{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t\t\"TÜRK MİLLETİ ADINA\"<br>                                                                        \tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH\t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının davalı şirketin kuruluşundan bu yana resmi ve yasal ortağı olduğunu, davalı şirketin çok ortaklı bir yapıya sahip  olup, piyasada reel olarak faaliyet gösterdiğini, davacıya davalı şirket ortaklığından kaynaklı kar payının verilmediğini, davanın bu amaçla açıldığını, şirketin kuruluşundan bu yana ne kadar kar ettiği, muhasebe kayıtlarına ulaşmalarının engellenmesi nedeniyle bilinemediğini, davacının kar payını almak için Konya . Noterliğinin 18.06.2022 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide ettiğini, ancak herhangi olumlu bir sonuç alamadığını, aradan geçen makul ve uygun zamana rağmen muhataplarca bir iletişim kurulamadığını ve bir ödemenin de yapılmadığını, şu durumda yaşanan tüm süreç dikkate alındığında artık davacıya bir ödeme yapılmayacağının da açıkça ortada olduğunu, davacının gayet iyi niyetli biçimde yasal haklarını <br>aramaya ve kullanmaya çalıştığını, şirketteki ortaklık payına yönelik olarak alacağını tahsil etme <br>çabası içerisinde olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davacının <br>dava konusu şirketten alması gereken birikmiş kar payı alacağına ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 <br>TL kar payı alacağının  muaccel hale geldiği tarihten itibaren başlayacak en yüksek ticari faizi ile <br>birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı <br>tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının davasında bahsettiği hisse senetlerinin <br>gerçekliğinin net ve kesin olmadığını, davalı şirket yetkililerinin beyanına göre davalı şirkette <br>davacıya ait herhangi bir hisse, hisse senedi bulunmadığını, söz konusu hisse senetlerinin <br>gerçekleşeceği var ise ortaklığının durumu alanında uzman bilirkişi kurulunca davalı şirketin<br> kayıtlarında yapılacak inceleme ve SPK kayıtlarına göre ortaya çıkacağı, davacının dava <br>dilekçesindeki ilgili iddialarına ve sunduğu belgelere, belgelerdeki imza, mühür vs açıkça, kesin <br>ve net biçimde itiraz ettiklerini, davanın haklı sebeple ortaklıktan çıkartılmasına izinle hisse bedeli olarak ödenen paranın iadesine <br>karar verilmesi istemine ilişkin olduğunu,  <br>ikinci olarak, davacının açmış olduğu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, A.Ş.’lerde <br>böyle bir alacak davası açılabilmesi için öncelikle kar dağıtımı ile ilgili ana sözleşmede böyle bir <br>hüküm bulunması gerektiği veya böyle bir hüküm bulunmadığında ise kar payı dağıtımı ile ilgili <br>genel kurulda bu yönde bir karar alınması gerektiği, genel kurulda alınan kararda kar payı dağıtımı <br>kararı alınması ise de öncelikle ilgili genel kurul kararının iptalinin talep edilmesi ve ardından <br>böyle bir dava açılması gerektiğin, oysa davalı şirketin yetkilisinin taraflarına beyanına göre ana <br>sözleşmede kar payı dağıtımı ile ilgili bir hüküm bulunmadığı gibi yine hiçbir genel kurul <br>kararında kar payı dağıtımı konusunda bir karar da alınmadığını,  <br>aynı yönde davalı davacı şirkete karşı açılan Konya . ATM’nin 14.06.2012 tarih ve ... E. ... K. sayılı ilamı ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13.03.2019 tarih ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2021 tarih ve <br>... E. ... K sayılı ilamı ile açılan benzer davalarda adı geçen davaların <br>reddedildiğini belirterek; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi durumda usulden reddine, yine aksi esastan reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, kar payı alacağının tahsili isteminden ibarettir.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf; davacının şirket ortağı olup olmadığı, genel kurullarda kar payı dağıtımına ilişkin karar alınıp alınmadığı, karar alınmamışsa davacının kar payı alacağı talep etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkünse tutarının ne kadar olduğu ile davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarından ibarettir.<br> 6098 s. TBK'nin 147/4. maddesine göre, \"Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar\" için beş yıllık zamanaşımı uygulanır.<br>Davacı vekili, 02/02/2023 tarihli tavzih dilekçesiyle 1976 yılından dava tarihine kadarki sürece ilişkin olarak ve her yıl için eşit oranda kar payı alacağının tahsilini istemiştir. Davalı süresi içinde zamanaşımı definde bulunduğundan dava tarihinden geriye dönük 5 yılı aşan dönem yönünden kâr payı alacağı isteminin zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. <br>6102 s. TTK'nin 408/2-d maddesine göre anonim şirketlerde, \"Çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere, genel kurula ait Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınmasına\" ilişkin yetki ve görevler devredilemez.<br>Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; '' ... Kural olarak bir ortağın şirketten hissesine düşen kar payını dava yolu ile isteyebilmesi için öncelikle kar payının dağıtılması hususunda ortaklar kurulu ya da genel kurul tarafından alınmış bir karar olmalıdır.Anılan kurullar tarafından kar payı dağıtılmaması yönünde bir karar alınmış ve bu kararın iptali ya da geçersizliğinin tespiti gibi yasal yollara başvurulmamış ise bu karar tüm ortakları ve şirketi bağlayıcı hale geldiğinden böyle bir kararın varlığı halinde mahkemece kar payının tahsiline karar verilmesi mümkün değildir.Yine,kar payının dağıtımı konusunda ortaklar kurulu ya da genel kurul tarafından bir karar verilmemişse öncelikle anılan kurulların toplanması,bu hususu karara bağlaması gerektiğinden bu husus da yerine getirilmeden mahkemece doğrudan kar payının tahsili yönünde karar verilemez. ... ''şeklindedir. Aynı Daire'nin ... E ... K, 23.06.1994 E.... K... ve 26.03.1998 E... K... sayılı ilamları da aynı yöndedir.<br>04/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, ortaklar pay defterinde davacının 471. sayfada kayıtlı olduğu, bu kayıda göre davacının 27.280 hisse sahibi olduğu, beher hisse bedeli 0,01 TL ve hisse tutarının ise 272,80 TLolduğu, davalı şirketin 08.06.2022 tarihli 2018-2019-2020-2021 yılları olağan genel kurul toplantı tutanağında davacının 439. sırada payların toplam itibari değeri 272,80 TL olarak yer aldığı ve payların edinim şekli borsa dışı ve tarihi 09.01.2007 olarak yazılı olduğu, davalı şirketin 22.02.2007 tarihinde yapılan 2004-2005-2006 yılına ait olağan genel kurul toplantısı genel kurul tutanağında kar dağıtımı ile ilgili bir gündem olmadığı, 15.03.2013 tarihinde yapılan 2007-2008-2009-2010-2011-2012 yılları olağan genel kurul toplantısında da kar dağıtımı ile ilgili bir karar bulunmadığı, 27.02.2018 tarihli 2013-2014-2015-2016-2017 yılları olağan genel kurul toplantısında, şirket karının dağıtılmamasına ve geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmesine karar verildiği, 08.06.2022 tarihli 2018-2019-2020-2021 yılları olağan genel kurul toplantısında da şirket karından kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmın dağıtılmamasına karar verildiği, 2017-2022 dönemine ilişkin olarak geçmiş yıllar ve dönem net karı ile geçmiş yıllar zararının karşılanamadığı belirlenmiştir.<br>Her ne kadar bilirkişi raporu ile 1972-2003 arası dönem yönünden kar payı dağıtımı konusunda karar alınıp alınmadığı değerlendirilmemişse de, davalı şirketin tüm genel kurul kararlarının dosya arasına alınmış olması karşısında usul ekonomisi ilkesi gereğince bu konuda ek rapor tanzimine gerek görülmemiştir.<br>Davalı şirketin 1972-2003 arası döneme ilişkin genel kurul kararlarının incelenmesinde, bu dönem aralığında da kar payı dağıtımına ilişkin herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davanın kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacının 1976 yılından dava tarihine kadarki süreç yönünden alacak isteminde bulunması, davalının ise süresinde zamanaşımı itirazında bulunması karşısında, davacının dava tarihinden geriye dönük 5 yılı aşan dönem yönünden kar payı alacağının zamanaşımına uğradığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı kabul edilse dahi anılan emsal nitelikteki içtihatlarda da belirtildiği üzere, genel kurul tarafından kar payı dağıtımına ilişkin bir karar alınmadığı sürece kar payının tahsili yönünde karar verilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirket genel kurullarında (şirketin kuruluşundan dava tarihine kadarki genel kurul toplantılarında) kar payı dağıtımına ilişkin bir karar alınmadığı gibi aksi yöndeki kararların da iptalinin sağlanmadığı, davacının kar payı alacağının tahsili isteminde bulunmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın REDDİNE,  <br>2-Alınması gereken 179,90 TL harcın, peşin olarak alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9,12 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,  <br>4-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, <br>Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.  06/07/2023 <br><br>Katip \t\t\t\t\tHakim <br><br>5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3d71ed852584d3c","SID":"aa7285c0b0c8314a"}}