{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t\t              TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ\t\t                   İSTİNAF KARARI <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 02/12/2020<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ : 19/07/2023<br>YAZIM TARİHİ : 19/07/2023<br><br>05/05/2015 günü saat 12.40 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile (arkasında diğer davacı ... olduğu halde) ... Caddesi istikametinden ... Sokak üzerinde ... Bulvarı istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalli ... Sokak kavşağına geldiğinde, seyir yönüne göre sağ taraftan ... Sokak üzerinde gelen ve aynı kavşağa giren davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki \"...\" plaka sayılı otomobilin (ön kesimi ile) sadmesine maruz kalması neticesi dava konusu kaza meydana gelmiş; ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen 10/09/2019 tarihli kusur raporuna göre olayın oluşumunda davacı ...'ın %70 oranında, davalı ...'ın %30 oranında, davacı ...'ın ise kusursuz oldukları (ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur raporunda da benzer kusur dağılımı yapılmıştır) bildirilmiş; davacı ...'ın maluliyetine ilişkin ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan 06/12/2017 tarihli rapora göre anılan davacının uğradığı kemik kırığının kaynamaması ve pseudoartroz gelişmesi nedeniyle %24 oranında maluliyet oluştuğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, pseudoartrozun cerrahi olarak tedavisinin mümkün olduğu, tedavi edilmesi durumunda maluliyetin yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuş; ATK 2. İhtisas Kurulundan temin edilen 15/03/2019 tarihli raporda ise davacı ...'ın mevcut maluliyet durumunda değişiklik olmadığı açıklanmıştır.<br>Davacılar vekili; kaza nedeniyle bacağından yaralanan davacı ...'ün engelli çocuğuna bakamadığını, ara sıra gittiği ev temizliğine gidemediğini, her iki davacının maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek davacı ... için şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... için de 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 20/01/2020 tarihli duruşmada maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminattan sorumlulukları bulunmadığını ileri sürerek özce davanın reddini dilemiştir.<br>Davalı ... vekili; görev itirazıyla, davacıların, sigorta şirketine başvurmadan müvekkili aleyhine dava açtığını, olayın oluşumunda davacı sürücünün kusurlu olduğunu, yüksek miktarda manevi tazminat talep edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece, maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL ve davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın 26/06/2015 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten tahsiline hükmolunmuştur.<br>Müddetinde verdikleri istinaf dilekçelerinde, <br>Davacılar vekili; davalının olayda kusurunun bulunması, müvekkili ...'ün yaralanmasının ağırlığı, müvekkillerinin %100 oranında engelli çocuklarının bulunmasının duru daha da ağırlaştırması karşısında, makul talep ettikleri manevi tazminat miktarları yönünden tümden kabul kararı verilmesi gerekirken, kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu,<br>Davalı ... vekili; manevi tazminat takdirinde varsayılan kusur durumunu kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda davacı ...'ın asli ve ağır kusurlu olduğunu, kazadan sonra davacıların iyileşme süresinin gecikmesine kendi ihmalleriyle sebebiyet verdiklerini, tüm zararları sigorta şirketi tarafından karşılanan davacıların, müvekkilinden tazminat talep etmesinin iyi niyete ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemenin kusur durumunu dikkate almadığını,<br>İleri sürerek kararın kaldırılması ile talepleri gibi hüküm kurulmasını istemişlerdir.<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Buna göre;<br>1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>2-TBK'nın 56/1 madde ve bendine göre bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim  olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. TMK'nun 4 üncü maddesine göre ise kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya  da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. Bu düzenlemelere göre manevi tazminat tayin ve taktir edilirken manevi tazminatın 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı İBK'da belirlenen acı ve üzüntüyü gidermek, bir huzur ve tatmin duygusu yaratma amacı ile gelişen hukukta benimsenen zararları tamamlama ve denkleştirme ve aynı zamanda caydırıcılık işlevlerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Tazminatı doğuran olayın işleniş biçimi, sonuçları, meydana getirdiği etkiler, kusur ve sorumluluk oranları, tarafların sosyal konumları, aile ilişkileri, yaptıkları meslekler, gelir durumları, gibi olgular da  manevi tazminatın takdirinde etkili olan etmenlerdir. Bu açıklamaya göre manevi tazminat tutarlarının değerlendirilmesinde; davalı sürücünün %30 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacı ...'ün uğradığı maluliyetin boyutu, iyileşme süresi, anılan davacının yaşı, yanların dosyaya yansıyan ekonomik düzeyleri, kaza tarihi, yaşayış biçimleri, yüksek enflasyon karşısında paranın satın alma gücünün azalması, olay üzerinden uzunca süre geçmiş olması ve yukarıda açıklanan ilkeler nazara alındığında mahkemece davacı ... yönünden manevi tazminat davasının tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Davacılar vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazı yerindedir.<br>3-HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.<br>4-Bu açıklamalara göre, davacılar vekilinin davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazının kabulüne, sair istinaf itirazları ile davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine, kabul edilen istinaf itirazı sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmün yeniden tesisi kapsamında maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 17.000,00 TL'nin 26/06/2015 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;<br>I-Davacılar vekilinin davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazının kabulüne, sair istinaf itirazları ile davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine, kabul edilen istinaf itirazı sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca aşağıda gösterilen şekilde yeniden oluşturulmasına, <br>II-1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,<br>2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 17.000,00 TL'nin 26/06/2015 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 54,40 TL karar harcının, peşin yatırılan 85,39 TL'den mahsubuna, bakiye 30,99 TL'nin manevi tazminatta gözetilmesine,<br>4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.161,27 TL karar harcından, maddi tazminat harcının mahsubundan kalan 30,99 TL'nin mahsubuna, bakiye 1.130,28‬ TL'nin davalı ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>5-Davacı tarafça yapılan ve 1/2 oranında hesaplanan 1.075,02 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 731,01 TL'si ile peşin harç olarak yatırılan 30,99 TL toplamı 762,00 TL'nin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar uhdesinde bırakılmasına,<br>6-Yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine,<br>7-Yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>III-İstinaf yargılama harç ve giderleri yönünden; <br>1-Davacıların peşin ödedikleri istinaf ilam harçlarının talep halinde iadesine,<br>2-Davalı ...'in peşin yatırdığı (59,30 + 119,54) 178,84 TL'nin mahsubuna, bakiye 299,33 TL'nin anılan davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacıların sarf ettiği 200,60 TL istinaf başvuru giderinin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine,<br>4-Davalı ...'in yaptığı istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kullanılmayan avansın ilgililerine iadesine,<br>6-Kararın tebliği, avans iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>19/07/2023 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edc8d805297dce12","SID":"1a32129d03e1676c"}}