{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/726 Esas 2023/1123  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/726 <br>KARAR NO\t: 2023/1123<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 08/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/226 Esas 2023/149 Karar <br>DAVACILAR \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Ticari Şirket  Ortaklıktan Çıkmaya İlişkin<br>DAVA TARİHİ\t: 01/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 14/09/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/09/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki ticari şirket ortaklıktan çıkmaya ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın  davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin şirket ortaklığından çıkmak istediğini,  4 Ocak 2019 tarihinde şirket ile ilgili pay devri tescili yapılmış olup bu tescile göre son ortaklık yapısının ... ( 6 adet paya karşılık gelen 3000,00 TL ) , ... ( 7 adet paya karşılık gelen 3500,00-TL ) , ...  ( 5 adet paya karşılık gelen 2500,00-TL ) , ... ( 2 adet paya karşılık gelen 1000,00-TL ) şeklinde olduğunu, müvekkillerinin ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi kar dağıtımı yapılmadığına, şirket bilançolarının gösterilmediğini, ayrıca şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreslerde faaliyette olmadığını, davalı limited şirketin ortaklık mevcudunun kalmadığını, şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkiller diğer ortaklara bir türlü ulaşamadıklarını,  ortaklar arasındaki güven ilişkisi sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu,  diğer ortakların  kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirketin devamlı olarak zarar ettiğini, şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaatinin güçlenmiş olup şirket müdürü olan diğer ortak şirketi iyi idare edemediklerini iddia ederek TTK’nın 638’inci maddesi ile  TTK m. 245 maddeleri  hükümleri uyarınca müvekkillerin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı ... ... ile davalı gösteren diğer ortak şirket  müdürü  olan ... arasındaki uzlaşma tutanağına    göre şirketin faal olmadığı, toplam 48.273,27.TL borçlu bulunduğu, buna göre  davacılar yönünden ayrılma akçesinin (-) bakiye vereceği, davacı ortakların 13/20 oranında davalı şirket payına sahip olmaları karşısında ileri sürdükleri olguların davacılar yönünden çıkmaya izin verilmesi için haklı sebebin varlığı sonucuna varılamadığı, başkaca bir çözüm olarak fesih ve tasfiyeye karar verilmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiş olup bilirkişiler  tarafından sunulan rapor denetime açık ve  hüküm kurmaya elverişli görülerek  HMK.nun 26.maddesine göre talebe bağlı kalınarak, TTK638/2. maddesi kapsamında,  davacı ortakların  ileri sürdükleri olgular, şirketten çıkmaya izin verilmesi için haklı sebebin varlığı sonucuna  ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ortaklığın başladığı tarihten beri müvekkillerine şirketin işleyişiyle ilgili bilgi verilmediğini, kar dağıtımı yapılmadığını, bilançoların gösterilmediğini, davalı şirketin ortaklık mevcudunun kalmadığını, şirket adresi olarak gösterilen adreslerde faaliyette bulunmadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirketin devamlı olarak zarara uğradığını, şirket müdürünün şirketi iyi idare edemediğini, haklı sebeple fesih ve haklı sebeple ortaklıktan çıkma koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t<br><br>\tDavacılar vekili süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinden sonra istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra, davacılar vekili 02/08/2023 tarihli UYAP üzerinden sunduğu dilekçe ile istinaf isteminden feragat ettiklerini bildirmiştir. Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut vekaletnamede davacılar vekilinin istinaftan  feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.<br>\tBaşvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; \"Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacının istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 349/2. maddesi gereği FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf yoluna başvuru harcı 738,00 TL ve 269,85  TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/09/2023<br>    <br><br><br>  Başkan- ...                 Üye - ...\tÜye - ...             Zabıt Katibi-...<br> ...             ...          ...             ... <br>        <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e3982a90120ffea","SID":"631d8cf9f5fe1d5d"}}