{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2022/163 Esas<br>KARAR NO\t:2023/505<br><br>DAVA:Tespit<br>DAVA TARİHİ:02/03/2022<br>KARAR TARİHİ:12/06/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin 6 sıra numaralı hamiline yazılı pay senedinin zilyedi olduğunu, müvekkilinin ilk kez 09.02.2016 tarihinde, 3.000.000 TL  sermayeli davalı şirketin, %50 hissesi mukabili 1.500.000 TL bedelli hisse senetlerini o zamanki değeri olan 1.200.000 Amerikan Doları karşılığı devir aldığını, müvekkilinin, çocukları ...’nın da ticaret hayatına atılması amacı ile bu hisselerin bedelini şirkete, kendi çocuklarına verdiği borç ile ödediğini, 2021 yılında ise davalı şirket, müvekkilinin çocuklarından bu hisseleri satın almış ve 25.01.2021 tarihli olağan genel kurul tutanağı ile de bu devirleri kayıt altına aldığını, Müvekkiline de 26.01.2021 tarihli mail ile gönderilen özel karar çerçevesinde %10 hisse verdiğini, bu çerçevede önceden yapılan devirler çerçevesinde 6 numaralı hisse senedi de müvekkilinin zilyetliğinde bırakıldığını, ancak müvekkiline verilen bu %10 hisse bedeli pay defterine işlenmediğini,  müvekkili paylarını devrederken, satın aldığı tarihte yaptığı 1.200.000 Amerikan Dolar mukabili tüm hisseler için 7.000.000 TL karşılığı anlaşmış ama %10 hissenin sonradan ...’de alınan yönetim kurulu kararı ile sabit olduğu üzere kalacak olması nedeniyle müvekkiline 6.000.000 TL ödemeyi taksitlerle yapılmaya başlandığını, davalı şirkete keşide edilen .... Noterliğinin 23.12.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin genel kurul toplantılarına davet edilmesinin istendiği, ancak müvekkilinin zilyetliğinde bulunan 6 numaralı hamiline pay senedinin varlığı davalı tarafından keşide edilen ... 23. Noterliğinin ... yevmiye sayılı ve 20.01.2022 tarihli ihtarnamesi maalesef inkâr edildiğini, davalı taraf, göndermiş olduğu bu ihtarname ile her ne kadar hamiline yazılı senetlerin 25.01.2022 tarihinde diğer hissedarlara devredildiğini iddia etse de müvekkiline 26.01.2021 tarihinde gönderdiği hamiline hisse senedini tevsik eden mail ve ekindeki imzalı yönetim kurulu kararı ile aslında müvekkilinin zilyetliğindeki hisse senetlerini tevsik etmiş bulunduğunu,  buna rağmen bu kez .... Noterliğinin 03.02.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 6 numaralı hamiline pay senedi sureti de eklenerek yeniden pay defterine kayıt yapılması, bu payın Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildiriminin yapılması ve müvekkilinin ilk genel kurula davet edilmesi bir kez daha ihtar edildiğini, davalı, ... 23. Noterliğinin ... yevmiye sayılı ve 09.02.2022 tarihli ihtarnamesi ile, gönderdiği e-posta ve ekinde imzalı yönetim kurulu kararına rağmen bu talebimizi bir kez daha ret ettiğini, hisse senedi aslını havi olduğumuz ve ek olarak hukuk sistemimizde artık delil olarak sayılan e-posta ile gönderilen imzalı yönetim kurulu kararına rağmen davalının bu haklı talepleri ret etmesi nedeniyle, davalı şirketin tek hissedarı ve maili gönderen muhasebecileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına nitelikli dolandırıcılık iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğunu,  müvekkilinin elinde hamiline yazılı senet ve %10 hisse sahibi olduğuna dair yönetim kurulu kararı mevcut iken davalı şirketin ısrarla müvekkile ait pay senedinin devredildiğini ve müvekkilinin şirkette hissesi olmadığını iddia etmesi gerçeği yansıtmadığını belirterek müvekkilinin sahip olduğu payların tespiti ile pay defterine tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız ve kötün niyetli olduğunu, müvekkili şirketin 2021 öncesi dönem ortaklarına ait pay sahipliği 'hamiline yazılı pay' ile sahiplendirildiğini, şirketin toplam sermayesinin 3.000.000 TL olduğunu ve payların 3.000.000 pay olduğunu, müvekkili şirketin, davalının sahibi olduğu şirket .... Ve Tic. AŞ ile ticari ilişki içerisinde olup, davacı ile müvekkili şirket sahiplerinin arkadaşlıkları olduğunu, davacı, çocukları/yeğenleri olarak tanıttığı kişiler üzerinden müvekkili şirkete hissedar olmak istediklerini, davacının çocukları/yeğenleri müvekkili şirkete %50 ortak yapıldığını, davacının çocuk/yeğenleri olarak tanıttığı kişilerin hisse oranının şu şekilde olduğunu, <br>... TC: ... şirkete 750.000 TL'lik (750/3.000)<br>... TC:... şirkete 750.000 TL (750/3.000) bilahare 25/01/2021 tarihli hisse devir sözleşmeleri ile davacının çocukları mevcut hisselerini müvekkili şirketin diğer ortaklarına devir etmek istediklerini, devir keyfiyetinin de şu şekilde olduğunu, <br>... 420.000 TL 'lik hissesini ...'ya <br>... 330.000 TL'lik hissesini ...'e<br>... 750.000 TL'lik hissesini ...'e devir ettiğini, bu devirler sırasında pay senetlerinin aslı istenmiş ancak pay devri yapan ... ile ..., senetler yanımızda değil, babamız-amcamız size iade eder, sizi tanıyor ve samimisiniz demişlerdir ve bu senet asıllarını daha sonra getireceklerini ifade ettiklerini, bu yeni pay devirlerinin müvekkili şirkete ibrazı üzerine, müvekkili şirket yeni pay sahipliklerini şirket kayıtlarına işlediğini, müvekkili şirket ortakları son hali ile ... ile ... olduğunu, şirket ortakları kendi aralarındaki kararla, artık 'hamiline yazılı senet' sisteminden ayrılmış ve şirketteki hisse senedi sahipliğini 'nama yazılı' şekline dönüştürdüklerini ve bu husustaki kararları 2021 yılı başında ticaret sicilde tescil ettirdiklerini, davacının dilekçe ekinde sunduğu evraklar ile var olduğu iddia edilen  e-posta içeriğindeki hiçbir kaydı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu hamiline yazılı pay senedi ibareli fotokopi evrakta, müvekkili şirket yetkilisinin imzası bulunmamakta olup geçersiz olduğunu, yine davacının sunduğu 250.000 TL bedelli evrak şirketteki toplam 3.000.000 paya karşılık %10 değil, %8,3 paya denk gelmektedir ki davacının %10 pay talebi ile yönetimin %10 ortaklık payı vardır şeklindeki beyanının çelişkili ve gerçek olmadığını ortaya koyduğunu, davacının profesyonel bir şirketin sahibi ve yöneticisi olduğunu, basiretli bir tacir olduğunu, kendisi adına İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı bir çok şirket olduğunu belirterek haksız ve kötüniyetli davanın reddini, HMK 329/2 maddesi gereği kötü niyetli dava açan davacının ayrıca hazineye irat kaydedilmek üzere 5.000,00TL disiplin para cezasına mahkum edilmesini, HMK 329/1 maddesi gereği kötü niyetli dava açan davacının yargılama giderlerinden başka, AAÜT'ne göre kendilerine ödemesi gereken vekalet ücretini de ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, davalı şirketteki hisse sahipliğinin tespitine ilişkindir.  <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının davacı ile davalı şirket arasındaki hisse devir işlemleri sonrasında davacının davalı şirkette sahip olduğu hisse olup olmadığı, var ise ne oranda hisse sahibi olduğu noktalarında toplandığı anlaşıldı.<br>Mahkememizin 09/05/2022 tarihli celse ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiler ... ve ...'a tevdii ile, davacı ile davalı şirket arasındaki hisse devir işlemleri sonrasında davacının davalı şirkette sahip olduğu hisse olup olmadığı, var ise ne oranda hisse sahibi olduğunun belirlenmesi için davalı şirket kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.<br>Bilirkişi heyeti raporunda özetle;<br>\"-01.02.2016 tarih ve 2016/4 sayılı YKK ile 14.08.2018 tarih 2018/2 sayılı YKK'nın aynı olduğu ancak hisse devir sözleşmelerinin ve pay defteri kayıtlarının, davacı dilekçesinde de belirtildiği gibi 09.02.2016 yılında değil, aynı karar tekrar alınarak 14.08.2018 tarihinde yapıldığı ve sonrasında ...'e devredilen bu hisselerin tamamının 25.01.2021 tarih 2021/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile pay defterinde kayıt altına alındığı üzere ...'e ve ...'ya devredildiği görülmektedir.<br>-Yapılan bu hisse devirlerine karşılık olarak ödenmesi kararlaştırıldığı iddia edilen 7.000.000,00 TL'ye ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belgeye ulaşılamamakla birlikte, toplam tutarı 6.000.000,00 TL olup tamamı davacı ... tarafından tahsil edilen kambiyo senetlerinin ve ilgili tahsilat makbuzlarının dosyada mevcut olduğu, ancak davalı tarafa %10 hisse verildiği iddia edilen yönetim kurulu kararında tarih ve karar sayısı tespit edilemediği belirtilmelidir. Ayrıca %10 hisse verildiğine ilişkin kararla ilgili pay defterinde ve karar defterinde herhangi bir kayda rastlanılmamıştır.<br>-11.08.2014 tarihli 2014/3 YKK'ya göre 600.000 'TL tutarında pay için hisse senedi basılmasına karar verildiği ancak hisse senetlerinin basılarak pay sahiplerine teslim edilip edilmediği ve 16.12.2015 tarihli GK'da ihraç olunan 1.500.000 adet yeni pay için hisse senedi basılıp basılmadığı, eğer basıldı ise hak sahiplerine teslim edilip edilmediği dava dosyasından anlaşılamamakta, fakat bu son hususa ilişkin 01.02.2016 tarih ve 2016/4 sayılı YKK ile 14.08.2018 tarih 2018/2 sayılı YKK'da hisse senetlerinin ...'e devir anında teslim edildiğinin ifade edildiği görülmektedir. Bundan çıkan sonuç ...'e 3.000.000 TL'lik sermayenin ilk 1.500.000 TL'sine tekabül eden sermaye ve bunu temsil eden hisse senetlerinin devrolunduğu ve bu devrolunan hisse senetlerinin geri temlik alındığıdır. Devre konu olanı hisse senetlerinin mübrez örnekteki gibi geçersiz olması durumunda dahi hisselerin taraflara arasındaki devri konusunda hukuki bir sorun olmadığı anlaşılmaktadır, zira devirlerde alacağın temliki yöntemi kullanılmıştır. 25.01.2021 tarih 2021/2 sayılı YKK'da ise aynı şekilde bahsi geçen bu hisse senetlerinin ...'e ve ...'ya devir anında teslim edildiği belirtilmiştir. Hukuki tavsifi ve nihai takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığı\"şeklinde görüş bildirilmiştir.<br>Netice olarak mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davacı tarafın iddiasının, çocukları ve yeğeni ...’in ticari hayat atılması için kendi verdiği borç ile şirkete hissedar yapıldığı, daha sonra bu hisselerin, diğer şirket ortaklarına devredilirken, hisse değeri olan 7.000.000.TL yerine 6.000.0000.TL ödendiği, eksik kalan 1.000.000. TL için de yönetim kurulu kararı alındığı ve kendisine %10 pay verildiğine yönelik olup ,dava konusunun da yatırılan toplam harç miktarı gözönüne alındığında bahsi geçen bu 1.000.000,00 TL tutarındaki % 10 luk hisse olduğu anlaşılmıştır. Şirket defter ve kayıtlarında yapılan incelemelerde de tespit edildiği üzere, 01.02.2016 tarih ve 2016/4 sayılı yönetim kurulu kararı ile 14.08.2018 tarih 2018/2 sayılı yönetim kurulu kararının aynı olduğu ancak hisse devir sözleşmelerinin ve pay defteri kayıtlarının,  09.02.2016 yılında değil, aynı karar tekrar alınarak 14.08.2018 tarihinde yapıldığı ve sonrasında ...'e devredilen bu hisselerin tamamının 25.01.2021 tarih 2021/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile pay defterinde kaydedildiği üzere ...'e ve ...'ya devredildiği belirlenmiştir. Davacı tarafın iddiası yapılan bu hisse devirlerine karşılık olarak  7.000.000,00 TL' ödenmesine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmamakta olup, toplamı 6.000.000,00 TL olan ve tamamı davacı ... tarafından tahsil edilen kambiyo senetlerinin ve ilgili tahsilat makbuzlarının dosyada bulunduğu, ayrıca davacı tarafa %10 hisse verildiği iddia edilen yönetim kurulu kararında tarih ve karar sayısı tespit edilemediği ve yine %10 hisse verildiğine ilişkin kararla ilgili pay defterinde ve karar defterinde herhangi bir kayda rastlanılmamış olduğu, devirlerde alacağın temliki yönteminin kullanıldığı, 25.01.2021 tarih 2021/2 sayılı yönetim kurulu kararında ise aynı şekilde bahsi geçen bu hisse senetlerinin ...'e ve ...'ya devir anında teslim edildiği belirtilmiş olduğu da gözetilerek, davacının kendisine ödenmesi gerektiği halde ödenmediğini iddia ettiği 1.000.000 TL yerine % 10 luk hisse nin kendisine devredileceğine dair iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmış olmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL, sonradan yatırılan tamamlama harcı 16.996,80 TL olmak üzere toplam 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile fazla alınmış olan 16.897,60 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 128.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,<br>5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya  iadesine,<br>Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize  veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1  maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2023<br><br><br>Başkan ...<br>e-imza<br>Üye ...<br>e-imza<br>Üye ...<br>e-imza <br>Katip ...<br>e-imza  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e30e3474b58798b","SID":"9790d5f1e99ba783"}}