu yapılmıştır.  Davacı ibraz ettiği yeni dilekçesi \"TAM ISLAH\" mahiyetinde olup davanın konusunu, sebebini ve netice-i talebi değiştirilmiştir.Buna göre, uyuşmazlık  artık İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün dosyasına ilişkin olup yargılamanın bu kapsamda yürütülmesi gerekmektedir.Diğer yandan aynı faturanın ilk aşamada 30/03/2015 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve daha sonra 14/02/2017 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas  sayılı dosyaları üzerinden takip konusu yapıldığı anlaşılmış ise de, tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla ,mükerrer takip yapılmasında yasal engel bulunmamaktadır.Yine her iki dosyada borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu tespit edilmiş olup  diğer takiple ilgili olarak itirazın iptali yoluna gidilip gidilmemesi de iş bu davaya engel olmadığı gibi, davacının her iki  takip ile ilgili olarak itirazın iptali davası açmaya zorlanması da doğru değildir.Sonuç itibarıyla itiraz üzerine duran  takip işlemlerine devam edilebilmesi açısından mahkemece itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğinden davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.Buna göre; mahkemece davanın esasına girilerek taraflarca gösterilen tüm delillerin toplanması, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. 2- HARÇLAR İLE İLGİLİ OLARAK;492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27-28. Madde- lerine göre; harca tabi davalarda, her dava açılırken, davacıdan başvurma harcı ve nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri, maktu harca tabi davalarda ise maktu harç peşin olarak alınır. Dava açılırken, harcın eksik alınmış olması halinde mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. Maddeleri gereğince tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve HMK'nun 150.maddesi uyarınca süresinde tamamlanarak yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. HMK'nın 120. maddesinde de davacının yargılama harçlarını, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Bu sebeple, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.\" (İstanbul BAM  3 HD 2017/1635 E 2018/261 K ) Dava dilekçesinin tetkikinde ;davacının itirazın iptali  talebinin konusunu oluşturan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ve borçlunun itirazına konu alacak değeri 69.469,17 TL olup dava dilekçesinde belirtilen ve harçlandırılan dava değeri 62.499,99 TL, yani sadece asıl alacak tutarı kadardır.Bu noktada, mahkemece davacıya hüküm altına alınmasını istediği alacak kalemini  , dava değerini net olarak açıklaması ve varsa eksik harcın ikmali yönünden kesin süre verilip ihtarat yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-4-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-4-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a16fdac4b565c5d","SID":"99855c99767e003c"}}