{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2779 <br>KARAR NO: 2023/2729<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/06/2023<br>NUMARASI: 2021/642 E - 2023/497 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 26/09/2023  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin işyerinde kurulu tesisat hakkında davalı şirketçe düzenlenen 14.01.2017 tarihli ... sayılı tutanakla, ... sistemi kurulu olduğu halde  \"I fazına ait SI ucunun çıkık olduğu\" gerekçesiyle maddi ve hukuki temeli olmadan 25.11.2016-14.01.2017 tarihleri arasına ilişkin 21.502,56 TL tutarlı enerji bedeli tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin ortalama tüketimine göre bu durumun tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, çıkarılan bu borcun 5.000,00 TL'sini elektriğin kesilmemesi için ödediğini, kalanını davalıyla protokol yaparak taksitlendirdiğini belirterek, tahakkuk edilen enerji bedelinin tamamı olan 21.502,56 TL oranında davalıya borçlu olmadığının  tespitine, ayrıca ödenen 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdadına ve enerjinin kesilmemesi yönünde tedbir kararına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının 04/01/2017 tarih ve H/004757 nolu zabıta dayanılarak tarh ve tahakkuk ettirilen borçlar nedeniyle 17.330,58-TL Borçlu Olmadığının Tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, \" kararı verilmiştir. Söz konusu karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 17.830,00-TL'dir. Somut uyuşmazlıkta,  davacı/davalı  tarafından istinaf edilen davanın değeri 21.502,56-TL olup, hükmedilen miktar 17.330,58-TL olup  karar tarihinde hem davacı yönünden, hem de davalı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, taraf vekillerinin  istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  Taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından ayrı ayrı  reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere istekleri  halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/09/2023     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26aa852fb85d3f2e","SID":"56f39cff9f5b7b89"}}