{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br>            <br>ESAS NO\t: 2023/93 <br>KARAR NO\t: 2023/166 <br><br>DAVA\t: Markaya Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi ve Manevi       Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 22/06/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 06/07/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ  \t: 07/07/2023<br><br>Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde \"...\" markasını 03/06/2005 tarihinden itibaren ... tescil no ile ... ve ... sınıflardaki mal ve hizmetler için tescil ettirdiğini, söz konusu markayı yıllardır kullandıklarını, tanınmış marka haline getirdiklerini, halk tarafından bilinirliğini arttırdıklarını, müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili ile markanın özdeşleştiğini, bu durumun Mahkememizin ... Esas sayılı dosyadan verilen karar ile sabit olduğunu, davalının  \"....\" adlı dükkanda ... adıyla bilinen kendi kayınpederi ...'in yanında çalıştıktan sonra bu işyerinden ayrılarak kendi dükkanını açtığını, davalının müvekkilinin \"...\" marka ve logoyu davacının izni ve onayı olmaksızın müvekkilinin şubesiymiş gibi faaliyet gösterdiğini, ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve bundan dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zararlara uğradığını iddia ederek, marka hakkına tecavüz eden eylemlerin tespitini, tecavüzün önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilahare dayanak marka davacı tarafından ...'ne devri nedeniyle bu şirket adına vekili vekaletnamesini ibrazla davaya devam etmiştir. <br>Davacı vekili 25/02/2021 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi incelemesi doğrultusunda maddi tazminat talebini 66.192,04 TL olarak ıslah ederek, harcını yatırmıştır.<br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, \"...\" markasının ... no ile müvekkili adına tescilli olduğunu, 2000 yılından beri müvekkilinin söz konusu markayı kullandığını, davacının bu durumu yıllardır bildiğini ve uzun süre sessiz kaldığını, tecavüz iddiasında bulunmak açısından haklarını kaybettiğini, davacının bundan soru hükümsüzlük davası açma hakkının bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talep ve diğer taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizin 16/03/2021 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile, \"Davacının davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli \"... \" ibareli marka kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, toplam 66.192,04 TL maddi tazminat ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" dair verilen karar, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine gönderilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile, \"Davanın dava tarihinde marka tescil sahibi ... tarafından açıldığı, yargılama sırasında davacı tarafça dayanılan ... başvuru numaralı markanın,  ...'ne devredildiği beyan edilerek, vekilin bu şirket adına vekaletname ibrazı ile yargılamaya devam edildiği, ilk derece mahkemesince markayı devreden davacı ve devralan şirket karar başlığında gösterilerek her iki davacı adına hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Hüküm fıkraları incelendiğinde, hangi hüküm fıkrasının hangi davacı yönünden bağlayıcı olduğunun açıklanmadığı anlaşılmıştır. Kural olarak davacı tarafça dayanılan markanın yargılama sırasında devri halinde markayı devralanın HMK 125. Madde gereğince, markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi talebi yönünden davacı sıfatıyla yargılamaya devam etmesi usul ve yasaya uygundur. Davacı ...  vekili Av. ...'in aynı zamanda ... Sanayi Şirketinin de vekili olduğu sunulan vekaletnameden anlaşılmıştır. Dosya kapsamına sunulan ıslah dilekçesinin ise vekil tarafından ...  Sanayi Şirketi adına sunulduğu, ıslah harcının ise ... adına yatırıldığı anlaşılmıştır.  Bu durumda ilk derece mahkemesince, Av....'in markayı devreden ve devralan davacıların vekili olduğu da gözetilerek, vekilin ... ve ... şirketi adına her ikisi yönünden davayı takip edip etmediğinin açıklattırılması, ıslah başvurusunu hangi davacı adına yaptığının açıklattırılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm sonuçlarının hangi davacı lehine verildiğinin kararda gösterilmesi gerekirken HMK 297/son maddesine uygun şekilde karar verilmemesi yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin, resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne,\" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak, dosya mahkememize iade edilmiştir. <br>Mahkememizin 20/06/2023 tarihli duruşmasında davacı vekili beyanları ile, yargılamanın devamında müvekkili ...'nin markadan doğan tüm haklarını ve yine bu dava ile ilgili tüm haklarını marka devir sözleşmesi ile müvekkili şirkete devrettiğini, Islah harcı yatırılırken müvekkili ... İnşaat Sanayi ve Limited Şirketi'nin adı belirtilmesi gerekirken yanlışlıkla ... adına yatırıldığını, sistemde ...'nin davacı sıfatı silinmediği için bu şekilde hata olduğunu, tüm taleplerinin davacı müvekkili şirket yönünden olduğunu beyan etmiştir. <br>Davalı vekilince her ne kadar 22/06/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş ise de, HMK'nun 177. Maddesi uyarınca ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinden ve 20/06/2023 tarihli celse ile tahkikatın sona erdiği tespit edilip sözlü yargılama aşamasına geçildiğinden davalı tarafın ıslah talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı deliller ve dosya kapsamıyla uyumlu görülen bilirkişi raporları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı   birlikte değerlendirildiğinde;  \"Davacının  ... tescil numaralı markasını hem de \"...\" markasını ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişi olduğu, öncelik hakkına sahip olduğu, dava tarihi olan 06/02/2017 tarihinden önce davalı tarafça dayanılan  25/07/2013 MARKA LİSANS SÖZLEŞMESİ'ne konu edilen ... adına daha önce tescil edilmiş olan ... no ile tescilli ... nolu ...,\" ... nolu \"... '' , ... nolu \"... markalarının Bakırköy ...FSHHM'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 12/10/2017 tarihli kesinleşmiş kararı ile hükümsüz kılındığı, dava tarihi itibariyle ortada geçerli bir lisans sözleşmesi bulunmadığı, hükümsüzlüğün baştan beri sonuç doğuracağı, tüm bu verilere göre davalının dava tarihi itibariyle kullanımının hukuki dayanağının bulunmadığı, dosyadaki verilere göre davalının kayınpederi olan dava dışı ... 'in vefatından sonra mirasçıları ... (davalının eşi), ... (davalının baldızı) tarafından, bu davadaki davacı ile ile Bakırköy ...FSHHM'nin ... E-, ... K. sayılı ve 21/10/2014 tarihli, Bakırköy .... FSHHM'nin ... E-, ... K sayılı davalara doğrudan taraf olmaları nedeniyle taraflar arasındaki ihtilafın bilinmesi gerektiği, bu  davaların mevcudiyeti gözönüne alındığında, davacının davalı faaliyetlerini bilerek uzun süre sessiz kalmış sayılmasının mümkün olmadığı, davalının, davacının tescilli markasının ... ve .... Sınıflarda yer alan mallar ve hizmetleri  kapsamında  \"...  ibarelerinin kullanıldığı, davalının bu kullanımının sessel, görsel ve anlamsal açıdan davalı kullanımının davacının tescilli ve maruf hale getirildiği marka ve işaret ile benzer olduğu, tüketicinin iltibasa düşme ihtimalinin mevcut olduğu, böylece davalının, davacının markadan doğan haklarına tecavüzde bulunduğu anlaşılmakla, bu yöndeki talebinin kabulü gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere devralanın HMK 125. Madde gereğince, markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi talebi yönünden davacı sıfatıyla yargılamaya devam etmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı şirket yönünden hüküm kurulmuştur. <br>Davacının maddi tazminat talebi yönünden, belirttiği tazminat seçeneğine göre  markanın bilinirlik seviyesi, kullanım süresi ve incelenen ticari defterlere göre, davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 66.192,04 TL olduğu anlaşılmakla, maddi tazminata dair talebin kabulü gerekmiştir. Yine, davalının yukarıda değinilen kullanımı davacının markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiği anlaşılmakla, markanın bilinirliği, kullanım süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Dosyaya bir örneği sunulan başlangıçta davayı açan ... ile devralan davacı şirket arasındaki Bakırköy ... Noterliği'nin 03/05/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı  marka devir sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere, marka devir tarihinden önce açılan ve halen devam eden davalardaki tüm hakların da devralan davacı şirkete temlik edildiği görülmekle, tazminat talepleri yönünden de devralan şirket yerine hüküm kurulmuştur.  Bu itibarla davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-Davacının (...) davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli \"...\"  ibareli marka kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, <br>2-Toplam 66.192,04 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ne verilmesine, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 5.546,23 TL ilam harcından, 31,40 TL peşin ve 1.110,00 TL ıslah harcının mahsubu ile, 4.404,83 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...'ne verilmesine,<br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...'ne verilmesine,<br><br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...'ne verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yapılan 1.162,80 TL harç gideri, 455,00 TL tebligat-tezkere masrafı ve 2.030,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.647,80 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacı ...'ne verilmesine,<br>8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,<br>9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,<br>Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.06/07/2023  <br><br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7940719ba7bcdce1","SID":"f5d81f1fe8ec5123"}}