{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/815 <br>KARAR NO: 2023/677<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2023<br>NUMARASI: 2023/260 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 12/07/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki \"tekstil üretim\" sözleşme ilişkisi kapsamında davacı  tarafından üretilen ürünlerin davalıya teslim edilmelerine rağmen, davalı tarafça \"ürünlerde hata bulunduğu\" gerekçesiyle sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılarak bakiye iş bedellerinin ödenmediği, davalının ayıplı ifa iddiasının doğru olmadığı, bakiye 992.808,19-TL iş bedeli alacağının  davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine haksız olarak itiraz edildiği iddiasıyla, itirazın  iptali talebine ilişkin olup, bu kapsamda davalının borca yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının (teminatsız veya makul bir teminat karşılığında) ihtiyati haczine karar verilmesi de talep edilmiştir. Mahkemece 13/04/2023 tarihli ara kararla, davacının edimini eksiksiz yerine getirdiği iddiası ile davalının ürünlerde hata olduğu iddiasının tespiti ile alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, dava dilekçesindeki anlatımlarını tekrar etmiş, davalıya kesilen faturalara ve ürünlere yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, davalı için özel olarak üretilen ürünler açısından dönme hakkının söz konusu olamayacağını, ürünlerin bizzat davalının inceleme, kontrol ve muayenesi sonucu kendisine teslim edildiğini, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, TTK'nın 23/son maddesi gereğince 2 ve 8 günlük sürelerde ayıp ihbarında bulunulmadığını, delil olarak sundukları sözleşme örneği onaylı sipariş formları, fatura, banka dekontları ve tevil yolu ikrar içeren ihtarname kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. Maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmiş olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini  açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, davacı tarafça sunulan mevcut delillerle bu aşamada İİK'nın 257.maddesindeki şartlar ve yaklaşık ispat koşulu henüz gerçekleşmemiştir. Bu nedenle mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2023 tarih ve 2023/260 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90   TL'nin mahsubu ile bakiye  89,95  TL istinaf karar harcının  davacıdan   alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 12/07/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a37abe114c5544b","SID":"6604897f39b633b9"}}